
Sign up to save your podcasts
Or


CAZ 34
Moderatör: Erdem Özkan
Konuklar: Selût - Tuğçe Şenoğul
Akbank Caz Festivali kapsamında Erdem Özkan’ın hazırlayıp, sunduğu Caz 34 isimli podcast programı üçüncü bölümünde, kendilerine has tarzları ve şarkılarıyla olduğu kadar, multi-disipliner sanatçı kimlikleriyle de dikkat çeken festivalin bu seneki konukları arasında yer alan Selüt ve Tuğçe Şenoğul’u ağırlıyor. Caz 34’ün bu bölümünde müzikte ve genel olarak sanatta ilham kavramına dair konu başlıkları konuşulurken, modadan 1990’lı ve erken 2000’li yılların Beyoğlu kültürüne, birbirinden farklı konu başlıklarına temas ediliyor. “Benim için yazdığım her şarkı aslında çizdiğim illüstrasyonlarım için birer soundtrack” diyen Selüt, bazen bir parçadan tat ve hatta koku hissi aldığını söylüyor. Tuğçe Şenoğul ise sahnedeki ışık, atmosfer ve hatta sanatçının giyim tarzının da performansın son derece temel bir parçası olduğunun güçlü savunucularından. Bunu müzik tarihinden verdiği örneklerle de destekliyor.
Sokaktan, günlük ve güncel hayattan beslenerek sadece müzikle değil, farklı sanat dallarıyla da kendilerini ifade eden iki şahane hikaye anlatıcısı Selüt ve Tuğçe Şenoğul’un 34. Akbank Caz Festivali özel podcast serisindeki bu sohbetini kaçırmayın!
CAZ 34
Moderatör: Erdem Özkan
Konuklar: Ercüment Orkut - Bilge Günaydın
34. Akbank Caz Festivali kapsamında Erdem
Bilge Günaydın ve Ercüment Orkut’un konuk olduğu Caz 34’ün bu bölümde Bilge Günaydın, festival konserine dair ayrıntıları paylaşırken, Amerika’da aldığı caz kompozisyon eğitimden ve bununla ilişkili gelecek projelerinden bahsediyor.
Ercüment Orkut ise hem festivalin açılış konseri olan Kenan Doğulu’nun İhtimaller projesi hem de kayıtları Londra Abby Road’da yapılan İhtimaller - 2 albümünün perde arkasını aralıyor. Orkut aynı zamanda çağdaş müzik ve modern caza dair farklı perspektifler sunan toplam 8 kompozisyonun yer aldığı TÖZ Trio’nun Hezarfen Ensamble ile kaydettiği TÖZ-2 albümüne ve bu albümünün festival konserine dair düşüncelerini dile getiriyor.
CAZ 34
Moderatör: Erdem Özkan
Konuklar: Gözde Sivişoğlu - Baki Duyarlar
Akbank Caz Festivali'nin 34. yılına özel hazırlanan podcast serisi CAZ 34'te Erdem Özkan'ın ilk konukları festival direktörü Gözde Sivişoğlu ve çok değerli caz piyanisti, aranjör, besteci ve eğitmen Baki Duyarlar.
Bu bölümde Gözde Sivişoğlu festival programını detaylı bir şekilde anlatıyor, konserlerin ve etkinliklerin arka planındaki ince ayrıntıları paylaşıyor.
Baki Duyarlar ise festival kapsamında genç müzisyenlere yönelik düzenlenen ve eğitmenleri arasında yer aldığı JAmZZ Masterclass Programı üzerine görüşlerini paylaşırken, "caz gezegenine" dair anlattığı keyifli anekdotlarla Türkiye'de ve dünyada cazın tarihine ışık tutuyor.
