Felsefe ile Yolculuklar

Felsefe ile Yolculuklar

Download on the App Store

Felsefe ile Yolculuklar episodes

  • Işığın Peşinde: Antik Dünyanın Bilim ve Felsefe Mirası Üzerine Bir Yolculuk

    Işığın Peşinde: Antik Dünyanın Bilim ve Felsefe Mirası Üzerine Bir Yolculuk

    İnsanlık, binlerce yıl boyunca mitlerin, dogmaların ve bilinmezliğin alacakaranlığından; aklın ve sistemli bilginin ışığına doğru nasıl bir yürüyüş gerçekleştirdi?

    Evren kendiliğinden kör bir kaos mu, yoksa akıl ve mantıkla çözümlenebilecek derin ve anlaşılabilir bir düzene mi sahip?

    Bu videoda, insan aklının en büyük maceralarından birine tanıklık edecek; bilimin ve felsefenin Antik Çağ’daki şafağının izini süreceksiniz

    :

    🌍 Bilimin Şafağı (Mısır ve Babil): Nil'in taşkın sınırlarını yeniden çizme zorunluluğundan doğan Mısır geometrisi ile tanrıların iradesini okumak için zigguratlardan gökyüzünü izleyen Babil astronomisinin, pratik ihtiyaçları ve kutsal arayışları nasıl harmanladığını keşfedin

    .

    🏛️ "Mitos"tan "Logos"a Yunan Devrimi: Dünyayı doğaüstü güçlerin anlatıları yerine, rasyonel ilkelerle anlama çabasının başladığı İyonya'ya uzanın. Thales'in doğayı doğayla açıklama cesaretini, Pisagor'un evrendeki matematiksel uyum arayışını ve Demokritos'un her şeyi atomlarla açıklayan mekanik evren modelini izleyin

    .

    📚 Bilgi Mabedi İskenderiye: Helenistik dönemde bilginin bireysel bir deha işi olmaktan çıkıp nasıl kurumsallaştığını görün. İskenderiye Kütüphanesi'nin salonlarında Öklid'in kusursuz mantık mimarisi, Arşimet'in mühendislik dehası ve Batlamyus'un yermerkezli evren modeliyle aklın doruklarına ulaşın

    .

    Tıpkı cehaletin ve doğa olaylarının keyfi algılandığı dönemi simgeleyen bir "Ham Taş"ın, aklın ve iradenin araçlarıyla yontularak bilimsel bir sistem olan kusursuz bir "Küp Taş"a dönüştürülmesi gibi, insanlığın bu görkemli aydınlanma yolculuğu sizi kendi zihinsel inşanızla da yüzleştirecek

    .

    Evrenin gizli uyumunu deşifre eden ve doğanın kitabını okumaya çalışan bu ilk kâşiflerin eşsiz serüvenine davetlisiniz!


    18 min
  • 8 Mart Miti ve Kadınlığın Felsefi İnşası

    Felsefenin Aynasında Kadın: 8 Mart’ın Tarihsel ve Ontolojik Yolculuğu

    8 Mart sadece takvim yaprağındaki bir anma günü mü, yoksa insanın "kendini gerçekleştirme" projesinin önündeki cinsiyetçi engelleri aşmasının felsefi bir simgesi mi?

    Bu videomuzda, kadın olmanın felsefe tarihindeki anlamını ve 8 Mart'ın mitlerle örülü gerçek kökenlerini derinlemesine inceliyoruz.

    🔍 Videoda Neler Bulacaksınız?

    Mitler ve Gerçekler: Birçok kaynakta anılan 1857 New York tekstil grevi efsanesinin ("1857 Miti") nasıl kurgulandığını ve 8 Mart'ın asıl uluslararası kimliğini kazandığı 1917 Rusya'sındaki devrimci "Ekmek ve Barış" eylemlerinin perde arkasını konuşuyoruz

    .

