
Sign up to save your podcasts
Or


Lübnan’da 27 Kasım’da başlayan ateşkeste öngörülen 60 günlük sürenin sonunda İsrail’in vaadini yerine getirmemesi nedeniyle süreç 18 Şubat’a uzatılırken, Beyrut’daki siyaset kazanından yeni hükümet çıktı. Son yıllardaki ekonomik ve siyasi krizlerde cumhurbaşkanlığı ve hükümet kurulması süreçleri hep aylar süren sancılı süreçler barındıran Lübnan’da, yeni hükümet jet hızıyla kuruldu.
Gazze savaşı ve Lübnan’a taşınması, Suriye’de rejim değişikliği getirerek Direniş Ekseni’nde darbe vurmuşken, Hizbullah’ın zayıfladığı ortamda siyaset dizaynı da hızlandı. Eski Genelkurmay Başkanı Josef Aun’un cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından Sünni cephede aday olarak saptanan Lahey’deki Lübnan asıllı eski Adalet Divanı Başkanı Nevaf Selam, görevini bırakarak başbakan olarak belirlenmişti. Selam, bir ay bile sürmeyen bir sürecin ardından 8 Şubat’ta yeni kabineyi kurmayı başardı. ABD ve Fransa’nın baskılarına rağmen Hizbullah; Lübnan’daki toplumsal tabanının da ağırlığıyla hükümetten tümden dışlanamadı. 24 bakanlı kabinede Hizbullah ve Emel 5 bakanla yer aldı
Diğer yandan İsrail’in sınır köylerindeki askeri varlığına Lübnan-Suriye sınırındaki kaçakçılık hattında bölgedeki aşiretler ile HTŞ güçleri arasında çatışmalar eklenmiş durumda. Lübnan Cumhurbaşkanı ve ordusu devreye girse de gerginlik dinmiyor.
Lübnan’da uzun süredir ilk kez jet hızla kurulan hükümet eşliğinde gelişmeleri gazeteci ve yazar Nalan Yazgan ile konuştuk.
Nalan Yazgan’a göre, Lübnan’da yaklaşık üç yıldır kurulamayan hükümet ABD baskısı ile kuruldu. Yıllardır ekonomik krizdeki Lübnan için Gazze savaşıyla durumun daha vahim hale geldiğini anımsatan Yazgan, ülkenin uluslararası yardıma muhtaç olmasının yeni siyasi süreci etkilediğini vurguladı:
Yazgan, ABD’nin ‘Hizbullah kesinlikle yönetimde bulunmamalı’ baskısının ise savuşturulduğunu belirtti. Bunun nedeninin Hizbullah’ın halk desteği olduğunu belirten Yazgan, ancak hareketin eskisi kadar güçlü de olmadığının altını çizdi:
İsrail’in 26 Ocak itibarıyla ateşkesle birlikte çekilme vaadini yerine getirmediğini hatırlatan Yazgan, sürecin 18 Şubat’a uzatılmasına dikkat çekti. Yazgan, Beyrut’un BM Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 1701 sayılı kararının da uygulanmasını içeren ateşkesin yerine getirilmesinde ısrar ettiğini belirtti:
Yeni hükümetin kuruluşu ve İsrail ile ateşkes krizine ek olarak Lübnan-Suriye sınırında HTŞ ile yerel aşiretlerin de kapışması eklenmiş durumda. Yazgan bu çatışmalarda gerekçenin bölgedeki tüneller ve kaçakçılık ağı olarak konduğunu belirtirken, Hizbullah üzerinden gerekçe üretme çabalarına dikkat çekti:
Krizin çözümü için Lübnan Cumhurbaşkanı ile Suriye’nin geçici yönetiminin başındaki HTŞ liderinin telefonda ikinci kez konuşmak zorunda kaldıklarını belirten Nalan Yazgan, gerilimin bir türlü teskin olmadığını belirtti:
Nalan Yazgan, Lübnan’da kurulan yeni hükümetin seneye yapılacak seçim ile değişmeyebileceği görüşünde:
Gazze’deki durumun ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Araplara yaptığı baskıların tüm bölgeyi etkilediğini belirten Yazgan, Lübnan üzerinde ise ABD’nin doğrudan baskılarının yanında Suudilerin başını çektiği Körfez’in rolü bulunduğunu anımsattı:
Nalan Yazgan’a göre Donald Trump’ın Gazzelileri Arap ülkelerine sürme fikri gerçekleşebilir:
Yazgan, Lübnan’da ABD ve Suudi Arabistan’a bağımlı durum nedeniyle yönetimin de ordunun da işinin hiç kolay olmadığını dile getirdi:
Trump’ın ‘Gazze’de tehcir planına’ karşı Arap ülkelerinden kınama dışında bir tepki gelmeyeceği görüşündeki Yazgan, asıl tepkinin Direniş Ekseninden geleceği görüşünde:
