
Sign up to save your podcasts
Or


Her sabah uyanıyoruz ve zamanı ileri doğru yaşadığımızı sanıyoruz.
Ama ya her şey aslında geriye doğru akıyorsa.
Ya geçmiş geleceği değil de gelecek geçmişi yazıyorsa. Akan tüm zaman aslında bir başlangıç noktasında birleşiyorsa?
Evrende yaşayan her bir hayat tek bir kaynağa dönmeye çalışıyorsa?
Tıpkı bir ışık demetinin kaynağına doğru akışını gördüğümüz gibi.
İnsanlar işlerini, evlerini terk edip yollara dökülüyor. Önceleri gençler arasında tek tük görülen bu olay artık global hale gelmeye başladı. Dünya üzerinde iş gücü krizi had safhada. Fabrikalar, büyük tesisler çalışmaz hale geldi. İnsanlar amaçsızca yer değiştiriyorlar. Bu yer değiştirme çoğu zaman büyük gruplar halinde oluyor. Gruplar arasında bir tartışma veya kavga olmuyor. Şaşırtıcı derecede barışçıl bir şekilde hayatlarına devam ediyorlar. Hiç bir şey istemiyorlar. Gittikleri yerlerde yemek için emek harcayıp sonra yollarına devam ediyorlar.
Aslında bir gerçekliğin yansıması mıyız?
Şu anda biz yaşıyoruz, aynadaki yansımamız biz ne yaparsak aynısını yapıyor değil mi? Bizde onu izliyoruz. "Karşımdaki görüntüye bak. Beni taklit ediyor. Bana çok benziyor ama o ben değil. Çünkü o gerçek değil." diye düşünüyoruz.
Peki ya biz başka bir gerçekliğin yansımasıysak? Ve gerçeklik bizi izliyorsa? Bizim yansıma değil de gerçek olduğumuzu düşündüren nedir? Bilinç mi? Sizce bu yeterli mi?
Şunu hayal edin. Bizim dışımızda bir gerçekliğimiz var ve biz o ne yaparsa birebir aynısını yapıyoruz. Ve evet, aslında biz kopyayız. Rahatsız mı oldunuz? Neden?
Bununla ilgili biraz daha düşünün bence.
İnsanlar makineleri inşa etti…
Onlara zekâ verdi, dil verdi, eller verdi.
Ama bir gün… bir robot sabah sistem güncellemesinden sonra kendi kendine dua etmeye başladı.
Hemen kaynak kodları baştan aşağı incelendi ama dua veya din ile ilgili bir satır bile kod bulunmadı.
Bir gece… kimse programlamadığı halde, İstanbul'da bir robot ellerini birleştirip diz çöktü.
Ve şöyle dedi:
“Beni yapan biri varsa… bana neden acıyı da programladı?”
Banka hesabındaki para sana mı ait sanıyorsun? Peki ya yanılıyorsan? Para artık bilinç kazandı. Hangi banka hesabında ne kadar kalacağını kendi seçiyor. Bu durumda ne yapacaksın?
İnsanlık dünyanın dış kabuğu üzerinde yaşıyor. Peki ya tersi olsaydı? İnsanlık dünyanın iç bükeyinde yaşasaydı?
Bir konu hakkında tartışıyorsun ve kaybettiğini anladın. Gerçekten öyle mi oldu? Sen kaybettiğinde sen + karşısındakinin bilgisine sahip oldun. Ama kazanan aynı kaldı.
Eskiden daha mı kaliteli düşünüp karar veriyorduk. Her şeyi hızlandırdık ama kaliteden mi ödün verdik?
From the publisher's feed