HEY! Beyoğlu: Yapılar, Mimarlar, Hikâyeler
“Düşe Kalka Beyoğlu”
Moderatör: Cem Sorguç
Konuşmacı: Burcu Pelvanoğlu
“HEY! Beyoğlu podcast serisinin bu bölümüne Türkiye'deki modernleşme ve sanat ilişkisi üzerine hazırladığı yayınların yanı sıra kaleme aldığı sanatçı monografileri ve farklı üniversitelerdeki akademik çalışmaları ile tanınan sanat tarihçi, eleştirmen ve akademisyen Burcu Pelvanoğlu konuk oldu. Osmanlı İmparatorluğu'nun son yıllarında Beyoğlu'nda düzenlenen ilk sanat sergilerinden erken Cumhuriyet dönemi sergilerine, 1950'li yıllarda sanatın Beyoğlu'ndaki kamusal ve kurumsal alandaki yolculuğundan 1990'lı yıllardaki değişen çehrelerine; zamanlar, mekânlar ve insanlar üzerinden bir okuma sunan serinin yeni bölümü “Düşe Kalka Beyoğlu” ismini taşıyor. Plastik sanatların yanı sıra sinemadan tiyatroya, müzikten edebiyata bir yüzyıldan fazla bir süre boyunca farklı sanat disiplinlerinin izleyici ile buluşma noktası olmasının ötesinde kültürel bir üretim alanı olarak da rakipsiz öne çıkan Beyoğlu'nun farklı dönüm noktalarına dair bir sohbet serinin bu bölümünün sınırları içinde yer alıyor.
Mimar Mete Göktuğ çocukluğundan itibaren yaşamının büyük bir bölümünün geçtiği Galata'yı anlatıyor. Galata’daki ilk yerleşim alanlarından Cenevizlilere, semtin Latin mahallerinden Galata Köprüsü ve Galata Surları’na, semte dair çeşitli anlatıları ve hikayeleri bireysel yaşanmışlıklarının süzgecinden anlatan Mete Göktuğ, 1930’larda İngilizler tarafından Galata'da kurulan İngiliz Deniz Adamları Hastanesi, İngiliz Postanesi ve İngiliz Karakolu’na dair de geniş bir parantez açıyor.
"Deneyimlerle Beyoğlu İmgeleri"
Moderatör: Cem Sorguç - Konuşmacı: Süreyyya Evren
HEY! Beyoğlu serisinin bu bölümünde 1980'li yıllardan günümüze uzanan süreçte Beyoğlu yaşantısının farklı çehreleri şair, yazar, çevirmen ve editör Süreyyya Evren'in yaşam deneyimleri çerçevesinde anlatılıyor.
Beyoğlu'nun kent yaşantısı için taşıdığı önem, yarattığı enerji, farklı kültürlerle iletişimi, bireysel hafızaların üzerindeki etkisi, yakın dönemde geçirdiği yapısal değişimler, geçmiş ve şimdi arasında oluşturduğu köprü, bir hayal merkezi olarak sahip olduğu değer, hikayeleri ve çok daha fazlası Süreyyya Evren anlatıyor.
HEY! Beyoğlu Yapılar, Mimarlar, Hikâyeler
Okuduğum yerden: Galatasaray Lisesi
Moderatör: Cem Sorguç
Konuk: İzzeddin Çalışlar
On beşinci yüzyılın sonlarından itibaren İstanbul’a dair kayıtlarda bir saray mektebi olarak adı geçen ve 1923 yılında Galatasaray Lisesi adını alan eğitim kurumu, yıllar içinde merkezinde bulunduğu semte ismini vermiş olan bir ekol. 1868 yılında, Sultan Abdülaziz’in Fransa İmparatoru III. Napoléon’la kurduğu yakın ilişki sonucu Avrupa’nın en ileri standartlarına sahip bir orta öğretim kurumu olarak tasarlanan Mekteb-i Sultani (Lycée Impérial Ottoman da Galata Serai) 1481 yılında başlayan yolculuğundan günümüze 500 yılı aşkın bir süredir varlığını koruyan Türkiye’nin en köklü eğitim kurumlarından biri.
HEY! Beyoğlu Yapılar, Mimarlar, Hikâyeler isimli podcast serisinin bu bölümünde Beyoğlu’nun kalbinde yer alan bir eğitim kurumunu (Galatasaray Lisesi) okulun mezunlarından ve aynı zamanda Galatasaray Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi olan yazar, editör, tasarımcı ve küratör İzzeddin Çalışlar anlatıyor.
Oturduğum Yerden: Doğan Apartmanı
Moderatör: Cem Sorguç - Konuşmacı: Okan Bayülgen
1894 yılında İtalyan mimarisi esas alınarak İstanbul'un Galata semtinde Belçikalı Helbig Ailesi tarafından yaptırılan ve o günden bu yana birçok kez sahibi ve ismi değişen Doğan Apartmanı tarih içinde Helbig Apartmanı, Botton Han, Victoria Han gibi farklı isimlerle anıldı. Geç 19. yüzyıl ve erken 20. yüzyılda dönemin varlıklı Levanten, Yahudi ve Rum ailelerinin kiralık konut olarak kullandığı Doğan Apartmanı ilerleyen yıllarda Türkiye’nin ilk kadın mimarlarından Mualla Eyüboğlu'dan araştırmacı-yazar ve koleksiyoner Rasih Nuri İleri'ye Türkiye'nin kültür-sanat ve bilim çevrelerinden birçok farklı isme ev sahipliği yaptı. Yavuz Turgul’un Muhsin Bey ve Eşkiya filmlerinin çekimlerine de mekân olan Doğan Apartmanını uzun yıllardır bu yapıda yaşayan ve lise yıllarından beri apartman ile iletişim halinde olan Okan Bayülgen anlatıyor.
