Yaşama dair umutlar, dünyaya atıldığımız anda başlar. Bebeğin bile içgüdüsel olarak umudu beslenmektir. Geleceğin ne olduğu bilinmeksizin, hatta ölüm gerçeğine rağmen insanoğlu, tarihin en bilinmeyen öncesinden günümüze kadar, hatta daha da bilemeyeceğimiz zamanlara kadar bu beklenti yolculuğunda yürümeye devam eder. Umutla birlikte yaşamsal kaygılar da beraberinde gelirken, var olma mücadelesini yürütmek zorunda kalır insan. Belki de insan evrendeki kara delikler gibi kendi kara deliğinin içinde; gizemleri, arzuları, korkuları, vazgeçişleri ve kabullendikleri ile birbirinin aynı gözükse de birbirinden farklı çözüm yolları ile varoluş direncine devam eder.