
Sign up to save your podcasts
Or


Socrates Podcasts ve Bant Mag işbirliğiyle yayınlanan Parke Gıcırtısı’nın 13. bölümünde Cem Kayıran, Cem Pekdoğru ve Evrensel gazetesi yazarı Mithat Fabian Sözmen, George Floyd’un ölümünün ardından ABD’de başlayan protesto dalgalarında NBA oyuncularının üstlendiği rolü tarihsel bağlamda ele alıyorlar. 30 Temmuz’da Orlando’daki hava atışıyla yeniden start alacak NBA sezonu ve “bubble” fikriyle ilgili şüphelerimizi paylaştıktan sonra, ilk sendikal girişimler, 1964 All-Star boykotu, Oscar Robertson ve Spencer Haywood’un lige açtıkları davalarla kazandıkları önemli haklar, Bill Russell ve Kareem Abdul-Jabbar’ın aktivizmi, Cleveland Zirvesi ve 1968 ruhunun NBA’deki yansımaları üzerinden Michael Jordan jenerasyonuna, çağın kurbanı olan Craig Hodges ve Mahmoud Abdul-Rauf’a, Jason Collins’e, LeBron James’e ve yeni bir milada uzanıyoruz…
Not: Bu bölüm, 2 Temmuz 2020 tarihinde kaydedilmiştir.
Yeni Medya 451’in ikinci bölümünde Can Öz ve Ümit Alan, ilk bölümde açtıkları bir parantezi kapatıyor ve dijital obeziteyle mücadelede önerilen yollardan biri olan “dijital minimalizm” hakkında konuşuyorlar. Dijital minimalizm nedir, mümkün müdür? Bu sorularla boğuşurken azalan verimler yasasından, optimizasyonun ve amaca yönelik hareket etmenin öneminden bahsediyoruz. Kendi “binge-watching” deneyimlerimize, ıskaladığımız ve ıskalamadığımız gün batımlarına, “dijital detoks” mitine de değinerek…
Premier League ve La Liga’nın resmî sponsoru King’in sunduğu Seni Çok Özledik’in dokuzuncu bölümünde, süre sınırlarımızı birazcık esnetmemize sebep olan özel bir golcüyü ağırlıyoruz. Ozan Can Sülüm ve Emre Özcan bu bölümde futbol anlayışlarının merkezine oturttukları bir forvete, Arsenal’ın 2003-04 sezonundaki namağlup şampiyon takımının ileri ucunda yer alan Thierry Henry’ye methiyelerini iletiyorlar. Arsene Wenger yönetimindeki The Invincibles’a mecburi saygı duruşundan sonra Henry’nin onu sahada diğer herkesten ayrıştıran karizmasını, Arsenal’ın futbol stiline can veren oyuncu profilini konuşuyoruz. Güç, hız ve tekniğin tek vücutta toplandığı en iyi modern forvetlerden birinin bazı özel gollerini, Şampiyonlar Ligi’nde Inter deplasmanında alınan 5-1’lik galibiyete verdiği ilhamı, milli takım kariyerinde Zinedine Zidane’la uyum sağlayamamasını ve çok daha fazlasını bu özel bölümde bulabilirsiniz…
Yabancı kim? Düşmanlık ne? Yabancı ne? Düşmanlık kime? Ne zaman başlamış? Her toplumda var mı? İnsan, kendine mi yabancı? Kendisi, insana mı düşman? Hepsi siyasetçiler yüzünden mi? Can Öz ve Harun Tekin, serinin sondan bir önceki ve baş başa sohbet ettikleri son bölümünde bu ve benzeri sorular üzerinden yabancı düşmanlığı olgusuna göz atıyorlar. / Jenerik Tasarım: Harun Tekin, Jenerik Seslendirmen: Selma Ergeç
Premier League ve La Liga’nın resmî sponsoru King’in sunduğu Seni Çok Özledik’te ikonik golcülerin ikonik sezonlarını anmaya devam ediyoruz. Onur Erdem ve İlhan Özgen, serinin La Liga edisyonunun dördüncü bölümünde 1997-98 sezonunun 24 gollü kralı Christian Vieri’yi ağırlıyorlar. İlhan’ın favori golcüleri arasında yer alan Bobo Vieri’nin Inter transferi öncesindeki ilginç kariyer seyri, Radomir Antic yönetimindeki Atletico formasıyla tek La Liga sezonunda 24 maçta 24 gol atarak sergilediği efektif performans, çizdiği santrfor profili, İtalya milli takımıyla bıraktığı hatıralar sırayla ziyaret ediliyor. Bahse konu sezonun gol krallığı yarışındaki diğer iddialı isimler Rivaldo, Luis Enrique ve Lyuboslav Penev’e de özel birer parantez açıyoruz.
