
Sign up to save your podcasts
Or


Günümüzde genel durumları itibarıyla insanların eğlenceye açık bir hayat tarzı vardır. Dolayısıyla onların bu mevzuda gösterecekleri alâka sizi aldatabilir. Öyle ki onların memnuniyetine bakarak iyi bir iş yaptığınızı zannedersiniz. Oysaki önemli olan onların alâkasından ziyade yapılan işin Kur’ân ve Sünnet’in kıstaslarına göre doğru olup olmadığıdır. Bu itibarla ortaya konulan faaliyete alâka gösterilmese ve katılım az olsa bile, siz her zaman doğrunun peşinde koşmalısınız. Diğer bir ifadeyle mühim olan, insanların takdir ve alkışı değil, yapmış olduğunuz programın kalbî ve ruhî hayatımız adına bir mânâ ifade etmesidir.
Peygamber Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) bir hadisinde Hazreti Davud’un (aleyhisselâm) orucundan bahsetmesi önceki peygamberlerin getirdikleri ilâhî dinlerde de oruç ibadetinin bulunduğunun en açık delillerindendir. Rivayet edildiğine göre ilk oruç Hazreti Âdem ile başlamıştır. Hazreti Âdem, her ayın 13, 14 ve 15. günlerinde oruç tutmaktaydı. Süleyman Aleyhisselam’ın her ayın başında, ortasında ve sonunda oruçlu olduğu; Hazreti İbrahim’in de her aydan üç gün oruç tuttuğu rivayet edilir.
From the publisher's feed