Poseidon and poems

Poseidon and poems

By Can YiğitArtsPerforming Arts
Download on the App Store

Poseidon and poems episodes

  • Cemal Süreya - Baktım gülüşünden güzel şiir olur
    Baktım gülüşünden güzel şiir olur
    sevdim gitti...
    sen yüzüne sürgün olduğum kadın,
    madem sevmiyorsun
    o zaman sahip çık gözlerine...
    dönüp,
    dolaşıp,
    değmesinler gözlerime.
    belki de konuşuyordur gözlerin,
    ama ben gözce bilmiyorum ki...
    sessizce biliyorum,
    usulca biliyorum,
    masumca biliyorum...
    sahi sarkıntılığa girer mi acaba
    ayrılırken gözlerimin sana sulanması?
    dökmeye niyetim yok içimi...
    zor sığdırdım zaten.
    özledim.
    söyleyeceklerim bu kadar...
    kısa ve derin.
    bu arada
    " kimse benimle oynamıyor " diye ağlayan çocuk
    sen büyü hele
    ne oyunlar oynayacaklar seninle
    ve bugün bir kez daha anladım
    adamlığı kadınlardan öğrenecek erkek çok...
    Cemal Süreya
    Müzik: Dato Kenchiashvili - ioro
    4 min
  • Ümit Yaşar Oğuzcan - Alışkanlık
    Alışkanlık
    Gitgide alışıyorum sana.
    Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz
    Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin
    Yanımda olduğun zamanlar;
    sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor,
    alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun
    Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan
    Alışkanlıklar daima korkutur beni
    Düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim
    Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır
    Fakat şimdi sana alışıyorum
    Alıştıkça özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor.
    Yalnız içimde garip bir korku var.
    Sana alışmaktan değil seni kendime alıştırmaktan korkuyorum
    Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini
    daha değerlisini verememekten korkuyorum
    Bir gün ansızın ölmekten ve seni, bana olan alışkanlığınla
    yapayalnız bırakmaktan korkuyorum
    Oysaki her zaman ve günün her saatinde
    yanında olmalıyım senin
    Bana alışmış olmaktan
    pişmanlık duyacağın bir dakikan bile olmamalı
    Bütün zamanlarını zamanlarımla karıştırıp
    emsalsiz bir zaman bileşiminde yaşatmalıyım seni
    Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz.
    Her şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı, yarısı benim
    “Bana alış” demeyeceğim
    Nasıl olsa alışacaksın bir gün
    Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan gözlerin,
    o zaman en güzeli görecek bende!
    Alışkanlığınla, sevginle yepyeni bir “ben” yaratacaksın benden!
    İlk defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan.
    Sevgimle mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum
    Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi.
    Kimseden sevgisini istemedim, verdiler almadım.
    Bencildim bir zamanlar, sevmek benim hakkım diyordum.
    Oysaki şimdi bir zamanlar hiç sevmemiş olduğumu
    kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum.
    Asıl büyük sevgiyi seni sevmekte buldum ve sevgim
    senin sevginle değerleniyor, ayrı bir anlam kazanıyor
    Sevgin olmasaydı değersiz bir Cam parçasıydım.
    Sevginle bir aynayım şimdi.
