Doktorlar teşhis koyduğunda ya da ilaç yazdığında insanlar ilme ve uzmanlığa itibar ederek itaat ederler. Sanayide güvenilir bir usta araçla ilgili bir tespitte bulunduğunda tecrübeye, ustalığa itibar edilir ve itaat edilir. Ancak mesele örneğin ilahiyat olduğunda, örneğin hukuk olduğunda, çoğu kişi kendisini fikir yürütmeye, düşünce beyanına yetkin görür. Doktora, mühendise, ustaya itiraz edilmez ama sosyal bilimlerde hayatını o alana adamış bir profesör konuşurken “Hocam size katılmıyorum”, “Ben öyle düşünmüyorum” ya da “Yanılıyorsun, bak o iş öyle değil” türünden cüret sergilenir.