    Felsefenin Eril Dili: Aristoteles'in kadını ontolojik olarak "eksik bir erkek" (mutilated male) olarak gören biyolojik hiyerarşisinden

    , Aydınlanma çağının devleri Kant ve Rousseau'nun kadınları estetik ve ev içi rollere hapseden çelişkili yaklaşımlarına

    felsefedeki asimetriyi sorguluyoruz.

    Aklın ve Özgürlüğün Öncüleri: İskenderiyeli Hypatia'nın dogmatizme karşı canı pahasına sergilediği bilimsel direnişten

    , Mary Wollstonecraft'ın hak savunusu ve Olympe de Gouges'un "kadın yurttaş" bildirisine

    tarihin akışını değiştiren kadınları anıyoruz.

    Varoluşçu Devrim ve Cinsiyet Belası: Simone de Beauvoir'ın "Kadın doğulmaz, kadın olunur" diyerek kadını "Öteki" ve "İçkinlik" hapishanesinden çıkaran devrimci tezini

    , Judith Butler'ın toplumsal cinsiyeti bir "performans" olarak gören kuramını

    ve Kimberlé Crenshaw'ın farklı ezilme biçimlerini açıklayan "Kesişimsellik" kavramını

    masaya yatırıyoruz.

    Türkiye'nin Felsefi Mirası: Prof. Dr. İoanna Kuçuradi'nin meseleyi dar bir kimlik siyasetinden çıkarıp "insan olma onuru" temelinde nasıl evrenselleştirdiğini ele alıyoruz

    .

    Felsefenin meşhur aynasını sadece "bilge erkeğe" değil, tüm insanlığın çeşitliliğine tuttuğumuz bu yolculuğa davetlisiniz

    .

    👉 Hakikatin ancak her sesin özgürce yankılandığı bir evrende tam anlamıyla açığa çıkabileceğini hatırlatan

    bu bölümümüzü kaçırmayın. Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşmayı ve kanalımıza abone olmayı unutmayın!


    27 min
  • Schopenhauer ile Daha Az Mutsuz Yaşamak

    Bu çalışma, Arthur Schopenhauer'un "Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar" adlı eserinden alınan kesitlerle, insan mutluluğunun temellerini incelemektedir. Filozof, insan varoluşunu kişilik, mülkiyet ve itibar olmak üzere üç ana kategoriye ayırarak, bireyin mutluluğunun dışsal şartlardan ziyade kendi içsel niteliklerine bağlı olduğunu savunur. Metne göre, zihinsel zenginlik ve sağlık, kalıcı bir memnuniyet için en temel unsurlardır; çünkü dış dünya her an değişebilirken, insanın bilinci onun ayrılmaz bir parçasıdır. Yazar, insanların genellikle maddi kazanç uğruna zihinsel gelişimlerini ihmal ettiklerini ve bu durumun kaçınılmaz bir içsel boşluk ile can sıkıntısına yol açtığını vurgular. Sonuç olarak eser, gerçek huzurun ancak bağımsız bir zihin ve entelektüel uğraşlar vasıtasıyla, kişinin kendi içinde bulunabileceğini zarif bir dille açıklar.

    13 min
  • Dijital Kaosta Hakikat, Güzellik ve İyilik

    Sunulan metin, eğitim profesörü Howard Gardner’ın 21. yüzyılda hakikat, güzellik ve iyilik kavramlarını yeniden ele aldığı çalışmasının kapsamlı bir özetidir. Yazar, bu temel erdemlerin postmodernizm ve dijital medya tarafından sarsıldığını belirterek, onların vazgeçilmez özünü korumayı amaçlamaktadır. Kitapta bilim, tarih ve gazetecilik gibi disiplinlerin hakikate ulaşmadaki rolleri incelenirken, bu değerlerin biyolojik veya ekonomik belirlenimcilikle açıklanamayacağı savunulmaktadır. Gardner, bilginin kaosa dönüştüğü günümüzde etik standartların ve kişisel estetik anlayışının nasıl inşa edilebileceğine dair bir rehber sunar. Sonuç olarak eser, insan olmanın temelinde yatan bu üç değerin gelecek nesillere doğru şekilde aktarılması için disiplinlerarası bir bakış açısı geliştirmektedir.

