Host: Cansu Çamlıbel | Konuk: Gürkan Özturan
Özgür Sohbetler’in 30. bölümünde gazeteci Cansu Çamlıbel, Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi (ECPMF) Medya Özgürlüğü Acil Müdahale (MFRR) Koordinatörü Gürkan Özturan ile Türkiye’de yürürlüğe giren ve “sansür yasası” olarak da adlandırılan “dezenformasyon yasası” ve basın özgürlüğüne olası etkilerini konuştu.
Leipzig merkezli ECPMF’in ekipman ve hukuki destek dahil olmak üzere hedef altında olan gazetecilere çeşitli destekler sağlayan MFRR projesi kapsamını açıklayan Özturan, 12-14 Ekim tarihlerinde Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) öncülüğünde toplam dokuz uluslararası basın ve ifade özgürlüğü grubundan oluşan bir temsilci heyet ile Türkiye’ye basın özgürlüğü misyonunu ve görüşülen yetkililerle konuşulanları anlattı.
Avrupa’da var olan çeşitli yasalara referans verilerek gerekçelendirilmeye çalışılan dezenformasyon yasasının söylenenle örtüşmediğinin ve temel farkların olduğunu söyleyen Özturan: “Örneğin, Avrupa’daki Dijital Hizmetler Kanunu (Digital Services Act) yapılan bir referans var fakat bu yasayla alakası yok. Oradaki bahsi geçen madde, bir basın kuruluşunun yapmış olduğu haber eğer sosyal medya mecrası tarafından engellenirse, buna ne kadar hızlı bir biçimde Avrupa Mahkemelerinin müdahale edip basın özgürlüğünü temin edebileceğine yönelik bir madde” dedi ve ekledi: “Türkiye’deki maddelere bakıldığında ise sıradan yurttaş veya gazetecilerin yapmış oldukları yayın iktidarın hoşuna gitmezse bunun doğrulanmamış bir bilgi, yani “yalan” olarak itham edilebileceği ve bunun da suç teşkil edebileceği üzerine.”
Sohbette değinilen konu başlıklarından bazıları şöyle:
- IPI öncülüğünde düzenlenen uluslararası basın özgürlüğü misyonu ve programı
Misyonda görüşülen yetkililerle konuşulanlar“Sansür yasası” olarak adlandırılan dezenformasyon yasasına yönelik çekincelerAvrupa’da referans gösterilen yasalarla farklarDezenformasyon yasasının etkileri: Sansür ve OtosansürTorba yasada gözden kaçan diğer sakıncalı maddelerBu kayıt, Avrupa Birliğinin maddi desteği ile hazırlanmıştır. İçerik tamamıyla Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliğinin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir.