"Rabbiniz yoksa özgürlüğünüz de yoktur. Özgürlüğü Tanrı’nın ötesinde arayan kişi kendisini reddetmiştir.” Dostoyevski
Talat Paşa’yı düşünelim.
Talat paşa İslami hassasiyeti olan birisi değildir. Öyle bir kaygısı da yoktur ama yaşadığı devrin kültürel kodları onu da diğer pek çok kimse gibi ahlâkî planda zehirlenmekten korumuştur.
İttihat Terakki’nin lideri… Aynı zamanda Devlet-i Aliyye’nin sadrazamı, yâni Başbakanı... Devlet’in maliyesini ve İttihat Terakki’nin bütün mâlî zenginliğini elinde tutan adam…
Bu adam Cağaloğlu'nda kiralık bir evde kalır ve akşamları evine koltuğunun altında bir ekmekle gider. Bazı yüksek bürokratlar Sultan Reşat’a; “Bir Sadrazam’a bu durumun yakışmadığı ve kendisine bir konut tahsis edilmesi” gereği söylendiğinde, Sultan Reşat bir konut tahsisi için emir verir. Ancak bu emir hiçbir zaman tahakkuk etmez. Çünkü Talat Paşa; “Böyle bir konutun giderlerini memur maaşı ile karşılayamayacağı" gerekçesiyle nazik bir dille geri çevirir. Aynı Talat, Almanya'ya gittiğinde ise parasız kalır ve sonunda altından tütün tabakasını satar.
Seslendiren: Tahire Sarıkaya