• Îsâr: Birlik ve beraberliğimizin korunması mevzuunda bazı temel dinamiklere riayet etmek lazımdır. Bunların başında îsâr hasleti gelir. Ashab-ı suffenin seçkin talebelerinden Ebû Hureyre (r.a.) peş peşe birkaç gün iftar edemeden oruç tutmuştur. Allah Resûlü’nün “Bu kardeşinizi kim iftar etmesi için evine götürür?” buyurması üzerine Ebû Talha’nın (r.a.) onu misafiri kabul etmesi ve evde yaşanan hadiseler Allah’ın (c.c.) değer atfettiği şeylere ehemmiyet vermek çok önemlidir. Hiçbir kimse ne kendisine, ne aile fertlerine, ne çoluk çocuğuna Allah’ın mümine değer verdiği kadar değer veremez. Konuyla alakalı misaller: Muhallem İbn Cessame “Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah” diyen bir insanı öldürür. Cenab-ı Allah’ın değer verdiği şeye değer veremediğinden kendisini acı bir son beklemektedir.. Mahzum oymağından bir kadın hırsızlık yapmıştır. Kendisine ceza verilecektir. Hz. Üsame’yi (r.a.) araya sokarak cezasının düşürülmesini isterler. Ancak Allah Resûlü (sallallahu aleyhi vesellem) bu durumdan hiç hoşnut olmaz. Üsame (r.a.) bir savaşta, düşmanla karşılaşır. Adam korkudan “Lâ ilâhe illallah” der, ancak buna rağmen ölümden kurtulamaz. Durumu Efendimize (sallallahu aleyhi vesellem) anlatırlar. Efendimizin cevabı çok sert olur.. “Lâ ilâhe illallah” diyen bir insanı öldüren Mikdat b. Esved’e Allah Resûlü’nün (sallallahu aleyhi vesellem) kızması. İmanı olan ve Müslüman olan bir insanı kâfirlerle aynı seviyede mütalaa edemeyiz. Allah (c.c.); imana ve İslam’a değer veriyor. Allah’ın (c.c.) değer verdiği şeylere değer vermek, birlik ve beraberliğimizin korunup kollanması adına hayati bir önem arz etmektedir. Abdullah İbn Hüzafetü’s-Sehmî (r.a.) bir savaşta Bizanslılara esir düşer. Çeşitli işkencelerden geçirildiği halde kendisinden hiçbir bilgi alamazlar. Bir şartla kendisini salacaklarını söylerler. O da şudur: İçkinin yasak edilmesinden sonra birkaç kez bu fiili işleyen birisi Peygamber Efendimizin huzuruna getirilir. Kendisine ceza tatbik edilirken birisi de lanet eder. Allah Resûlü (sallallahu aleyhi vesellem): “O, Allah ve Resûlünü sever” diye o sahabe Efendimize sahip çıkar
• Müsamaha: Eğer çok ciddi mânâda birlik ve beraberlik arzu ediliyorsa bunu tesis edecek önemli esaslardan birisi de Müminlerin kusurlarına karşı göz yummaktır.
• Afv u Safh: İslam’ın kusurlara göz yumma adına önemli dinamiklerinden birisi de afv u safh’dır.
• “Hepiniz toptan, Allah’ın ipine (dinine) sımsıkı sarılın, bölünüp ayrılmayın. Allah’ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman idiniz de Allah kalplerinizi birbirine ısındırmış ve onun lütfu ile kardeş oluvermiştiniz.” (Âl-i İmrân sûresi, 3/103) ayetinin izahı yapılıyor.
• Fasl-ı Müştereklerimiz: Allah bir, peygamber bir, millet bir, ülke bir Bütün birler, bir ve beraber olmayı gerektiriyor. Herkes kendini haklı görebilir. Ama bu, başkalarının yol ve yöntemlerinin bâtıl olmasını gerektirmez. İnsan doğruyu söylemelidir. Çünkü doğruyu söylemek bir vecibedir. Konuyla alakalı olarak: “(İnsanın) ağzından çıkan bir tek söz olmaz ki yanında, bu iş için hazırlanmış gözcü olmasın, onun söylediğini ve yaptığını kaydetmiş olmasın.” (Âl-i İmrân sûresi, 50/18) ayetinin izahı yapılıyor.
• İnsanın Düşmanları: İnsanın kendisine en büyük düşmanı nefistir. İnsana zarar veren önemli düşmanlardan bir diğeri de gıybettir.