Hizmetten

Hizmetten

Download on the App Store

Hizmetten episodes

  • Bakış açısını doğru ayarlayamayanlar! | M.Fethullah Gülen Hocaefendi
    Bakış zaviyesindeki inhiraf ve meselelere yanlış açılardan bakma da bir küfür sebebi olagelmiştir. Bazen fizikî kıstaslarla metafiziği ölçme, bazen sadece metafiziğe ait mülahazalarla fiziği tartmaya kalkma insanı yanlış neticelere götürür. Rabb’i tanıma yolunda, bakış açısının çok iyi ayarlanması şarttır. Yoksa Firavun’un, yüksek kuleler yapıp, o kulelerin başından Allah’ı bulmaya çalışması; Nemrud’un gökyüzüne ok atarak O’nu vuracağını sanması hep yanlış bir bakış açısı ve niyet bozukluğunun sonucudur. 20. asırda, firavunca bir düşünceyi de Gagarin seslendirmiş ve dünyanın etrafında tur atıp geriye döndüğü zaman, “Allah’a rastlamadım” diyebilmiştir. O’nun bu hezeyanına karşılık Necip Fazıl’ın şu sözü çok manidardır: “A be ahmak! Allah’ın fezâda dolaşan bir balon olduğunu sana kim söyledi?”
    *Mekke müşrikleri, İnsanlığın İftihar Tabosu’na bakarken sadece Abdülmüttalip’ten Ebu Talib’in himayesine kalmış bir yetim görüyorlardı. (O yetime canlarımız kurban olsun!..) Onun maddeten fakirliğini haşa bir eksiklik sayıyorlardı. Mekke’de Velid b. Muğire’yi, Taif’te de Urve b. Mesud’u kastederek, “Bu Kur’ân, Mekke’de ‎veya Taif’teki iki şerefli insandan birine inmeli değil miydi?” diyorlardı. Evet, Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), maddî açıdan fakir ‎birisiydi. Ebû Talib’in himayesinde yetişmişti. Dolayısıyla O’nu, o günkü toplum telâkkisine takılarak ‎kabullenemiyor ve hazmedemiyorlardı.
    Günümüzde Sadece “Hücûmat-ı Sitte” Değil, Belki “Hücumât-ı Sittîn” Mevcut
    *Maddî virüsler için sürekli bir değişim söz konusu olduğu gibi, manevî hastalıklara sebep olan virüsler de zamana ve şahsa göre değişiklik arz edebilir. Nur Müellifi, “Hücumât-ı Sitte” adıyla meşhur risalesinde şeytanların en tehlikeli altı tuzağını nazara vermiş; “hubb-u cah, korku, tama’, ırkçılık, enâniyet ve tenperverlik” olarak sıraladığı bir kısım şeytanî hücumlara karşı müdafaa yollarını göstermiştir. Günümüzde “hücumât-ı sittîn”den de bahsedilebilir; yani o altı asla irca edilebilecek belki altmış hastalık mevcuttur. Bu türlü virüs, zaaf ve boşlukların biri ya da birkaç tanesi her insanda bulunabilir. İnsan, Allah’ın rızasına ve ahiret saadetine yürüdüğü yol güzergâhını emniyete alabilmek için bu boşluklarının farkında olmalı ve her adımını dikkatle atmalıdır.
    Bu video 06/12/2015 tarihinde yayınlanan “Sıra Bizde” isimli bamtelinden alınmıştır.
    Tamamı burada: https://www.herkul.org/bamteli/bamtel...
    8 min
  • Kibir, kirli gönüllerin kiridir! | M.Fethullah Gülen Hocaefendi
    Tekebbür, kip itibarıyla büyüklendikçe büyüklenmek demektir; tabiatında büyüklük bulunmayan, zatında büyük olmayan, sıfır ibn-i sıfır, sıfır ibn-i sıfır birinin kibirlenmesidir. Aslında küçük olan insanlar bir aşağılık duygusunun gereği olarak büyük görünme kompleksine girerler.
    *Aslında kelam-ı kibâr olan ama hadis diye şâyi bulunan “Et-Tekebbürü ale’l-mütekebbiri sadakatün – Mütekebbire karşı tekebbür sadakadır.” sözü yanlış yorumlanmakta ve uygulanmaktadır. Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) Efendimiz’in beyanları arasında böyle bir söz yoktur. Eğer bir büyük tarafından söylenmişse, ona da makul bir mahmil bulmak lazımdır: Şayet birisi seni hor hakir görüyor ve sana tepeden bakıyorsa, ona zillet göstermek insanlığına karşı saygısızlıktır. Fakat bu sözü haşa ve kellâ “Biri geldi, ayağını ayağının üstüne attı; o halde ben de atayım. Çünkü kibirlenen birine karşı kibir tavrı sergilemek sadaka sayılır!” deyip o şekilde davranmak doğru değildir. Rica ederim, dünyanın süper güçlerinden vezir seviyesinde elçiler, İnsanlığın İftihar Tablosu’nun huzuruna gelip kendilerine göre bir tavır aldıklarında O (aleyhissalâtü vesselam) Şah İsmail’in tahtı gibi bir tahta kurulup ayağını ayağının üstüne mi attı?!. Öyle yapmadığı gibi, dışarıdan gelen insanlar çoğu zaman O’nu cemaat içinde tefrik dahi edemiyorlardı.
    Allah Rasûlü, “taayyün-i evvel”in kahramanıydı ama insanlardan bir insan olarak yaşardı!..
