Yaşanan ekonomik ve siyasal dalgalanmanın saklanacak yönü kalmamışken, toplumdaki değişim talebini görmezden gelmeye çalışmak faydasız. İster bir futbol kulübünde olsun ister siyasal iktidarda, bu değişim talebi demokrasinin gereği çünkü...
Sahibin sesi olmaktan bir adım öteye geçemeyen gazetecilik ne kaybettirir ülkeye? Vereceği hasar sadece doğru bilgiye ulaşamamakla mı sınırlıdır yoksa bunun ötesinde etkileri de olur mu? Peki nereye kadar alçalabilir bir insan? Zor sorular bunlar ama yanıtını aramak hele bu dönemde, şart...
Herkesin birbirine sorup durduğu sorunun yanıtını arayalım bugün. Hem de yalnız başımıza değil. Hayko Bağdat'ın tam bir "Yetmez ama Evet"çi tavrıyla yazdığı nefret dolu yazısı ile Abdülkadir Selvi'nin seçimleri iptal edilebileceğine ilişkin yazısı bize eşlik etsin...
Bir aydan da kısa süre kaldı 24 Hazirana... Bu saatten sonra hem seçim vaadlerinde hem de suçlamalarda ayar kaçacak. Emin olun, tecrübeyle sabit... Peki biz... akıl sağlığımızı nasıl koruyacağız?
Miting meydanlarında, üstelik ne söylersen söyle alkışlayacak kitleler önünde böbürlenerek anlatılabilecek bir şey değil ekonomi... Gelin ben size dün akşamdan, sadece ekonomi dünyasına gerçekten yön verenlerin katıldığı bir toplantının içinden anlatayım durumu...