
Sign up to save your podcasts
Or


Ders 335
"Kardeşimin suçsuzluğunu görmeyi seçiyorum."
Bağışlamak bir seçimdir. Kardeşimi hiçbir zaman olduğu gibi göremem çünkü onun gerçekte olduğu kişi algının çok ötesindedir. Onda tek gördüğüm, görmek istediklerimdir çünkü gördüklerim hakikat olarak neyi kabul edersem onun yansımasıdır. Dış dünyada olanlardan etkileniyormuşum gibi görünse de sadece kendi gerçeklik anlayışıma tepki veriyorum. Neyi görmek istersem onu görmeyi seçiyorum, bu yüzden hiç göremiyorum. Kardeşimin masumiyeti, bana kendi masumiyetimi göstermek için vardır. Ve ben onu gerçekten görüp, kardeşimi onun kutsal ışığında algılayacağım.
Kardeşimin suçsuzluğunu görmek dışında, bana Seni hatırlatacak hiçbir şey yoktur. Onun kutsal var oluşu, benimle bir ve benim gibi yaratıldığını hatırlatmaktadır. Onda kendi Benliğimi görüyorum ve Evladına bakarak, Tanrı'nın hatırasını zihnime çağırıyorum.
Ders 334
"Bugün, bağışlamanın hediyelerini talep ediyorum."
Tanrı'nın bana sunduğu hazineleri bulmak için bir gün daha bekleyemem. Tüm illüzyonlar ve rüyalar, hatalı algıların üzerine örülmüş anlamsız düşünceler oldukları için tamamen ortadan kalkmaya mahkûmdurlar. Bugün, illüzyonların boş hediyelerini kabul etmiyorum. Tanrı'nın Sesi, Onu dinlemeyi ve takip etmeyi seçen herkese Onun Huzurunu sunmaktadır. Bugün, benim de yaptığım seçim budur. Ve bu şekilde, Tanrı'nın bana vermek istediği hediyeleri bulmak için hareket ediyorum.
Sadece sonsuz olanı arıyorum. Çünkü Senin Evladın bundan azı ile tatmin olamaz. Sersemlemiş zihnini ve korku dolu kalbini, Senin vereceğin netlik ve huzurdan başka ne teselli edebilir? Bugün, kardeşlerimin masumiyetini görüyorum. Bu, Senin Benim için Niyetindir çünkü bu şekilde ben de kendi masumiyetimi bulacağım.
Ders 333
"Bağışlamak çelişki rüyalarını burada sona erdirir."
Çelişki, çözülmelidir. Çelişki, kendini kandırmalarla; ondan kaçınarak, onu bir kenara atarak, inkâr ederek, maskeleyerek, ona başka isimler vererek, onu saklayarak çözülmez. Çelişki olduğu şekli ile onu var eden gerçeklik içerisinde ve zihnin ona atadığı amaç doğrultusunda görülmelidir. Çünkü ancak bu şekilde savunmalarınız ortadan kaldırılabilir ve hakikat ortaya çıkarak, tüm çelişkileri yok eder.
Tanrım, tüm şüphe ve çelişkileri ortadan kaldırmak için Senin verdiğin ışık, bağışlamaktır. Sana dönüş yolumuzu gösteren ışık, bağışlamanın ışığıdır. Gördüğümüz bu kâbusu, bu ışıktan başka bir ışık bitiremez. Bu ışık dışında, dünyayı kurtarabilecek bir ışık yoktur. Bu ışığın isteyip yapamayacağı hiçbir şey yoktur çünkü o, Senin Evladına verdiğin sevgi dolu bir hediyedir.
Ders 332
"Korku dünyayı esir eder. Bağışlamak özgürleştirir."
Ego, illüzyonlar yaratır. Hakikat, ışığını yayarak illüzyonları temizler ve kötü rüyaları uzaklaştırır. Hakikat asla saldırmaz. Hakikat, olduğu gibidir. Sadece varlığıyla bile zihin illüzyonlardan geri çağrılır ve gerçeğe uyanır. Bağışlamak, hakikatin varlığına izin verir ve zihninizde hak ettiği yeri almasını sağlar. Bağışlama yoksa zihin zincirlerle bağlanır ve kendisinin anlamsız olduğuna inanır. Fakat bağışlama ile ışık yükselir ve karanlık rüyalar aydınlanır. Umut gelir ve kendi özelliği olan özgürlüğü, yansıtıldığı her yere sunar.
Bugün, dünyayı yeniden zincirlere vurmayacağız. Korku onu bir mahkûm olarak tutuyor. Senin Sevgin, onu özgür kılmak için gerekli aracı bize verdi. Tanrım, şimdi zihnimizi özgür bırakıyoruz. Çünkü biz özgürlük sunarken, bize de verilir. Ve Sen bize özgürlüğümüzü sunarken, biz de artık esaret altında kalmaktan kurtuluruz.
