Bu bölümde bir şairin iç savaşına,
Bir adamın yalnızlığına,
Bir buzdağının görünmeyen derinliklerine iniyoruz.
Atilla İlhan, sadece bir isim değil.
Bir coğrafyanın hafızası, bir çağın öfkesi,
Bir insanın sonsuz yalnızlığıdır.
Kelimeler onun için birer kılıç,
Dizeler birer siper.
Ve biz bugün onun inşa ettiği o gizli şehri,
Satır aralarına sakladığı isyanı ve suskunluğu keşfe çıkıyoruz.
Bu bir aşk hikâyesi değil.
Bu, yüzeye çıkmamış düşüncelerin,
Saklı korkuların,
Ve unutulmuş hayallerin hikâyesi.
Bu bir yalnız adamın,
Kendi karanlığıyla verdiği sessiz bir mücadeledir.
Tahta bir abeslangla karanlık bir denize açılıyoruz.
Üzerinde buz gibi bir sessizlik,
Altında yanardağlar taşıyan sularda,
Atilla İlhan’ın sesine kulak veriyoruz.
Söz bittiği yerde,
İşte orada başlıyor onun hikâyesi.
Hazırsanız,
Derinlere inmeye başlıyoruz.