Avrupa’nın yüzyıllar önce inşa ettiği ekonomik ve siyasi güç 2. Dünya savaşı sonrasında çatırdamaya başlamıştı. Savaş sonrasında ABD hegemonyasını kabullenen Avrupa, 21. yüzyılın başına kadar ekonomik ağırlığını koruyabilmişti. 2008 ekonomik krizi sonrasında toparlanmakta zorluk çeken kıtanın bütünü, kendi içinde çelişkilerle mücadele etmek zorunda kaldı. Tedrici biçimde farklı alanlarda görülen gerileme Avrupa’yı, Çin ve ABD karşısında geri bıraktı. Rusya’nın Kırım’ı ilhakı sonrasında tehdit algısında değişiklik yaşayan kıta ülkeleri, müstakil çıkar ve tehdit algısını genele teşmil edemedi ve bu durum, Avrupa fikrinin kıta genelinde çeşitli eleştirilere muhatap olmasını beraberinde getirdi.