İnsanlık binlerce yıldır dağlardan korktu. Çünkü birçok kültürde dağlar yalnızca taş ve topraktan ibaret değildi. Onlar yaşayan, izleyen, çağıran ve bazen cezalandıran varlıklardı.
Bu bölümde Türk inanışlarında dağ kültünü, dağ iyelerini, Almastı anlatılarını, Kaf Dağı efsanelerini ve dünyanın farklı bölgelerinde dağlarla ilişkilendirilen karanlık inanışları inceliyoruz. Altaylardan Anadolu’ya, Himalayalar’dan And Dağları’na kadar uzanan bu hikâyelerde ortak bir tema var:
Dağlarda bir şeyler olduğu düşüncesi.
Bazı anlatılarda dağlar insanları koruyor. Bazılarında ise ruhlarını çalıyor, onları çağırıyor ya da geri dönmeyecekleri yerlere sürüklüyor. Şor Türklerinden İnuit inanışlarına, Ötüken’den Kaf Dağı’na kadar uzanan bu karanlık yolculukta; kutsal dağlar, doğa ruhları, eski şaman anlatıları ve unutulmuş korkuların izini sürüyoruz.
Ve belki de en ürkütücü soru şu:
Birbirinden tamamen farklı kültürler neden binlerce yıl boyunca aynı şeyi anlattı?