Duygu adamı olmak hele hele de bunun hakkını yaşam boyunca vermek meşakkatli bir iştir ki bu iş, Nazım Hikmet olarak edebiyat dünyasına kazınmıştır. Tüm dünya otoritelerinin, şairlerinin, varoluşçu felsefecilerin, aydınlarının ve tabi ki yaşadığı ve yaşamaya hasret düştüğü toplumun, duygu dünyasına girmeyi başarmış, evrenselliğinin tek ses olarak tüm nabızlarda atmasını sağlamış nadide bir şairdir o. Ailesinin sanatçı, şair, bürokrat ressam bireyleri, soylarından gelen yetenekleri aktarmayı başardıkları Nazım ile hep var olmuş, büyükbabaları, dedeleri, dayıları ve annesinin bilinçdışı durumları şiirlerinde çoğu zaman tezahür etmiştir. Büyük dedelerinden gelen vatan ve özgürlük aşkı, sanki kendi aşkları gibi yüce ve gerçek olarak yaşanmış, kalbi kadın ve vatan aşkı için çarparken onlardan hep ayrı düşmüş, aşkı için çekilen hasret adeta yaşamının motivasyonu olmuştur...