Aslında sadece "Amerikan 6. Filo'sunun gemileri önünde şükür namazı kılmış birinden ne bekliyordunuz ki?" deyip geçmek mümkün ama söz konusu kişi bu ülkeyi kuran Gazi Meclis'in başkanı ve Cumhurbaşkanının 'ağabey' diye hitap ettiği biriyse, maalesef bunu konuşmak zorundayız...
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun dün maruz kaldığı suikast girişimi pek çok yönüyle önemli işaretler barındırıyor. Hatta buna 'suikast girişimi' diyemeyenlerin varlığı bile yeterince büyük bir sıkıntı ama hedef olarak neden kendisinin seçildiği, Türkiye'yi bundan sonra nelerin beklediğine ilişkin yanıtları da barındıran bir soru.
Sanırım ABD Başkan Yardımcısı Biden'ın kısa Türkiye ziyaretinden en çok akılda kalan cümle "15 Temmuzu önce internet şakası sandık' şeklinde ifade edilebilecek sözleri olacak. 240 insan kaybettiğimiz bir geceyi böyle tanımlayabilen bir misafiri ağırlamak çok kolay olmamıştır eminim. İyi de bu arkadaşın bir de "PYD, Fırat'ın Batısına geçmeyecek, nokta." sözü var, ya o da aynı soğuk ve yapay mizah anlayışının ürünüyse?
Son 6 yıldır uygulanan saçma sapan dış politikanın kaçınılmaz sonucu olarak Suriye'ye yönelik harekata Türkiye de bu sabah itibarıyla katıldı. Peki bundan sonra ne olabilir? Gelin bunu konuşalım biz...
"Stratejik Derinlik" deliliğiyle iyice içinden çıkılmaz bir hal alan dış politikamızda ciddi anlamda bir eksen değişimi var. "ABD ile birliktelikten "Rusya- İran-ABD ile ortak eyleme" evrilen bu çizgide Esed'in yeniden Esad olması da kaçınılmaz. Ancak ortada çok ciddi bir terör sorunu olduğu ve bu gerçek göz ardı edilerek oluşturulan günlük politikaların ülkeyi ne hale getirdiği unutulmamalı.