Ülke yanıyor, hem de cayır cayır... Hayır, mecazi anlamda falan değil, gerçekten tutuştu ormanlarımız... Ve tek bir insanın tercihleri arasında olmadığı için yangın uçaklarımız yok ortada. Hayır, gerçekte olmadıkları için değil, birileri istemediği için...
Bu sabah erken saatte Diyarbakır, Van ve Mardin belediyelerine kayyum atanması, aslında yeni dönemde AKP'nin izlemeye hazırlandığı siyasi duruşun da net bir göstergesi. Gelin nedenlerine birlikte bakalım.
İzmir ve Denizli'de art arda yaşanan iki deprem, ülkemizin deprem gerçeğini bir kez daha hatırlattı. Peki sadece o kadar mı? Başkasının acısını kendinden görmemeyi, onun başına geleni yaşadığı hayata bağlamayı, yani insan kötülüğünü de anlatmadı mı bize?
Günlerdir tartıştığımız ve sadece iktidar partisinin değil ana muhalefetin de bulaştığı "akraba kayırmacılığı" aslında toplumdaki yaygın bir çürümeyi gösteriyor. Elbette iktidarın eli daha güçlü...
Çok önemli bir yazarı kaybettik dün. Senaryolarıyla Türkiye'nin fotoğrafını namusluca çekip, gerçeği saptırmadan paylaşan bir insanı... Gelin bu sabah 1976'nın Kapıcılar Kralı ile 1989'un Bizimkiler'i üzerinden bugünün Türkiye'sini konuşalım ve Umur Bugay'a saygı sunalım...