Bazen Muğla'da çiftçi olmak, tam zamanlı karavanda yaşamak, bazen plazada çalışmak, bazen de her şeyi bırakıp dünyayı gezmek istiyorum; sanki neye sahip değilsem o an en çok ona ihtiyacım varmış gibi geliyor. Peki elinde Dyson'ı olan o kişi olmayı ya da Roma'ya gitmeyi gerçekten "ben" mi istiyorum, yoksa sadece sosyal medyada önüme düşen o mimetik arzunun parlak ışığına mı kapılıyorum? Bu bölümünde, René Girard'ın mimetik arzu kuramından Carl Jung'un gölge yanlarına uzanan, Almanya'ya taşınma rekabetinden tutun da "cnm grup"tan bahsediyorum.
Onay bağımlılığımızı ve içimizdeki o hiç susmayan dırdırcı sesleri dürüstçe masaya yatırıp, kimden neyi öyküneceğimizi bilinçli seçtiğimiz o yola birlikte adım atalım; çünkü ne diyordu Jung: "Dışarıya bakan hayal kurar, içeriye bakan uyanır."Bana ulaşmak isterseniz: https://www.instagram.com/gulershares/