Dersimiz de Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin Mesnevî’sinde yer alan "bir kadının kadılık görevine tayini üzerine ağlaması" hikayesi izah edilmiştir. Hikâyede bir kadının, kadı olarak görevlendirildiğinde sevinmek yerine ağlaması ve bunun gerekçesi olarak, insanlar arasındaki ihtilaflara adaletle hükmetmenin zorluğu gösterilir. Kadı, hakikatin iki tarafça bilindiği ancak kendisinin yalnızca zahiriyle hüküm verebileceği bir görevde olmanın ağırlığını vurgular.
Metnin ana teması, sorumluluk bilinci, adalet duygusu, nefsin etkilerinden arınma ve manevî olgunluk kavramları etrafında şekillenmektedir. Kadının sözleriyle adalet makamında bulunmanın ne denli ağır bir emanet olduğu ve bu görevin ancak nefisle ilişkisini kesmiş, garazdan uzak kimselerce hakkıyla yerine getirilebileceği ifade edilir.