    *İnsanlığın İftihar Tablosu, büyüklüğüne ve faziletlerine rağmen (Hazreti Ali’nin dile getirdiği) كُنْ عِنْدَ النَّاسِ فَرْدًا مِنَ النَّاسِ “İnsanlar içinde insanlardan bir insan ol!” düsturunu haliyle temsil ediyordu. Belki çoğu kimselerde Abdullah İbn-i Selam’daki firaset yoktu; o, Efendimiz’i görür görmez, “Vallahi bu simada yalan yok!” deyivermişti. Doğrusu, Allah Rasûlü’nün güzellerden güzel cemalini gören bir ehl-i basiret O’nu hemen fark ederdi. Fakat o firasette olmayan, o ölçüde kıvamı bulunmayan kimseler İnsanlığın İftihar Tablosu’nu ilk bakışta tefrik edemezlerdi; zira O aralarında bulunduğu insanlardan farklı bir duruş ve hareket ortaya koymazdı. Mesela; Hicret esnasında Kubâ’da istirahat buyurduğu esnada Allah Rasûlü’nü ziyaret için koşan insanlar ancak Hazreti Ebu Bekir’in işaret etmesiyle Kendisine yöneliyorlardı; zira o farklılık ifade eden hiçbir tavır sergilemiyordu.
    *Ruh-u Seyyidi’l-Enâm (aleyhissalâtü vesselam) Efendimiz, tasavvufî ifadesiyle “taayyün-i evvel”in kahramanıdır; “Sen olmasaydın, şu âlemleri yaratmazdım” kudsî hadisinin mazharıdır. Bu hadis, hadis kriterleri açısından sahih olmasa bile mânâ itibarıyla doğrudur; çünkü o “Muarrif” olmasaydı, bu âlemlerden de, bu kitaptan da hiç kimse bir şey anlamayacaktı. O halde bu hadisin mânâsı şudur: “Ey Rasûlüm! Bu kitapların okunması da, mânâlarının şerhi de senin sayende oldu. Öyleyse sen elindeki Kur’ân’la her şeyin kavl-i şârihi, tefsir-i vâzıhısın.”
    *Kibir, kirli gönüllerin kiridir. Allah Rasûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) buyuyor ki: “Kalbinde zerre kadar kibir bulunan Cennet’e giremez!”
    Bu video 06/12/2015 tarihinde yayınlanan “Sıra Bizde” isimli bamtelinden alınmıştır.
    10 min
  • KURBANIN HİKMETLERİ NELERDİR?
    Kurbanın hikmetleri nelerdir?
    00:45 Amir olan hazreti Allah aynı zamanda hakîmdir, emrettiği her şeyde hikmet de vardır.
    01:11 Mesela namazın pek çok hikmeti vardır.
    02:33 Cenab-ı Hakk’ın bir lütfu ve ihsanı olarak bir koçun hediye edilmesi.
    03:24 Malımızın bir parçasını, bunu zekat halinde verdiğimiz gibi kurban halinde de veririz.
    04:23 Biz ubudiyet anlayışı, kulluk inkıyat havası içinde Rabbimizden gelen emirlere teslim olacak ve itaat edeceğiz.
    5 min
  • KURBAN KESMEK FARZ OLMALI DEĞİL Mİ?
    Kurban kesmek farz olmalı değil mi?
    00:37 Farz esasen; delil kat’i, delalet de kat’i olursa farz olur
    01:34 Kur’an-ı Kerim’de bulunan her mesele farz, vacip demek değildir
    02:18 “Kur’an-ı Kerim’de bulunan bütün emirler esasen farzdır” hükmü çıkarılamaz.
    4 min
  • Beklentisizlik Peygamberlik Mesleğinin Şiarıdır! | M.Fethullah Gülen Hocaefendi
    Allah her halükârda istikâmetten ayırmasın; önemli olan, odur. Fırtınalar karşısında savrulmama, devrilmeme.. selin önündekia bir kütük gibi sürüklenmeme.. toprağa düştüğü zaman hemen çürümeme.. çürüdüğü zaman ise başağa yürüme.. ya da bir ağaç gibi ser çekme yolunda olma.. ve sürekli değişip durma fakat iyiliğe doğru değişip durma; her tebeddül ve tagayyürle, tebeddül ve tagayyür etmeyen Zat’a birkaç adım daha yaklaşma… İşte bunlar bizim yolumuzun gereğidir.
    İrşat Yolunun Şiarı Beklentisizlik ve İstiğnadır
    *Beklentisizlik Peygamberlik mesleğinin şiarıdır; insanları kurtarmak için kendi hayatını istihkâr ederek her gün ölüp ölüp dirilme, sürekli çalışma, hep koşturma, zahmet çekip meşakkatlere katlanma ama bütün bunlara bedel hiçbir ücret istememe irşat yolunun hususiyetidir.
    *Allah Rasûlü (aleyhissalâtü vesselam) bir yahûdîden veresiye yiyecek satın almış ve borcuna mukabil demirden mâmul zırhını rehin bırakmıştı. Hâlbuki Nebîler Sultanı’nın uğrunda ruhlarını dahi feda etmeye âmâde bulunan Ashab-ı Kiram efendilerimiz küçük bir işaret görselerdi, bütün varlıklarını çok rahatlıkla verebilirlerdi. Fakat İstiğnâ İnsanı (aleyhi ekmelüttehâyâ vetteslimât) Sahabe-i güzine borçlansaydı, onlar, verdiklerini kat’iyen borç olarak görmez ve onu asla geri almazlardı. Hele Hazreti Sâdık u Masdûk’un zırhını borcun teminatı olarak ellerinde tutmaya hiç yanaşmazlardı. İşte, İnsanlığın Medâr-ı Fahrı, böyle bir minnet altında kalmaya kesinlikle razı olamayacağından dolayı, Ashâb-ı Kiram’dan değil de bir yahûdîden borç istemiş ve karşılığında kalkanını rehin bırakmıştı.
