Son Dersler
Giriş
Son derslerimiz mümkün olduğunca kelimelerden özgür olacaktır. Kelimeleri uygulamalarımızın sadece başında, bize kendilerini aşmamızı hatırlatmaları için kullanacağız. Şimdi bize yolu gösteren Ona dönelim ve adımlarımızı güçlendirmesini isteyelim. Bu derslerin tamamını Ona bırakıyoruz. Bu andan itibaren, yaşamımızın tamamını Ona bırakıyoruz. Çünkü dünyayı çirkin, güvensiz, saldırgan, zararlı, tehlikeli ve ihanet barındıran bir yer gibi gösteren, umutlarımızı ve güvenimizi yitirmemize sebep olan, acılardan kurtulmamızı engelleyen suçluluk inancımızın geri dönmesini istemiyoruz.
Tanrı'nın bize sunduğu huzuru bulabilmenin başka bir yolu yoktur. Herkesin eninde sonunda geçmesi gereken yol, Onun yoludur. Çünkü Tanrı'nın yolculuğun sonu olarak tasarladığı budur. Zamanın rüyasında, bu son çok uzak görünmektedir. Fakat hakikatte son zaten gelmiştir ve bizi gittiğimiz yolda ilerletmektedir. Hakikatin bize sunduğu yolu birlikte yürümeye devam edelim. Yolu arayan ve bulamayan kardeşlerimiz için bu yolda liderlik edelim.
Ve zihinlerimizi bu amaca adayalım. Tüm düşüncelerimizin kurtuluşa hizmet etmesini sağlayalım. Dünyayı bağışlama görevi bize verilmiştir. Bu, Tanrı'nın bize verdiği amaçtır. Rüyalarımız için aradığımız son budur fakat bu Onun gösterdiği sondur, bizimki değil. Bağışladığımız her şeyin, Tanrı'nın bir parçası olduğunu fark etmemiz zor olmayacaktır. Bu şekilde, Onun hatırası zihnimize dönecek ve bütünlüğümüzü geri kazanacağız.
Bizim görevimiz, Onu dünya üzerinde hatırlamaktır. Bu görev, Onun bu gerçeklikte bütünlüğünü kazanması için bize verilmiştir. Bu yüzden, bu görevin paylaşılan bir amaç olduğunu unutmayalım. Eğer bunu sürekli hatırlarsak, Tanrı'nın hatırası çok hızlı bir şekilde zihnimizi kaplar. Bize Ona ve Onun huzurunun bulunduğu Cennete giden yolu gösteren, bu hatıradır. Biz kardeşimizi bağışlamazsak, bizi kim bağışlayabilir? Bize yolu, hakikati ve yaşamın gerçeğini gösteren odur. Kurtuluşumuz, kardeşimizden geçer. Bağışlayışımız önce bizi, sonra tüm kardeşlerimizi kurtarır.
Tanrı'nın, kutsal Evladına vadettiği hediyeyi almadan bu yılı bitirmeyelim. Şimdi bağışlandığımızı biliyoruz. Tanrı'ya yüklediğimiz tüm gazaptan ve öfkeden kurtulduk. Hepsinin sadece bir rüya olduğunu fark ettik. Öfkenin delice, saldırının çılgınca ve intikamın aptalca birer hayal olduklarını anladığımız anda, akıl sağlığımızı kazandık. Gazaptan kurtulduk çünkü yanlış anladığımızı fark ettik. Bu kadar basit. Bir baba, hakikati anlamadığı için çocuğuna kızabilir mi?
Samimiyetle Tanrı'ya geliyoruz ve anlamadığımızı ifade ediyoruz. Ondan bize derslerini, Kendi Sesinin Öğretmenliği ile öğretmesini talep ediyoruz. Bir baba, çocuğuna zarar vermeyi gerçekten isteyebilir mi? Hemen ona; "Sen benim evladımsın, benim neyim varsa senindir" demez mi? Tanrı'nın bu şekilde cevap vereceğinden emin olun çünkü bu sözler, Onun size söyledikleridir. Bu sözlerden daha fazlası olamaz çünkü bu sözler her şeyi barındırır; zamanın sonuna kadar ve sonsuzlukta da bu böyle olmaya devam edecek.