Müslümanın işi oyun bozmaktır, oyun derken “imajinatif varlık maskelerini indirmek”ye odaklı ontolojik görevden bahsediyoruz aslında. Fakat Müslümanlar oyun oynamayı oyun bozmaya tercih etmiş gibi görünüyorlar, yani yeşile boyanmış arzu nesnelerinde, Müslüman kadın dergilerinde, haremlik ve selamlığın olduğu tatil köylerinde, yeşil sinemalarda, televizyon ve benzeri şeylerde bir Müslümanlık simülasyonu içerisinde oyalanıp duruyorlar.
Seslendiren: Ferda Mollaer