    *Daha da önemlisi, Nezâhetin Hülâsâsı (aleyhissalâtü vesselam) ashabından borç almayı istiğna anlayışına muvafık bulmamış; onlardan hiçbir dünya malı istememeyi, risâlet vazifesine karşılık ücret beklememe esasının icabı saymıştı. Din-i Mübîni tebliğ ve temsil etmesine, insanlara saadet-i dareyn vesilelerini bildirmesine ve hususiyle Sahabe’ye Cennet yolunu göstermesine mukabil en küçük bir menfaat talep etmediğini bu vakıayla bir kere daha ortaya koymuş ve dava-yı nübüvvetin vârislerine yine hüsn-ü misal olmuştu.
    “Mütekebbire karşı tekebbür sadakadır” Sözünün Aslı
    *Ashab-ı Kiram efendilerimiz mütevazı yaşadıklarından büyük oldular. Hazreti Sâdık u Masduk’a isnad edilen bir hoş sözde:
    مَنْ تَوَاضَعَ لِلَّهِ رَفَعَهُ اللهُ وَمَنْ تَكَبَّرَ وَضَعَهُ اللهُ
    “Yüzü yerde olanı Allah yükselttikçe yükseltir, kibre girip çalım çakanı da yerin dibine batırır.” denmektedir.
    *Tekebbür, kip itibarıyla büyüklendikçe büyüklenmek demektir; tabiatında büyüklük bulunmayan, zatında büyük olmayan, sıfır ibn-i sıfır, sıfır ibn-i sıfır birinin kibirlenmesidir. Aslında küçük olan insanlar bir aşağılık duygusunun gereği olarak büyük görünme kompleksine girerler.
    8 min
  • “Ya sabır” değil, “Yâ Sabûr!” | M.Fethullah Gülen Hocaefendi
    Ya sabır” değil, “Yâ Sabûr!..”
    *“Bir zamanlar bu dünya çok mutlu ve şirindi / Gün geldi bu pak iklimde şeytanlar gezindi / Her yanı vahşet sardı, vahşet çok derindi / Derken ufkumuzda ak bir güvercin belirdi!..” Ak bir güvercinin ufkumuzda belireceği ânı intizar ediyoruz. Hele mesele ızdırar durumuna gelince, Hazreti Pir’in ifadesiyle “Esbab bilkülliye sukut edip de nur-u tevhid içinde sırr-ı ehadiyet zuhur edince”, Yunus ibn-i Mettâ gibi balığın karnında veya dişleri arasında ya da Seyyidina Hazreti Yusuf gibi çıkılmaz kuyunun dibinde, bütün esbabı elinizin tersiyle iterek “لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ – Ya Rabbî! Yegâne ilah Sensin, Senden başka hakiki ma’bud yoktur. Sübhânsın, bütün noksanlardan münezzehsin, Yücesin. Doğrusu kendime zulmettim, yazık ettim. Affını bekliyorum Rabbim!” (Enbiya, 21/87) diyorsanız, o mutlaka sebepler üstü inayet-i sübhaniyesi ile size de bir kova salacak veya bir ip uzatacaktır. Siz de ona tutunacak, dışarıya çıkacak, sonra Mısır’da, Kıptiler ülkesinde din-i mübin-i İslam’ı neşreden bir mürşid-i azam haline geleceksiniz Allah’ın izni ve inayetiyle. Hele biraz daha sabır!.. Sabır, kurtuluşa ermenin sırlı anahtarıdır. Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) buyuruyor: “Sabreden kimse zaferyâb olur.”
    *Sabır çeşitlerinden hangisine tutunursanız, Hazreti Sabûr’la irtibatınızı güçlendirmiş olursunuz. Hazreti Ebu Hüreyre rivayeti içindeki Esmâ-i Hüsnâ’nın en son ismi Sabûr’dur. Yâ Sabûr!.. Kendini bilgili gören bazı cahiller canları sıkılınca “Ya sabır” diyorlar. Bu, sabırdan medet umma demektir ki cehaletin ta kendisidir. “Ya sabır!” Sabır kim? Onu bile demesini bilmiyor nâdân!.. Allah’ın “sabır” diye bir ismi yok, “Sabûr” var. “Yâ Sabûr!..” demek, “Ey Sabûr olan Allahım! Sen, beni sabırla te’yid buyur!” manasına, nidâyı O’na yöneltmek demektir. Bu inceliği bilemeyecek kadar cahil, nâdân ama kalkıp başkalarına “müsvedde” diyecek kadar da izhar-ı küstahlıkta bulunuyor!..
    *“Nâdanlar eder sohbet-i nâdanla telezzüz / Nâdanların hemdemi hep nâdan gerektir.” Nâdanların güftügûlarından yüz çevirip hep pozitif mevzulara kulak vermeli. Ahlak-ı âliye-i İslamiye ile mütehallık olma yolunda şakak zonklatmalı. Zira “Ahlâk iledir kemâl-i âdem / Ahlâk iledir nizâm-ı âlem.” Cenâb-ı Hak, Hazreti Ruh-u Seyyidi’l-Enâm için, وَإِنَّكَ لَعَلى خُلُقٍ عَظِيمٍ “Şüphesiz Sen, ahlâkın Kur’ân buudlu, ulûhiyet eksenli olması itibarıyla ihâtası imkansız, idraki nâkabil en yücesi üzeresin.” (Kalem Sûresi, 68/4) buyuruyor. Allah bizi o ahlak ile mütehallık eylesin.
    6 min

About Hizmetten

From the publisher's feed

Hizmetten.com ailesi olarak sizden aldığımız destek ve dualarla yayın hayatına başladık ve her gün daha da güçlenerek yolumuza devam ediyoruz.

More shows like Hizmetten

Kendine İyi Davran by Beyhan Budak

Kendine İyi Davran

65 Listeners

TR724 Podcasts by Tr724

TR724 Podcasts

31 Listeners

Çağlayan Dergisi by Çağlayan Dergisi

Çağlayan Dergisi

118 Listeners

M. Fethullah Gülen by Çınar Medya

M. Fethullah Gülen

67 Listeners

Sabah - Akşam Dualari by Çağlayan Dergisi

Sabah - Akşam Dualari

7 Listeners

Deutsch lernen durch Hören by www. einfachdeutschlernen.com

Deutsch lernen durch Hören

81 Listeners

Barış Özcan ile 111 Hz by Podbee Media

Barış Özcan ile 111 Hz

50 Listeners

Varyete by Varyete

Varyete

8 Listeners

Haddini Aşan Yaşam Rehberi by Podbee Media

Haddini Aşan Yaşam Rehberi

18 Listeners

Bildiğin Kadarıyla by Karnaval

Bildiğin Kadarıyla

5 Listeners

Hiçbir Şey Tesadüf Değil by Podbee Media

Hiçbir Şey Tesadüf Değil

10 Listeners

IŞIK KARANLIK DEVRİ DAİMİ KIRIK TESTİ 20 by M. Fethullah Gülen

IŞIK KARANLIK DEVRİ DAİMİ KIRIK TESTİ 20

7 Listeners

Fethullah Gülen Sohbetleri by Yavuz Turan

Fethullah Gülen Sohbetleri

0 Listeners

Bamteli | M. Fethullah Gülen Hocaefendi | Herkul by Herkul

Bamteli | M. Fethullah Gülen Hocaefendi | Herkul

0 Listeners

Herkul Nağme | M. Fethullah Gülen Hocaefendi | Herkul by Herkul

Herkul Nağme | M. Fethullah Gülen Hocaefendi | Herkul

0 Listeners