
Sign up to save your podcasts
Or


Her şeyi bilebilir olmanın baskısı altında günden güne hep daha az şey bilerek yaşıyoruz.
Hiçbir günümüzü, hiçbir anımızı bir ötekinin sahne arkası haline getirmemek dileğiyle...
“Benim hoşlanmadığım, doğuşumun ve yetişme şeklimin bana kişilik yerine vermiş olduğu duygu ve heyecanlar, yatkınlıklar, cari fikirler, sınıfsal refleksler manzumesiydi. Yerine, evet. Çünkü öbürlerinin sahip oldukları ya da sahip olduklarını sandıkları gibi, hiçbir zaman bir kişiliğim olmadı benim. Ben her daim sıra dışı bir hiç-kimse olduğum halde, en şiddetli arzum sıradan bir kimse olmaktı. Anna’yı gördüğüm an, sözünü ettiğim başkalaşımı onun üstünden gerçekleştirebileceğimi anlamıştım.”
“Ben bir canavarım, özgür ve tek başına ormanlarda gezinmek isteyen, alnına bir sarmaşığın dokunmasına bile katlanamayan bir canavar. O kadar da kötü bir şey olmazdı bu. Ama işte o canavar zaman zaman sevilmek, okşanmak ister ve inleye inleye sürünerek insanların arasına döner.”
“Yine böyle bir günde, biraz daha önce, biraz daha sonra, bir şeylerin yolunda gitmediğini, açık konuşacak olursak, yaşamayı bilmediğini, hiç bilmeyeceğini şaşırmadan keşfediyorsun.”
“Bazen insana hiçbir şey hatırlamak kadar acı veremez, özellikle de mutluluğu hatırlamak kadar. Unutamamak. Belleğin kaçınılmaz intikamı. Herhangi bir iz taşınıyorsa eğer, bu bir zamanlar bir yara açıldığındandır.”
“Kuşkusuz kendilerini bir şeye adamak, eğilim olarak adlandıracakları güçlü bir gereksinim, onları yükseltecek bir heves, tüm benliklerini dolduracak bir tutku duymak herkes gibi onların da hoşuna giderdi. Ne yazık ki tek bir hevesten, daha iyi yaşama isteğinden başkasını duymuyorlardı ve bu onları tüketiyordu.”
“Uykusuzluk farkına varmadan verimliliğe tapınmamızın içten gelen başkaldırısıdır.”
“Neye geç kaldık şimdiden? Çağımızın hangi konuda treni kaçırdığını söyleyeceğiz? Iskalamakta olduğumuz hayatın kendisi. Hatırlatmak gerekir mi? Hepimiz bitiş çizgisine varacağız. Hem de oldukça çabuk.”
“Gündelik hayatta parantez içine alınan beden bireyin dikkatine semptom olarak geri döner.”
From the publisher's feed