    15 min
  • Kedilerin Felsefesi: Yetmiş Sekiz Kediyi Kurtaran Felsefe

    Federica Sgarbi tarafından kaleme alınan bu eser, bir felsefecinin kedi barınağındaki gözlemlerini ve oradaki hayvanlara yuva bulma çabalarını konu edinmektedir. Yazar, barınakta yaşayan yetmiş sekiz kedinin her birine karakterlerine uygun isimler vererek ve yerel gazetelerde ilanlar yayımlayarak onları topluma tanıtmıştır. Metinde, depresyondaki sarman kedi Berduş ve görme engelli Yin Yang gibi farklı zorluklar yaşayan hayvanların sahiplendirilme süreçleri duygusal bir dille anlatılmaktadır. Anlatı boyunca kedi davranışları; Kant, Russell ve Martinetti gibi önemli düşünürlerin etik ve merhamet üzerine görüşleriyle harmanlanmaktadır. Kitap, hayvan haklarını felsefi bir derinlikle ele alırken okuyucuyu sadakat, yaşam hakkı ve insan-hayvan bağı üzerine derin bir muhakemeye davet etmektedir. Eserin temel amacı, bu canlıların sadece birer evcil hayvan değil, kendine has onuru olan duygusal varlıklar olduğunu vurgulamaktır.

    23 min
  • Bilim ve Bilgelik: Schopenhauer ve Bilimin Açıklayamadığı İrade

    İncelenen kaynaklar, Arthur Schopenhauer’in felsefi perspektifi ışığında modern bilim, indirgemecilik ve felsefe arasındaki ilişkiyi ele almaktadır. Metinler, evrendeki her türlü olguyu sadece fizik yasalarına ve temel parçacıkların hareketine indirgeyen mekanik dünya görüşünü sert bir dille eleştirir. Yazara göre bilim, doğayı deneylerle zorlamak yerine sezgi ve akıl yoluyla kavramaya çalışmalı; zira saf veriler, felsefi bir derinlik olmaksızın hakikati sunmakta yetersiz kalmaktadır. İrade kavramını varlığın temeline koyan bu yaklaşım, aklın sınırlılığını vurgulayarak hayatın barındırdığı yaratıcılık ve gizem karşısında daha bütüncül bir anlayış çağrısında bulunur. Sonuç olarak eserler, bilimsel uzmanlığın dar sınırlarından kurtulup metafizik bir vizyonla bilgelik arayışına girmenin gerekliliğini savunur.

    15 min
  • Sokrates'ten Freud'a Benliğimizi Nasıl İnşa Ettik

    Seçilen kaynaklar, Michel Foucault ve diğer düşünürlerin katkılarıyla benlik teknolojileri kavramını, bireyin kendini kurma ve dönüştürme pratiklerini tarihsel bir perspektifle ele almaktadır. Metinlerde, Antik Yunan ve Roma dönemindeki "kendine özen gösterme" (epimelesthai sautou) ilkesinin, Hıristiyanlık ve moderniteyle birlikte nasıl "kendini bilme" ve itiraf kültürüne evrildiği derinlemesine incelenmektedir. Foucault, antik dönemdeki özgürleştirici yaşam sanatı pratiklerinin, zamanla iktidar mekanizmaları tarafından bireyi denetleyen ve normlara tabi kılan disiplin araçlarına dönüştüğünü savunur. Stoacı felsefeden Hıristiyan çileciliğine kadar uzanan bu süreçte; günlük yazımı, vicdan muhasebesi ve rüya tabirleri gibi tekniklerin bireyin kimliğini şekillendirmedeki rolü üzerinde durulmaktadır. Sonuç olarak eser, insanın kendi üzerindeki egemenliğinin tarihsel dönüşümünü ve etik ile iktidar arasındaki karmaşık ilişkiyi tartışmaya açmaktadır.

