Michelangelo’yu "kusursuz bir zirve", Orta Çağ’ı ise "karanlık ve beceriksiz" olarak bilmemizin ardında aslında tek bir adamın kalemi yatıyor: Giorgio Vasari.
Bugüne kadar okuduğumuz, inandığımız ve hayran kaldığımız o görkemli "Rönesans" anlatısı, sanat tarihinin kurucusu kabul edilen bu ismin devasa ve taraflı bir kurgusu olabilir mi?
Bu bölümde, sanat tarihini kelimenin tam anlamıyla baştan yazan o meşhur eserin, Le Vite'nin (Sanatçıların Hayat Hikayeleri) satır aralarına dalıyoruz. Vasari'nin sanatı tıpkı bir insan ömrü gibi evrelere ayırarak Giotto'dan başlatıp kendi dostu Michelangelo'da nasıl zirveye taşıdığını ve disegno (tasarım) kavramını nasıl entelektüel bir silaha dönüştürdüğünü inceliyoruz.
Ancak madalyonun bir de karanlık yüzü var...
Yüzyıllar boyunca adeta bir kutsal metin gibi sorgulanmadan kabul edilen bu Floransa merkezli anlatı, 20. yüzyıldan itibaren feminist sanat tarihçileri ve modern eleştirmenler tarafından nasıl yerle bir edildi? Vasari bu tarihi yazarken kimleri kayırdı, hangi dehaları ve kadın sanatçıları bilinçli olarak tarihten sildi?
Sanat tarihinin sadece fırçalarla değil, aynı zamanda taraflı kelimelerle ve büyük kurgularla nasıl inşa edildiğini görmek için ezber bozan bir yolculuğa çıkıyoruz. Sanat tarihine bir daha asla aynı gözle bakamayacaksınız.
#GiorgioVasari #SanatTarihi #Rönesans #Michelangelo #LeVite #FeministSanatTarihi #MimarlıkTarihi #TarihYazımı #GizliTarih