Yeni bir vazife dönemini daha idrak ederken, yüreklerimizde Zeliha'nın aşk u hicrânı, Yakub'un âh u efgânı, gözümüzü açacak, gönüllerimizi şâd edecek müjdeler bekliyoruz.
Ölü ve karanlık yılların, önüne katıp sürüklediği yığın yığın felâket molozu altında, çırpınıp duran insanımızın, yürekler acısı hâli karşısında azap çekmemek mümkün mü?
Gidiniz! Şu bizimle aynı çizgide olan ülkeleri birer birer geziniz! Eminim, yüreklerinize sızı inmeden geri dönemeyeceksiniz! En büyük merkezlerden en küçük şehirlere, en kalabalık kasabalardan en ücrâ köylere kadar hiçbir belde, hiçbir meskûn saha yoktur ki cehâletin hükümrân olduğuna, içtimaî sıkıntıların birer girdâb haline geldiğine şahit olunmasın. Vaktinde tedavî yollarına başvurulmayan, nice müzminleşmiş hastalıklar müşâhede edeceksiniz ki bugün artık, onulmaz birer kangren hâlini almıştır.