    28 min
  • Bencil Genler Bizi Nasıl İyiliğe Programladı

    Matt Ridley tarafından kaleme alınan seçilen eser, insan doğasındaki işbirliği ve fedakarlık gibi kavramların biyolojik kökenlerini derinlemesine inceler. Kitap, toplumların nasıl şekillendiğini ve bireyler arası dayanışmanın arkasında yatan evrimsel nedenleri sorgular. Yazar, bu karmaşık meseleleri açıklarken zooloji, antropoloji ve ekonomi gibi farklı disiplinlerden faydalanarak geniş bir bakış açısı sunar. Richard Dawkins’in övgüsüyle öne çıkan çalışma, insani erdemlerin aslında milyonlarca yıllık genetik bir miras olup olmadığını tartışmaya açar. Kaynak, insan davranışlarını yönlendiren temel mekanizmaları oyun kuramı ve biyolojik veriler ışığında kışkırtıcı bir dille ele almaktadır. Toplumsal yaşamın temelini oluşturan etik ve özveri duygularının bilimsel bir haritasını çıkarmayı hedefler.

    20 min
  • Gerçek Nietzsche ve Algoritmaların Köle Ahlakı

    Seçilen kaynaklar, Friedrich Nietzsche'nin felsefi mirasını, eserlerini ve bu düşüncelerin küresel etkilerini inceleyen kapsamlı bir akademik derlemedir. Metinlerde Nietzsche’nin perspektifizm, güç istenci ve ebedi tekerrür gibi temel kavramları ile Hristiyan ahlakına yönelik köklü eleştirileri derinlemesine analiz edilmektedir. Ayrıca, filozofun yaşamındaki sağlık sorunları ve kız kardeşiyle olan karmaşık ilişkisi gibi biyografik unsurların düşünce dünyasını nasıl şekillendirdiği üzerinde durulmaktadır. Kaynaklar, Nietzsche’nin fikirlerinin post modernizm ve post yapısalcılık üzerindeki belirleyici rolünü tartışırken, aynı zamanda bu düşüncelerin Asya ve Avrupa'daki farklı siyasi ve kültürel yorumlarını da ele almaktadır. Sonuç olarak, bu seçki Nietzsche'yi yalnızca bir teorisyen olarak değil, felsefeyi bir "yaşam sanatı" olarak gören çok boyutlu bir figür olarak sunmaktadır.

    20 min
  • Biyolojik Acizlikten Bilinçli Zorunluluğa Özgürlüğün Bedeli

    Orhan Hançerlioğlu'nun incelenen eseri, antik Yunan akılcılığından modern diyalektik materyalizme kadar uzanan süreçte özgürlük ve eşitlik kavramlarının tarihsel gelişimini kapsamlı bir biçimde inceler. Kaynakta, insanlığın sınıfsız bir "Altın Çağ" özleminden özel mülkiyetin doğuşuna ve bu durumun yarattığı sosyal eşitsizliklere kadar olan sancılı dönüşümü ele alınır. Montesquieu, Voltaire, Rousseau ve Hegel gibi önemli düşünürlerin özgürlük, yasalar ve devlet yapısı üzerine geliştirdikleri kuramlar eleştirel bir süzgeçten geçirilir. Özellikle ekonomik altyapının toplumsal değerleri nasıl belirlediği üzerinde durularak, emeğin değeri ve artı değer kavramları üzerinden kapitalist sistemin işleyişi analiz edilir. Yazar, özgürlüğün ancak eşitlik temelinde mümkün olabileceğini savunurken, insanın kendi emeğine ve ürünlerine yabancılaşma sürecini diyalektik bir yöntemle açıklar. Sonuç olarak metin, bireyin toplumsal ve ekonomik boyunduruktan kurtulup gerçek bir kişilik kazanma mücadelesini felsefi bir perspektifle sunar.

    21 min

About Felsefe ile Yolculuklar

From the publisher's feed

Felsefe ile Yolculuklar podcast’ine hoş geldiniz! Burada felsefeyi tozlu raflardan indirip hayatın tam kalbine taşıyoruz. Kadim düşünürlerin rehberliğinde varoluş, etik ve anlam arayışımıza dair derin…