Söyleyeceklerimi hazır bulunanlardan gizlemek için, seninle dilsiz olarak konuşmak
Zaten sana söyleyeceklerimi insanların arasında açıkça söylesem de, başkasının kulakları duymaz, anlamazlar.
Hani uykuda dilsiz, dudaksız söz söylerler. İşte ben uyanık iken de sözümü sana öyle söylerim.
Acılarımı kimsenin duymaması için, ben kuyunun dibinden başka yerde inlemem, feryad etmem. Ben senin gamının sırlarını mekandan da dışarı söylerim.
Ben yeryüzüne oturmuş da yeryüzünün hallerini, gökyüzüne söylemekteyim.
Ey aşıklar! Bizler yıldızlar gibi tamamıyla ateş halini almışız.
Bütün gece o ay parçasının, o güzeller güzelinin etrafında dönüp durmadayız.
Güneş doğunca yıldızlar görünmez. Bizim güneşimiz görünmezken, biz meydana çıktık ama, bil ki biz avareyiz...
Başıboş dolaşıp duruyoruz.
Dilberâ yüzün gören bülbül gül-i terden geçer
Lebleblerin tadını bilen şekerden geçer
Kan dökerse,çeşm-i giryânın nolur?
La'l-i yare dil verenler la'l u cevherden geçer
Senin yüzünü görenbülbül, aşık olduğu taze gülden vazgeçer
Dudaklarını tadan papağan da artık şeker yemekten vazgeçer)
Sürekli ağlayan gözlerim, bu aşırı ağlama sonunda gözyaşı yerine kan akıtmaya başlarsa şaşırmamalı
Nitekim sevgilinin dudağına gönül verenler yakut ve cevherden vazgeçerler)
Dâr-ı dünyâ deli gönlüm gibi vîrân olsa
Ne cihân olsa, ne cân olsa, ne hicrân olsa
Bir demür tağı delip boynına almak gibidir
Her kişi âşık olurdu eğer âsân olsa
Gam-ı yâr ile sevinmez yokdur
Bir gedâ cümle, cihân mülkine sultân olsa
Hançer-i dilber ile bir cân olsa
(Dünyâ evi deli gönlüm gibi vîrân olsa; ne dünyâ olsa, ne can olsa, ne de ayrılık olsa.
Keşke sevdiğimi herkes sevseydi de hepimiz onu konuşsak, sürekli ondan söz etseydik.
Aşık olmak demir dağı delip boynuna almak gibidir; eğer bu iş kolay olsaydı herkes âşık olurdu.
Bende sevgilinin derdi var diye mutluyum; bir dilenci bütün dünyâya hâkim olsa sevinmez mi?
Sevgilinin hançeri ile baş edebilecek bir can olsaydı, hemen karşılar, can atar, ona saygı gösterirdi.)
Gül yüzünden ayrı düşünce üzülmekten kendimi alamıyorum.
Gözümden akan kanlı yaşlarla, dünya bağını kızıl lale bahçesine döndürmek istiyorum.
İçimden, dert, eziyet ve gamlar diliyorum.
Kalbimi senin zülfünün ayrılığıyla dur duraksız biçareye döndürmek istiyorum.
Bunca perişanlık içinde aklımı darmadağın etmek istiyorum.