Ders 331
"Çatışma yoktur çünkü benim niyetim, Seninkidir."
Evladının, acı çekebileceğine inanması ne kadar da aptalcadır Tanrım! Evladın, Kendini lanetleyecek bir plan yapabilir mi? Kurtuluşu için Ona ayrılan yoldan sapabilir mi? Beni seviyorsun Tanrım ve acı ve zulmün hüküm sürdüğü dünyada umutsuz bir şekilde ölmeme asla izin vermezsin. Sevginin, Kendisini terk ettiğini nasıl düşünebildim ki? Sevginin Niyeti dışında bir niyet olamaz. Korku sadece bir rüyadır ve Senin Niyetin ile çelişebilecek hiçbir niyeti olamaz. Çatışma uykuda olmaktır ve huzur uyanıştır. Ölüm illüzyondur, yaşam sonsuz hakikattir. Senin Niyetinin karşıtı olamaz. Çatışma yoktur çünkü benim niyetim, Seninkidir.
Bağışlamak, bize Tanrı'nın Niyetinin Bir olduğunu ve bizim bunu paylaştığımızı gösterir. Bağışlamanın bize gösterdiği kutsal görüntülere bakıyoruz ve Tanrı'nın huzurunu buluyoruz. Âmin.
Ego nedir?
Ego, ilahlara veya simgelere tapınan bilinçtir. Bir bedenin içinde doğmuş, sınırlı ve diğer insanlardan ayrı olan benliğin simgesidir. Kendisini acı çekmeye ve ölmeye mahkûm olarak görür. Ego, Tanrı'nın Niyetini düşman olarak gören "niyettir" ve Onu inkâr edecek şekillere bürünerek ortaya çıkar. Ego; gücün zayıflık olduğunun, sevginin korku dolu olduğunun, yaşamın aslında ölüm olduğunun ve Tanrı'ya karşı olan her şeyin doğru olduğunun "kanıtıdır".
Ego, delidir. Korkusundan dolayı Her Yerden uzakta, Bütünlükten ayrı ve Sonsuzluktan kopmuş görünür. Delilik zamanında gördüğü rüyada, Tanrı'yı yenilgiye uğrattığını görmüştür. Kendi bağımsızlığını ilan eden bu deli, Tanrı'nın Niyetinin alt edildiğini "görür". Ceza rüyaları görür ve rüyasındaki figürlerin önünde ezilir. Önünde ezildiği, düşman gibi gördüğü her şeye önceden saldırarak, korunduğunu düşünür.
Tanrı'nın Evladı egosuzdur. Tanrı Onun içinde baki iken O, deliliği ve Tanrı'nın ölümünü nasıl düşünebilir? Tanrı Onun ve O, Tanrı'nın içindeyken, sonsuz neşe deneyimlerken, keder ve acıyı nasıl bilebilir? Çevresi sonsuz güven, çatışmasız huzur, derin sessizlik ve dinginlik ile çevriliyken, O; korku, cezalandırma, günah ve suçluluğu nereden bilebilir?
Hakikati bilen; egoyu, onun çalışma yöntemlerini, eylemlerini, yasalarını, inançlarını, rüyalarını, umutlarını, kurtuluş planlarını ve inançsızlığını bilmez. Acı çekmek inancın bedeli olduğu zaman, Tanrı'nın Evladı egonun karanlık tapınağında her gün cezalandırılır. Egonun tapınağı kan ile beslenir ve takipçileri orada sürekli ölmeye hazırlanır.
Fakat bağışlamanın tek bir zerresi bile tüm karanlığa ışık tutmaya ve egonun illüzyonlara adadığı tapınağı, Yaşama adanmış bir sunağa çevirmeye yeter. Böylece huzur; Tanrı'nın tüm neşesi ve sevgisi ile Kendi evinde yarattığı ve Kendisi ile bir olan Evladının zihnine geri kazandırılır.
Ders 330
"Bugün, kendime tekrar zarar vermeyeceğim."
Bugün, bağışlamayı tek görevimiz olarak kabul edelim. Neden kendi zihnimize saldırıp, acı görüntüleri yaratalım? Tanrı sevgisini ve gücünü herkese dağıtmaktayken ve onların hepsine sahip olmalarını sağlamaktayken, neden insanlara ve dolayısıyla kendimize güçsüzlüğü öğretmeye devam edelim? Tanrı'nın hediyelerini kabul etmeye istekli hale getirilen bir zihin, ruha geri kazandırılır. Bu şekilde özgürlüğünü ve neşesini etrafına yayar çünkü Tanrı'nın Niyeti, onunki ile bir olur. Tanrı'nın yarattığı Benlik, suç işleyemez ve bu yüzden acı çekemez. Bugün, Onu hakiki Kimliğimiz olarak seçelim. Böylece, korku rüyasının bize yaşattığı her şeyden kurtulalım.