Felsefe Seminerleri Dizisi - Kriz ve Kritik II
Moderatör: Emre Şan
Konuşmacı: Ferda Keskin
“Tarihsel Ontoloji Olarak Kritik”
Antik Yunancadaki krinein fillinden gelen kritik kavramı, birbiriyle ilişkili bir dizi farklı anlam taşısa da Batı felsefe tarihinde özellikle 18. yüzyıldan bu yana sınır, sınır çizme, ayırma kavramlarıyla birlikte düşünülmüştür. Örneğin söz konusu yüzyılın sonuna damga vurmuş olan Kant’a göre aklın sınırlarını çizmek hem bilginin olabilirlik koşullarını belirlemeyi hem de bilimsel bir metafiziği mümkün kılan temel felsefi faaliyettir. Sınır ise, kuşkusuz, antik Yunan’dan bu yana çok geniş uygulama alanı olan bir kavramdır ve varlığın kavramsallaştırılması olarak ontolojide önemli bir yer tutar. Bu bağlamda sorulabilecek önemli sorular arasında sınırların evrenselliği veya tarihselliği, aşılabilirliği veya aşılamazlığı yanı sıra aşılmalarının gerekli olup olmadığı gibi modaliteler vardır. Tarihsel ontoloji sınırların tarihsel olarak kurulduklarını ve zorunlu olmadıklarını göstermeyi amaçlar. Aidiyet koşulları itibariyle insan eylemine sınır tanımladıkları düşünüldüğünde, kimliklerin de bu modaliteler çerçevesinde değerlendirilmesi tartışmayı özgürlük ekseninde etik ve politik bir boyuta taşır. Dolayısıyla, tarihsel ve zorunsuz sınırların aşılmasının gerekli olup olmadığı ve eğer gerekliyse aşılmalarının alabileceği biçimler sadece teorik değil aynı zamanda pratik bir soruya dönüşür. Bu konuşmada yukarıdaki soruları modern siyaset felsefesi ve etik bağlamında tartışacalacaktır.
HEY! Beyoğlu
Yapılar, Mimarlar, Hikâyeler
Moderatör: Cem Sorguç
Bahsettiğimiz bugünlerde ve aslında zaman zaman büyüsünü yitirdiği düşünülen bir semtin geçmişine dair güzelleme ve peşine takılan bir zamane yakınması değil.
Yapılar, ara mekânlar ve insanlar üzerinden mimari, gündelik hayat, tarih, meşgale, vaka ara kesitinde mekânsal ve beşeri bir bellek kazıması. Günümüzün görünür görünmez kodlarını açmaya, geçmiş ile gelecek, eski ile yeni kopukluğunu varsaymaya karşın mekânsal ve zamansal bir bütünleştirme gayreti.
Konuşmacı: Gökhan Akçura
18. yy.’dan itibaren Beyoğlu’nda eğlence hayatına tanıklık eden mekânlar, sokaklar, insanlar.
DTCF Tiyatro Kürsüsü ’nü bitirdikten sonra, aynı alanda öğretim üyesi olarak görev yaptı. Üniversiteden ayrıldıktan sonra reklam ve senaryo yazarlığı, yayıncılık, editörlük, radyo programcılığı gibi işlerde çalıştı. İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun dramaturg kadrosunda yer aldı. Halen serbest araştırmacı ve yazar olarak çalışmalarını sürdürüyor. 1990 yılından bu yana tiyatro, sinema, günlük yaşam tarihi gibi konularda otuzu aşkın kitabı yayımlandı. En son olarak İstanbul Şarkıları, Bir Şehri İstanbul ki adlı kitapları çıktı. Akçura, birçok projede danışman olarak yer alması yanı sıra çeşitli sergilerin de küratörlüğünü üstlendi. Yazılarını dergiler ve internet siteleri üzerinden yayınlamaya devam ediyor.
From the publisher's feed

8 Listeners

74 Listeners