    Bana bakanlar baştan başa seni görecekler içimde
    Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun?
    Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz.
    İki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan.
    Her yerde iki olduğumuz için
    bir bütün haline geliyoruz durmadan
    Alışkanlığım devamlı sana çekiyor beni
    Durup durup dudaklarını öpmek geliyor içimden
    Saçlarını okşamak geliyor, ellerini tutmak geliyor
    Kokunun tenime sindiğini hissediyorum geceleri
    Teninin dudaklarımda eridiğini hissediyorum
    Boynunun en güzel yerini benden başkası bilemez artık
    Seni kimse benim kadar benimle bir bütün olduğuna inandıramaz.
    Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu hissediyorum
    Beni yaşadığım zamanın dışına çıkarıyorsun.
    Bir gün tarih öcesinde yaşıyoruz , bir gün bulutların üstünde
    Uzun süren bir baygınlık sonrasının
    o anlatılmaz baş dönmesi içindeyim
    Bütün merdivenler birbirine eklendiği zaman
    seninle vardığım yüksekliğe erişemez
    Açılmış bütün kuyuların derinliği
    içimde seni bulduğum yer kadar derin değil
    Alışkanlık kozasını ören bir ipekböceği gibi gitgide tamamlıyor bizi.
    Emsalsiz bir oluşun içinde yuvarlanıyoruz.
    Korkunç bir yangın başladı yüreklerimizde.
    Özlem, kıskançlık, arzu ne varsa içimizde hepsi birdenbire tutuştu.
    Alev almayan bir yerimiz kalmadı.
    Alevlerimiz muhteşem bir kızıllığın içinde yıldızlara kadar uzanıyor.
    Hiç bir su, bu ateşi söndüremez artık.
    Nehirler, denizler boşalsa üstümüze hiç sönmeyeceğimizi biliyorum.
    Bu yangın biz birer kor haline gelinceye kadar sürecek.
    Önce bakışlarımız alıştı birbirine, sonra parmak uçlarımız
    Bu oluş tamamlandığı anda yeryüzünde
    bizden güçlüsü olmayacak!
    En mutlu olduğumuz yerde en güçlü de olacağız seninle
    Bu bir sonun değil bir varoluşun başlangıcıdır.
    Geçmişteki tüm alışkanlıkların bana alışmanı önleyemez artık
    Ümit Yaşar Oğuzcan
    Müzik: Hasan Cihat Örter - Jamais (Sultaniyegah Sirto)
    8 min
  • Ümit Yaşar Oğuzcan - Acılar denizi
    Acılar denizi
    Ben acılar denizinde boğulmuşum
    İşitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını
    Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni
    Duyarım yosunların benim için ağladıklarını
    Ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime
    Gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını
    Bu ne karanlık, bu ne zindan gece böyle
    Bütün gemiler söndürmüş ışıklarını
    Ben acılar denizi olmuşum, yaklaşma
    Sularım tuzlu, sularım zehir zemberek
    Baksana; herkes içime dökmüş artıklarını
    Bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa
    Bir deli rüzgar çıksa; alıp götürse
    Yılların içimde bıraktıklarını...
    Ümit Yaşar Oğuzcan
    Müzik: Bernward Koch - The Enchanted Pat
    2 min
  • Ümit Yaşar Oğuzcan - Her gece sen
    Her gece sen
    Her gece sen girersin rüyalarıma.
    Her gece sen...
    Paramparça olur uykularım.
    Karanlığın en koyulaştığı yerde kapının çalındığını duyarım.
    Açınca soğuk bir rüzgar çarpar yüzüme.
    Sen yoksun...
    Kilitlenir dudaklarım
    gözlerim karanlıklarda boşuna arar seni.
