"Ben, Melantrich matbaasının bodrumunda beyaz kâğıtları balyalamak yerine, buraya mahzenime, presime düşmeyi seçtim, hem Seneca’yım hem Sokrates, işte benim yükselişim, presin ağzı bacaklarımı çeneme yapıştırsa da ya da daha beteri olsa da, cennetten kovulmaya razı gelmeyeceğim, hiç kimsenin beni atamayacağı mahzenimdeyim, yerimi değiştiremeyecekler, bir kitabın yan tarafı kaburgalarımı deliyor, bir inleme çıkıyor ağzımdan, son gerçeği keşfetmek için işkenceye mi boyun eğiyorum? Presin ağırlığı beni ikiye katlıyor, tıpkı bir çocuk çakısı gibi..."