
Sign up to save your podcasts
Or


Bu bölümde sevilmeye izin verme serüvenimdeki tatlı farkedişi içtenlikle açıyorum, iyi dinlemeler 🌼
Neler neler oldu, ne çok sınadı tanrı bizi. (Umberto Eco) Anlatıyorum, bugünlerde yüzerken elini tutmayı sevdiğim biri olmasının bana verdiği tatlı tedirginliği bu bölümde açıyorum. Yakınlığı hem isteyip hem de ürkmek, biliyorum yalnız değilim. Sevgiler xoxo! 🌼
Kayıtta bahsettiğim Sevgili Eren Can Gülel’in Valse for Valentine bestesini bölüm sonuna eklemeyi başaramadım çünkü bu özellik kaldırılmış maalesef, siz yine de bölüm sonunda açıp dinleyin! Güle güle!
Kaçıngan insanların arada gösterdikleri ve sunmayı vaad ettikleri renkli ve ne kadar harika bir ilişki yaşayacağınıza dair o olan ümit fakirin ekmeği durumuna kapılıp kalıyorsanız bu bölüm sizin için. Belki de artık yaraları hayaliyle büyütmeme vaktidir , Kalben’in şarkısında dinlediğimiz üzere 🌼 ve kendimiz için bir yatak, bir oda ve bir ev isteme vaktidir dilediğimiz gibi.
Cesare Pavese’nin yazdığı gibi sadece kendimize bağlı olmayan şeyleri ciddiye almamalı mıyız? Yoksa olmama ihtimalini göğüsleyip yas tutma becerimize mi güvenmeliyiz? Gerçekten seneler sonra birine sevdiği rengi sormanın ağır gelmeyip bilakis neşe verdiği flört halimdeki duygu durumumu sizler için irdeliyor herkese tatlı flörtler diliyorum 🌼💕❤️😘🥳
Merhaba, bu bölümde yorum kisvesi altında sınırınızı aşan eleştirel yaklaşımları işliyorum tabiki de kendi yaşanmışlığım üzerinden. Kapak fotoğrafını kullanmama izin veren canım hocam divandaki terapist hesabına teşekkür en büyük borcum. İyi dinlemeler.
Bu bölüm başarısızlık korkusunun beni soktuğu depresyondan ve uykularımı kaçırmasından bahsediyorum. Bir Göksel şarkısında dendiği gibi: Gemilerini kaldırmış gidiyor hayat ve ben sahildeyim. Kaçırmış olma telaşı içindeyim. Varsa benzer hisleriniz bölüme bekleriz 👆🏼
Merhaba, bu bölümde ben olamadığım bir terapi odasından ayrılırken hissettiğim suçluluk hissini yıllar sonra irdeliyorum.
From the publisher's feed