Tanrım, Senin Evladın zarar göremez. Eğer acı çektiğimizi düşünürsek, Seninle paylaştığımız Kimliğimizin bilincinde değiliz demektir. Bugün, hakiki Benliğimize geri dönüyoruz ve tüm hatalarımızdan sonsuza kadar özgürleşiyoruz. Olduğumuzu düşündüğümüz her şeyden kurtuluyoruz.
Ders 329
"Ben, Senin Niyetini zaten seçtim."
Tanrım, Senin Niyetinden uzaklaşıp başıboş dolaştığımı sandım. Senin yasalarını çiğnediğimi, Senin istediğin yoldan saptığımı ve kaybolduğumu düşündüm. Senin Niyetinden daha güçlü bir irade yaratıp, Senin İradeni ezdiğimi düşündüm. Fakat ben hakikatte Senin Niyetinim ve Senin Niyetin olarak genişleyerek yayılırım. Ben buyum ve asla değişmem. Senin Bir olduğun gibi, ben de Seninle birim. Kendi yaratımımın da böyle olmasını seçiyorum ve niyetim, Seninki ile bir oluyor. Bu seçimi tüm sonsuzluk adına yapıyorum. Bu kararın değişip, kendine ters düşmesi mümkün değildir. Tanrım, niyetim Senindir. Ben güvendeyim, huzur dolu ve dinginim, sonsuz neşe içindeyim. Çünkü bu, Senin Niyetindir.
Bugün, birbirimiz arasındaki birliği ve Kaynağımızla birliğimizi kabul ediyoruz. Onun Niyetinin tersine olabilecek, Onun Niyetinden ayrı bir niyetimiz yoktur. Hepimiz biriz çünkü Onun Niyetini paylaşıyoruz. Onun Niyeti aracılığıyla, bir olduğumuzu fark ediyoruz. Onun Niyeti aracılığıyla, Tanrı'ya giden yolu sonunda buluyoruz.
Ders 328
"Birinci olmak için ikinci olmayı seçiyorum."
Size ikincilik gibi görünen şey, aslında birinciliktir. Çünkü biz Tanrı'nın Sesini dinleyene kadar algıladığımız her şey altüsttür. Bu dünyada bağımsızlığımızı kazanmak bize farklı, ayrı olmak yoluyla kazanılıyormuş gibi görünüyor. Sanki kurtuluşumuz, Tanrı'nın diğer yaratımlarından ayrılarak gerçekleşecekmiş gibi algılıyoruz. Fakat elimize geçen tek şey hastalık, acı, kayıp ve ölümdür. Tanrı'nın bizim için Niyeti bu değildir çünkü Onun Niyetinde ikinci yoktur. Onun Niyeti ile bir olmanın tek yolu, kendi hakiki niyetimizi bulmaktır. Bizim niyetimiz gerçekte Onun Niyeti olduğu için, Onun Niyetini kendimizinkinde tanıyabiliriz.
Senin Niyetin dışında niyet yoktur. Benim yarattığımı düşündüğüm her şeyin temelindeki niyetimin, Senin Niyetine ters düşmediğini öğrenmekten memnunum. Tamamen güvende ve sonsuz huzurda olmam Senin Niyetindir. Ve Senin, benim bir parçam olarak paylaştığın bu Niyeti Seninle paylaşmaktan mutluluk duyuyorum.
Ders 327
"Sadece çağırmam yeter. Sen bana cevap verirsin."
Kurtuluşu, dayanağı olmayan bir inanç temelinde kabullenmem istenmiyor. Çünkü Tanrı, çağrımı her zaman duyacağı konusunda bana söz verdi ve gerektiği zamanlarda çağrılarımı yanıtladı. Bunun doğru olduğunu deneyimleyerek öğrenmek istiyorum. Ona olan inancım bana her zaman geri dönecektir. Kalıcı olan ve beni daha ileriye, Ona giden yolda daha ileriye götürecek tek inancım budur. Bu şekilde Onun beni terk etmediğinden ve hala daha sevdiğinden emin olabilirim. O sadece benim Ona yardım çağrısını yapmamı bekliyor.
Tanrım, verdiğin sözlerin doğruluğunu her test ettiğimde, onları deneyimlerim ile kanıtladığın için teşekkür ederim. Artık onları yargılamayı değil deneyimlemeyi seçiyorum. Senin Sözün, Senin bir parçandır. Hakiki inanç geldiği zaman, Sen gerekli tüm araçları sağlarsın. Böylece Sonsuz Sevgin, sonunda tekrar kazanılmış olur.
From the publisher's feed