Sadece son 1 yılda terör saldırılarında 344 sivil kayıp vermiş, iki bine yakın yaralısı bulunan bir ülkede bu soruyu sormak, yanıtını verirken de sahip olduğumuz her türlü aidiyetin dışından bakmak zorundayız. Çünkü birileri kendine yakın teröristleri kutsadığı sürece bir yere varma şansımız yok ve olmayacak...
Dünden beri FETÖ'ye maddi destek (onların söyleyişiyle himmet) verdikleri için üst düzey yöneticileri gözaltına alınan ya da kayyuma devredilen şirketler gündemde. 5 büyük holdingin sadece 2015 ciroları toplamı 15.5 milyar TL. O zaman soru şu değil mi: Bu adamların bu kadar büyük paralar kazanmasının zeminini kimler hazırladı peki?
Sonda söyleyeceğimi en baştan belirteyim de izleyiciyi yormayayım: Demokratik ülkelerde SADAT gibi kuruluşlar olmaz, eğer varsa orada demokrasiden söz edilemez. Türkiye, yaşadığımız darbe girişiminin ardından çok net bir yol ayrımında; ya korkuyla kurulacak ve içinde SADAT gibi yapıların da olduğu bir gelecek ya da darbe belasından demokrasi dersi çıkartmış yüzü ileri dönük bir ülke...
Eski ve çok sevdiğim bir sözdür. 'Köy yanarken kahpe taranır' derler. Kendinin de içinde olduğu 'köy' yanarken, yani bir gazete - Özgür Gündem- kapatılırken sessiz kalan medya dünyamıza çok uymuyor mu bu söz? Yanıtınız 'hayır' ise, bu sabahki gazetelerin birinci sayfalarına bakmanızı öneririm, zira bu haber bir iki gazete dışında hiçbirinde yok...