
Sign up to save your podcasts
Or


Aşırı ünlülerin çok uzaktan arkadaşı, ödül törenlerinin aranılan ama herhalde ulaşılamayan ismi Nebula; bu bölümde de “Herkes haksız, bir biz mi haklıyız?” diye kendine soruyor ve “Ashahjshasjah” cevabını veriyor. Sol omzunu öpmeyi de ihmal etmiyor.
Bilimin sarsılmaz gerçekliğini temellerinden sarsmak için itibarsızlaştırma politikalarına başvurmaktan çekinmeyen Nebula, dinleyicilerini adeta günaha davet ediyor.
Konuklarının bir bir stüdyoyu terk etmesi, ikili ve dahi üçlü ilişkilerin artık bir süs çiçeği, bir halloween kabağı tadı vermesi gibi nedenlerle kendine sarılan Nebula, bu bölümde işleri biraz kişiselleştiriyor.
Anlamadığı konularda atıp tutmanın kitabını yazıp podcast’ini yapan Nebula; bienal, küratör gibi katiyen bilmediği kelimeleri hoyratça kullanıyor, bahtsız dinleyicilerini sanatın dolambaçlı koridorlarında lüzumsuz bir gezintiye çıkarıyor.
Çim pistte de kum pistte olduğu gibi tozu dumana katan programınız Nebula, Türk mizahında kartları yeniden dağıtmak için çıktığı yolda sizleri hüsrana uğratmak için elinden geleni bir kez daha ardına koymuyor.
En son “Işıl ışıl her yer, sanki pavyon” diye sayıklarken görülen şehvani program Nebula; bu toprakların eğlence kültürüne ışık tutarken, tarım-pavyon ilişkisi üzerinden ülke ekonomisinin kurtuluş reçetesini sunmayı da ihmal etmiyor.
Evlat sahibi olmanın dert sahibi olmak olduğunu tümdengelim yoluyla çözümleyen programınız Nebula, hayatın akışına kapılıp gittiğiniz o anlarda kolunuzdan tuttuğu gibi sizi uçuruma sürüklüyor. Çünkü siz buna değersiniz.
Çeteye yazılmamak, annemizin bileziklerini çalıp kumarda kaybetmemek için tarihi geri dönüşlerden, Türkçe Rap fırtınasından, L.O.L bebeklerin esrarından, 51.Bölge’den, insan beyninin sırlarından bahsettik. Kendimizi oyaladık. Sonuçta kaybeden yine suç dünyası ve sevgili Nebula dinleyicileri oldu.
From the publisher's feed