4 ay sonra yaşayacağımız bir belediye seçimi olmasına ve bizzat Erdoğan tarafından "Belediyecilik hizmetlerimizden herkes yararlansın istiyoruz" diye anlatılmasına rağmen ilginç bir durum yaşanıyor. İktidara yakın yazarların inceden dillendirmeye başladığı "AKP giderse istikrar yok olur" söylemi, seçimle ilgisiz olmasına karşın iktidarın kampanya sloganı olacak gibi...
Kasım ayı enflasyon rakamları üzerinde dürüstçe konuşmaya hazır mısınız? Sadece rakamların ne anlama geldiğini değil, bundan sonra ne getireceğini de konuşacağız ama. Hazırsanız... buyurun.
Cumartesi sabahı gazetelerde küçücük bir haber yer aldı. "Ergenekon davası çöktü!" Bu kadar! 11 yıllık bir yalanın ardından, toplumda yarattığı tahribatı bile konuşmadan... Bu kadar basit mi peki? Gelin, eğip bükmeden hepsini konuşalım...
Sadece 4 ay kaldı seçime. Gelin bu sabah ittifaklar açısından duruma bakalım. Hem AKP-MHP arasında ittifakın koalisyona dönüşüne hem de CHP- İYİ Parti birlikteliğinin yaşadığı net krize... ve elbette neredeyse hiç tartışılmayan bir konuya. Üstelik muhalefetin henüz yaşanmamış bir seçim başarısını erkenden pay ederken görmezden geldiği en sert soruyu sorarak: Seçmen sandığa gidecek mi gerçekten?
Kocaeli'de otoyol inşaatı sırasında yaşanan kazaya ilişkin yayın yasağı getirilmesi herkesi şaşırttı. Hayır, yasak değildi şaşırma gerekçesi. Gerekçenin ta kendisiydi! Çünkü Kocaeli Valiliği, haberin yayınlanmasının toplumsal ahlakı bozacağını düşünüyordu!