By Sputnik TürkiyeLübnan’da 27 Kasım’da başlayan ateşkeste öngörülen 60 günlük sürenin sonunda İsrail’in vaadini yerine getirmemesi nedeniyle süreç 18 Şubat’a uzatılırken, Beyrut’daki siyaset kazanından yeni hükümet çıktı. Son yıllardaki ekonomik ve siyasi krizlerde cumhurbaşkanlığı ve hükümet kurulması süreçleri hep aylar süren sancılı süreçler barındıran Lübnan’da, yeni hükümet jet hızıyla kuruldu.
Gazze savaşı ve Lübnan’a taşınması, Suriye’de rejim değişikliği getirerek Direniş Ekseni’nde darbe vurmuşken, Hizbullah’ın zayıfladığı ortamda siyaset dizaynı da hızlandı. Eski Genelkurmay Başkanı Josef Aun’un cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından Sünni cephede aday olarak saptanan Lahey’deki Lübnan asıllı eski Adalet Divanı Başkanı Nevaf Selam, görevini bırakarak başbakan olarak belirlenmişti. Selam, bir ay bile sürmeyen bir sürecin ardından 8 Şubat’ta yeni kabineyi kurmayı başardı. ABD ve Fransa’nın baskılarına rağmen Hizbullah; Lübnan’daki toplumsal tabanının da ağırlığıyla hükümetten tümden dışlanamadı. 24 bakanlı kabinede Hizbullah ve Emel 5 bakanla yer aldı
Diğer yandan İsrail’in sınır köylerindeki askeri varlığına Lübnan-Suriye sınırındaki kaçakçılık hattında bölgedeki aşiretler ile HTŞ güçleri arasında çatışmalar eklenmiş durumda. Lübnan Cumhurbaşkanı ve ordusu devreye girse de gerginlik dinmiyor.
Lübnan’da uzun süredir ilk kez jet hızla kurulan hükümet eşliğinde gelişmeleri gazeteci ve yazar Nalan Yazgan ile konuştuk.
Nalan Yazgan’a göre, Lübnan’da yaklaşık üç yıldır kurulamayan hükümet ABD baskısı ile kuruldu. Yıllardır ekonomik krizdeki Lübnan için Gazze savaşıyla durumun daha vahim hale geldiğini anımsatan Yazgan, ülkenin uluslararası yardıma muhtaç olmasının yeni siyasi süreci etkilediğini vurguladı:
Yazgan, ABD’nin ‘Hizbullah kesinlikle yönetimde bulunmamalı’ baskısının ise savuşturulduğunu belirtti. Bunun nedeninin Hizbullah’ın halk desteği olduğunu belirten Yazgan, ancak hareketin eskisi kadar güçlü de olmadığının altını çizdi:
İsrail’in 26 Ocak itibarıyla ateşkesle birlikte çekilme vaadini yerine getirmediğini hatırlatan Yazgan, sürecin 18 Şubat’a uzatılmasına dikkat çekti. Yazgan, Beyrut’un BM Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 1701 sayılı kararının da uygulanmasını içeren ateşkesin yerine getirilmesinde ısrar ettiğini belirtti:
Yeni hükümetin kuruluşu ve İsrail ile ateşkes krizine ek olarak Lübnan-Suriye sınırında HTŞ ile yerel aşiretlerin de kapışması eklenmiş durumda. Yazgan bu çatışmalarda gerekçenin bölgedeki tüneller ve kaçakçılık ağı olarak konduğunu belirtirken, Hizbullah üzerinden gerekçe üretme çabalarına dikkat çekti:
Krizin çözümü için Lübnan Cumhurbaşkanı ile Suriye’nin geçici yönetiminin başındaki HTŞ liderinin telefonda ikinci kez konuşmak zorunda kaldıklarını belirten Nalan Yazgan, gerilimin bir türlü teskin olmadığını belirtti:
Nalan Yazgan, Lübnan’da kurulan yeni hükümetin seneye yapılacak seçim ile değişmeyebileceği görüşünde:
Gazze’deki durumun ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Araplara yaptığı baskıların tüm bölgeyi etkilediğini belirten Yazgan, Lübnan üzerinde ise ABD’nin doğrudan baskılarının yanında Suudilerin başını çektiği Körfez’in rolü bulunduğunu anımsattı:
Nalan Yazgan’a göre Donald Trump’ın Gazzelileri Arap ülkelerine sürme fikri gerçekleşebilir:
Yazgan, Lübnan’da ABD ve Suudi Arabistan’a bağımlı durum nedeniyle yönetimin de ordunun da işinin hiç kolay olmadığını dile getirdi:
Trump’ın ‘Gazze’de tehcir planına’ karşı Arap ülkelerinden kınama dışında bir tepki gelmeyeceği görüşündeki Yazgan, asıl tepkinin Direniş Ekseninden geleceği görüşünde:

68 Listeners

68 Listeners

21 Listeners

0 Listeners

14 Listeners