    Sen yoksun...
    Yalnızlığımı kadehlere doldurup tek başıma içmeliyim bu gece
    Kırmalıyım kapıları, evleri ateşe vermeliyim
    Sen yoksun...
    Zaman gitgide uzar..
    Altmış saniye bir dakika..
    Altmış dakika bir saat..
    Ve sabahın olmasına daha beş saat var.
    Beklemek bir çeşit ölmektir.
    Sen yoksun...
    Bu bana her gece binlerce ölüm demektir.
    Ben vapurlar dolusu kederimle yapayalnızım.
    Sen uzak bir körfezde özlemli, dalgın.
    Kıyılarına çarpıp ağladığı yerde dalgaların.
    Neden ay karşılardan yükseldiği zaman,
    Başın omuzlarımda olmasın?
    Neden ellerin avuçlarımda değil?
    Neden gözlerim aradığı zaman gözlerini bulmasın?
    Durup durup beni bu çaresizlik hançerliyor.
    Bu yolların bir yerde ayrılması.
    Uzayan kilometreler...
    O sefil, anlayışsız bakışları insanların.
    Dünya, o eski dünya değil
    Tanrı'ysa çoktan unuttu bizi.
    Şu uçsuz bucaksız evrende
    Ne derdimizi dinleyen,
    Ne de bir anlayan var sevgimizi.
    İki ömür değil,
    İki ayrı ve büyük yalnızlıktır yaşadığımız.
    Her şey aslında başka renkte.
    Vernikli eşyalar, vernikli yüzler...
    Altından yer yer sırıtan bir yoksulluk.
    Yalan üstüne yalan,
    Oyun içinde oyun...
    Her şey bir yerde anlamsız ve boş.
    Gerçek olan şimdi senin yokluğun.
    Senin varlığını özledim duyuyor musun?
    Bak nasıl artıyor ellerimin sıcaklığı.
    Dinle bak nasıl çarpıyor yüreğim.
    Bütün sokaklarında bu şehrin sana koşuyorum.
    Seni soruyorum gelip geçene,
    “Görmedik”, diyorlar.
    Anlamıyorlar seni nasıl özlediğimi,
    Nasıl sevdiğimi bilmiyorlar.
    Volkanlar tutuşuyor,
    Ormanlar yanıyor içimde.
    Her gece milyonların uyuduğu bir anda,
    devler uyanıyor içimde.
    Seni düşünüyorum,
    Karanlıklar içinden özlemli sesin geliyor.
    Bir ışık yanıyor çok uzaklarda,
    Çorak topraklarımın üzerinden bir bulut geçiyor.
    Şimdi umutlarım, varılmaz uçurum diplerinde,
    Korkunç, karanlık mağaralarda hayallerim.
    Derin bir kuyudan su çekercesine,
    Zamandan ve mesafelerden seni çekiyor ellerim.
    Sen her zaman olduğun gibi
    Yine o en güzel, en değerli...
    Benimse ellerim sımsıcak,
    Dudaklarım nemli,
    Özlediğim her şeyimle kopup,
    en yüksek tepelerden bir çığ gibi sana geliyorum.
    Sonra dağlar çöküyor ansızın,
    Ağaçlar devriliyor,
    Evler yıkılıyor,
    Altında kalıyorum...
    Kırık bir heykel,
    Parçasını arıyor her gece.
    Bir şarkı notasını...
    Bir tablo renklerini...
    Ağaç yapraklarını...
    Vazo çiçeklerini...
    Ve bir adam,
    Her gece yollara düşüp,
    Yana yakıla seni arıyor...
    Mağrur gözleri ıslak,
    İlk defa ağlıyor bu adam,
    “Gel“ diye,
    İlk defa yalvarıyor...
    Ben her gece,
    Gözlerim tavanda bir noktaya dikilmiş,
    Seni düşünüyorum.
    Ve sen o saatlerde,
    Benim görmediğim rüyaları görüyorsun.
    Bir böcek giriyor kafatasıma...
    Her gece sen,
    Bir cinnet gibi,
    Kanıma yürüyorsun...
    Ümit Yaşar OĞUZCAN
    Müzik: Rovsen - Dolya Vorovskaya
    6 min
  • Ümit Yaşar Oğuzcan - Beni unutma
    Bir gün gelir de unuturmuş insan
En sevdiği hâtıraları bile
Bari sen her gece yorgun sesiyle
Saat on ikiyi vurduğu zaman
Beni unutma. 

