
Sign up to save your podcasts
Or


Konuğumuz sinema ve hafıza çalışmaları alanında çalışan Esin Paşa Cengiz ile tarihsel filmlerin geçmişi nasıl temsil ettiğini, görünür kılınanlar kadar bastırılan hikâyeleri ve sinemanın kolektif hafıza üzerindeki etkisini konuşuyor; travma, gizli tarihler ve kadın anlatıları üzerinden “tarihi kim yazıyor?” sorusunu tartışıyoruz.
Konuğumuz felsefeci, yazar Eva Meijer ile dilin sınırları ve çoktürlü sanat yaratımı üzerine konuşuyoruz.
Mary Shelley’nin Son İnsan (The Last Man, 1826) romanındaki silvikültür geleneği ve romantik ormancılık arşivini konuşuyoruz.
Konuğumuz arkeolog İsmail Gezgin ile son kitabı Ötekilerin Arkeolojisi üzerine konuşuyoruz.
Konuğumuz sanatçı Fulya Çetin ile Yapı Kredi Kültür Sanat'ta hala devam eden 'Bir Arada' sergisi ve ekofeminist sanat pratiklerinin yanı sıra; doğa, kent, beden ve hafıza konularını da konuşuyoruz.
J. M. Coetzee’nin Elizabeth Costello (2003) romanı; hayvan hakları, edebiyatın sınırları ve insan olmanın anlamı üzerine sarsıcı sorular ortaya koyuyor. Kurmaca ile denemenin sınırlarında dolaşan kitap, Avustralyalı yazar Elizabeth Costello karakteri aracılığıyla ahlaki ikilemleri ve dilin yetersizliklerini tartışıyor.
J. M. Coetzee'nin bizi edebi bir yolculuğun yanında nasıl bir vicdani yüzleşmeye de davet ettiğinden bahsediyoruz.
Olga Tokarczuk’u konuşmaya devam ediyor ve Tokarczuk'un eserlerinde kadınlara ve doğaya yönelik baskıya karşı ekolojik, feminist ve canavarımsı eğilimleri konuşuyoruz.
Çağdaş Avrupa edebiyatının en önemli ve en etkili yazarlarından Olga Tokarczuk'un Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde (Drive Your Plow Over the Bones of the Dead, 2009) adlı romanını konuşuyoruz.
Konuğumuz Antroposen Sohbetler programını hazırlayan ve sunan Utku Perktaş ile biyoçeşitliliği tarihsel perspektifiyle konuşuyor; geçmiş iklim dalgalanmaları ile bugünkü iklim değişikliği arasındaki farklardan, günümüzdeki hızdan ve yerel gerçekliklerden bahsediyoruz.
Ekokozmopolitan'da Avustralyalı akademisyen ve düşünür Kate Rigby'nin "Reclaiming Romanticism: Towards an Ecopoetics of Decolonization" kitabından yola çıkarak romantik şairler ve onların doğa ile kurdukları derin bağ ile başlayan çevre eleştirisine karşın bugün doğanın “romantikleştirilmesi” kuşkuyla karşılanmasını konuşuyoruz. Bu kitap Avrupa Romantik geleneği yazarların ve eleştirmenlerin Antroposen çağında çevreyle kurdukları ilişki biçimlerindeki önemini yeniden keşfetmemize imkan tanıyor.
From the publisher's feed