Bir yıldır bağıra bağıra gelen ama ısrarla bir tek kişinin ağzından çıkan saçma sapan sözlerle iyice büyüdüğü görmezden gelinen ekonomik kriz artık patladı. O zaman soru şu: Hala görmezden gelmemek mümkün mü?
Siyaseten tuhaf bir haftaya başlıyoruz. İktidar bir yandan bozulan ekonomiyi tartıştırmamak, öte yandan da Pastör Brunson krizini unutturmak için milliyetçilik ipine sarılacak. Ana muhalefette ise "Kurultay yapamadık, MYK değişimi verelim" bakışı hakim.
Pastör Bruson krizi için ilk yüz yüze görüşme bu sabah Singapur'da yapıldı. Dışışleri Bakanı Çavuşoğlu ile mevkidaşı Pompeo görüşmenin ardından başlıktaki ifadeyi kullandı. İyi de bu krizi yaratan asıl unsuru, yani Türkiye'de yargı bağımsızlığını kendi içimizde enine boyuna tartışmadan, sadece bu cümleyle yetinebilir miyiz?
Amerikan yönetiminin 2 Türk bakan hakkında verdiği yaptırım kararı gündemin en önemli konusu kuşkusuz. Ancak bana kalırsa bu konuyu mutlaka olası ekonomik yaptırımlarla birlikte konuşmak gerekiyor.
11 aylık bir bebeğin annesiyle birlikte öldürülmesine bile hep birlikte 'terör' diyemeyen vicdansız bir toplum olduk biz... İnsanların cebindeki 3 kuruşu 'zam değil fiyat güncellemesi' diye anlatmaya çalışan bir ekonomi yönetimimiz var. Siyaset sadece karşıtlıklar üzerine bina ediliyor... Ve bütün bunlar yaşanırken hala bir şey olmamış gibi davranabiliyoruz...