    Çünkü ben her gece o saatlerde
Seni yaşar ve seni düşünürüm.
Hayâl içinde perişan yürürüm
Sen de karanlığın sustuğu yerde
Beni unutma. 

    O saatlerde serpilir gülüşün
Bir avuç su gibi içime, ey yâr
Senin de başında o çılgın rüzgâr
Deli deli esiverirse bir gün
Beni unutma. 

    Ben ayağımda çarık, elimde asâ
Senin için şu yollara düşmüşüm
Senelerce sonra sana dönüşüm
Bir mahşer gününe de rastlasa
Beni unutma. 

    Hala duruyorsa yeşil elbisen
Onu bir gün benim için giy
Saksıdaki pembe karanfilde çiğ
Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen
Beni unutma. 

    Büyük acılara tutuştuğum gün
Çok uzaklarda da olsan yine gel
Bu ölürcesine sevdiğine gel
Ne olur Tanrıya kavuştuğun gün
Beni unutma.
    
Ümit Yaşar Oğuzcan
    Müzik: İntizar - Enstrumantal
    3 min
  • Pablo Neruda - When I die I want your hands on my eyes
    When I die I want your hands on my eyes:
I want the light and the wheat of your beloved hands
to pass their freshness over me one more time
to feel the smoothness that changed my destiny.

I want you to live while I wait for you, asleep,
I want for your ears to go on hearing the wind,
for you to smell the sea that we loved together
and for you to go on walking the sand where we walked.

I want for what I love to go on living
and as for you I loved you and sang you above everything,
for that, go on flowering, flowery one,

so that you reach all that my love orders for you,
so that my shadow passes through your hair, 
so that they know by this the reason for my song.
    Pablo Neruda
    Music: Mike Rowland - The brighter side part 1
    2 min
  • Ümit Yaşar Oğuzcan - Bugün hiç özlemedin mi beni?
    Bugün hiç özlemedin mi beni?
    Bugün hiç özlemedin mi beni?
    Bugünde mi geçmedim aklının kıyılarından?
    Ne olur çekme ellerini karanlığımdan
    Bir sen kaldın dünyada güzel bildiğim
    Zaman zaman senden uzaklaşmak isteyişimin
    boşuna olduğunu biliyorum.
    Artık kendimden bile kaçabilirim.
    Fakat senden asla!
    Sen hükmedemediğim kaderimsin benim,
    silemediğim alınyazımsın.
    Olduğun gibi seviyorum seni,
    olmanı istediğim gibi değil,
    neredeysen orada,
    nasılsan orda kal..
    Beni şair ettin,
    beni adam ettin
    ama bana yazık ettin.
    Sensiz bir dünya yaratacağım senden.
    Dünya duracak ama sen durmayacaksın.
    Zaman bitecek
    ama sen bitmeyeceksin.
    Bir gün bütün çiçekleri solacak bahçelerin,
    yıldızlar ışık vermeyecek,
    Güneş doğmayacak hiç
    ama sen solmayacaksın,
    sen eksilmeyeceksin.
    Seni maddenin dışına çıkarıyorum.
    Ölümsüzlüğün kapılarını açıyorum sana..
    Anlamıyor musun?
    Bir dünya var üzerinde yaşadığım;
    seninle dopdolu.
    Bildiğim bir şehir var;
    bütün sokakları senin adını taşır.
    Bir nefeste benim için al
    havasızlıktan öldürme beni
    bulutlara,
    yıldızlara benim için de bak.
    Susadım diyorsam
    bir yudum su içmelisin,
    ben yorulduysam sen uyumalısın.
    Ellerim sevilmek istiyor,
    saçlarım okşanmak istiyor,
    dudaklarım öpülmek istiyor,
    anlamalısın.
    Kahrolsun bu karanlıklar,
    bu mesafeler,
    bu zaman.
    Ben seni istiyorum
    ya seninle yaşamak
    ya da seninle yok olmak..
    Bütün vücudunu santimetrekarelere ayırıp,
    birer birer öpmeliyim
    ve sonra sımsıkı sarılmalıyım sana
    böylece ölmeliyiz.
    Aradan yıllar geçip
    bizi buldukları zaman,
    etlerimiz çürümüş olsa da
    kemiklerimiz ayrılmamalı birbirinden.
    Hadi gel,
    nefes almak hüner değil,
    seninle ölmek istiyorum,
    anlamıyor musun?
    Sen sevildiğin için güzelsin bu kadar.
    Ben sevilmediğimden böyle çirkinim...
    Bu kirli çağ bizim çağımız değil,
    İnsanlığın üç devri,
    Taş devri
    Tunç devri
    Utanç devri
    Kızma bana Ulu Tanrım
    Yarattığın kullar bozuk.
    Yalnızlığın tam ortasındayım artık
    yalnızlık kadar!..
    Ümit Yaşar Oğuzcan
    Müzik: Burhan Işıyok - Gecenin sesi
    4 min
  • Ümit Yaşar Oğuzcan - Birgün
    Bir gün
    Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde
Gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa
Bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde
Ve saatler gecikmiş zamanları çalarsa
Bil ki seni düşünüyorum

