Bazı zamanlarda, bazı ülkelerde yazarların, düşünürlerin, filozofların cezalandırılması, hapse atılması, öldürülmesi hayatın neredeyse doğal bir parçası hâline gelir. Ben böyle bir zamanda, böyle bir ülkede yazarlık yapıyorum.
Holü, odaları usulca dolaşarak enseme dokunan güzel kokulu bir rüzgâra benziyor benim için evde olmak. Uzaklarda biri, kutsal ağacın ince dalını yakıyor o an.
On dokuz yaşında, dünyası bu köyden ibaret bir erkek çocuğu olarak, uykuların yalnızca rüyalar tarafından bölündüğü yerlerden birinde yaşamadığımı biliyordum.