Ali Emre Mazlumoğlu ve Çetin Cem Yılmaz şampiyonluk kutlamasını aradan çıkardıktan sonra, Boxing Day’in 27. bölümünde son haftalarda form grafiğiyle dikkat çeken Manchester United ve Arsenal’daki gelişmelere odaklanıyorlar. Bruno Fernandes etkisinin pandemi arasından sonra iyiden iyiye hissedildiği United’da yeni bir role bürünen Paul Pogba, Rashford ve Martial’i gölgede bırakacak düzeyde iki maç çıkaran Mason Greenwood üzerinden bir başka parlak genç oyuncuya, Arsenal’ın geçtiğimiz hafta sözleşme yenilediği Bukayo Saka’ya geçiyoruz. Yapmak istediklerini yavaş yavaş denemeye başlayan Mikel Arteta’nın sahada gördüğü olumlu karşılıklara değindikten sonra, Manchester City’nin Şampiyonlar Ligi kupasını kaldırmak için gerçekçi bir aday olup olmadığını tartışıyoruz.
Formula 1’de 217 günlük bekleyişin ardından motorlar yeniden çalışırken, Vasıtalar da Avusturya GP sonrasında görece daha kısa bir aradan geri dönüşünü yapıyor. Barkın Kızıl ve Mali Selışık, geciken ama beklediğimize değen sezon startını 24. bölümde enine boyuna konuşuyorlar. Ferrari’nin sıralamadaki feci performansından ve Lewis Hamilton’ın start cezasından bahsettikten sonra, yarışın kazananları ve kaybedenlerini, güvenlik aracının ateşi harladığı son bölümde yaşananları, bir kez daha podyum yolundaki Alex Albon’un yarışına son veren şampiyonu konuşuyoruz. Lando Norris’in acayip son turuyla McLaren’ı podyuma taşımasından, Red Bull’un dayanıklılık problemlerinden, beklendiği gibi puan yarışına ortasından dahil olan ama bazı sorunlar da yaşayan Pembe Mercedes’ten ve elbette yarışın kazananı Valtteri Bottas’tan söz ettiğimiz bölümün sonunda ise Porsche Supercup sezonunu istediği gibi açamayan Ayhancan Güven’e bir parantez açıyoruz.
Formula 1 Fantasy oyununda Vasıtalar ligine katılmak için;
Fenerbahçe Beko’daki sıcak gelişmeler üzerine Kısa Beş de özel bir bölümle geri dönüş yapıyor. Buğra Balaban ve Utkan Şahin, Ataşehir’de yedi sezonluk Zeljko Obradovic çağının kapanış şeklini yorumladıktan sonra Fenerbahçe Beko’nun yeni koç seçimini analiz ediyorlar. Igor Kokoskov’un kariyer çizgisi, Fenerbahçe Beko’da yapacaklarına dair ne gibi ipuçları veriyor? Kulüpte kalan Maurizio Gherardini’nin yeni dönem için nasıl bir vizyonu olabilir? Kıta basketbolunda kulüpler düzeyindeki deneyimsizliği, Kokoskov için bir handikap yaratabilir mi? Kısa Beş’in 31. bölümünde bu zor sorulara yanıt arıyoruz.
Yeni Medya 451’in ilk bölümünde Can Öz ve Ümit Alan, salgından sonra yeniden tanımlanmaya ihtiyaç duyan “dijital obezite” fenomenini ele alıyorlar. Dijital obezite nedir? Günlük yaşantımızda, okuryazarlığımızda, iş hayatımızda, ilişkilerimizde dijital obezitenin varlığını nasıl saptarız? Dijital doğmayanların dijital dünyayla tanışma yıllarına geri döndüğümüz, bitmeyen verimlilik savaşlarına ve sıkılma hakkının önemine değindiğimiz bu bölümde Black Mirror’dan Stefan Zweig’a, Walter Benjamin’den Eric Schmidt’e çeşitli referanslara uzanıyoruz ve son olarak literatüre geçmiş, dijital çağa özgü bazı hastalıklardan söz ediyoruz.
Yeni Medya 451’in “Önsöz” bölümünde Can Öz ve Ümit Alan, bu podcast serisine neden başladıklarını anlatmak üzere buluşuyorlar. Uyum sağlamaya çalışırken zaman zaman “bindik bir alamete” dememize yol açan bu dijital-medya-sonrası yeni gerçekliğin bir fotoğrafını çekecek serinin Dijital Obezite konulu ilk bölümü ise, 4 Temmuz Cumartesi akşamı yayında olacak.
From the publisher's feed

119 Listeners

109 Listeners

0 Listeners

24 Listeners

10 Listeners

66 Listeners

4 Listeners

6 Listeners

1 Listeners

50 Listeners

18 Listeners

9 Listeners

7 Listeners

6 Listeners