Bir vapur yanaşırsa rıhtımına bin, acil
Örtün karanlıkları masmavi denizlerde
Ve dinle kalbimi bak nasıl çarpıyor nasıl
O bütün özlemlerin koyulaştığı yerde
Bil ki seni bekliyorum

Bir sabah gün doğarken aç perdelerini, bak
Sevinçle balkonuna konuyorsa martılar
Kendini tadılmamış derin bir hazza bırak
Dökülsün dudağından en umutlu şarkılar
Bil ki seni istiyorum

Gecelerden bir gece uyanırsan apansız
Uzaklarda elemli, garip bir kuş öterse
Bir ceylan ağlıyorsa dağlarda yapayalnız
Ve bir gün kabrimde bir kara gül biterse
Bil ki seni seviyorum
    Ümit Yaşar Oğuzcan
    Music: Henry Salomon YvSu Orquesta - Tema de amor - De: ”Romeo y Julieta”
    2 min
  • Ümit Yaşar Oğuzcan - Bir gün anlarsın
    Bir Gün Anlarsın
    Uykuların kaçar geceleri,
    Bir türlü sabah olmayı bilmez,
    Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya
    Deli eden uğultudur başlar kulaklarında,
    Ne çarşaf halden anlar, ne yastık
    Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık,
    Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın,
    Onun unutamadığın hayali,
    Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine,
    Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.
    Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu,
    Şerefin, faziletin, iyiliğin güzelliğin.
    Gün gelir de, sesini bir kerecik duymak için,
    Vurursun başını soğuk, taş duvarlara,
    Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın
    Duyarsın.
    Ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın.
    Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.
    Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin
    Niçin yaratıldığını.
    Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini
    Uzun uzun seyredersin aynalarda güzeliğini
    Boşuna geçip, giden yıllarına yanarsın.
    Dolar gözlerin, için burkulur
    Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.
    Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların
    Sevilen gözlerin erişilmezliğini
    O hiç beklenmeyen saat geldi mi
    Düşer saçların önüne ama bembeyaz
    Uzanır gökyüzüne ellerin
    Ama çaresiz
    Ama yorgun
    Ama bitkin
    Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın
    Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı
    Sevmek ne imiş bir gün anlarsın
    Bir gün anlarsın hayal kurmayı
    Beklemeyi
    Ümit etmeyi
    Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
    Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi
    Lanet edersin yaşadığına
    Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın
    O zaman bir çiçek büyür kabrimde kendiliğinden
    Seni sevdiğimi bir gün anlarsın.
    Ümit Yaşar Oğuzcan
    Music: Yanni - The Mermaid
    4 min
  • Necip Fazıl Kısakürek - Bekleyen
    Bekleyen
    Sen, kaçan ürkek ceylânsın dağda,
Ben, peşine düşmüş bir canavarım!
İstersen dünyayı çağır imdada;
Sen varsın dünyada, bir de ben varım!
    Seni korkutacak geçtiğin yollar,
Arkandan gelecek hep ayak sesim.
Sarıp vücudunu belirsiz kollar,
Enseni yakacak ateş nefesim.
    Kimsesiz odanda kış geceleri,
İçin ürperdiği demler beni an!
De ki: Odur sarsan pencereleri,
De ki: Rüzgâr değil, odur haykıran!
    Göğsümden havaya kattığım zehir,
Solduracak bir gül gibi ömrünü,
Kaçıp dolaşsan da sen, şehir şehir,
Bana kalacaksın yine son günü.
    Ölürsün... Kapanır yollar geriye;
Ben mezarla sırdaş olur, beklerim.
Varılmaz hayale işaret diye,
Toprağında bir taş olur, beklerim...
    Nep Fazıl Kısakürek
    Müzik: Tron Syversen - Silent Dream
    3 min

About Poseidon and poems

From the publisher's feed

We are human and we have emotions!..