Akbank Sanat

Akbank Sanat

By Akbank SanatArts
Download on the App Store

Akbank Sanat episodes

  • Felsefe Seminerleri - Dijital Teknolojiler, Eleştiri ve Toplum - Emre Sünter

    Felsefe Seminerleri - Dijital Teknolojiler, Eleştiri ve Toplum

    “Dijital Sanatın Derdi Ne? Simondoncu Bir Öneri”

    Konuşmacı: Emre Sünter

    Moderatör: Emre Şan

    Seminer Tarihi: 8 Mayıs 2025

    Dijitalliğin toplumun her alanına hızla nüfuz ettiği bir çağda, dijital ortamın kendisini sorunsal olarak ele alan bir sanat biçimi uzunca bir süredir sanatçıları meşgul ediyor. Dijital resim, 3D modelleme, animasyon, sanal gerçeklik ve jeneratif sanat gibi teknikleri kapsayan dijital sanat, geleneksel özgünlük kavramlarına meydan okuyor ve NFT’ler gibi diğer teknolojilerle entegre bir halde yeni katılım ve mülkiyet biçimleri sunuyor. Bu konuşmada, dijital sanatın belirli bir üslup ya da estetikle sınırlı kalmak yerine, teknolojik gelişmelerin, kültürel değişimlerin ve sanatsal pratiklerin kesiştiği dinamik bir potansiyeller alanı açtığını öne süreceğim. Bu bakış açısı, dijital sanatın ne olduğunu değil ne yapabileceğini, nasıl evrilebileceğini ve ne tür yeni etkileşim biçimleri yaratabileceğini vurgular.

    Bu perspektifi ortaya koymak için Gilbert Simondon’un felsefesinden yararlanacağım. Simondon’a göre şeyler bir seferde baştan aşağı hazır halde verili nesneler değildir ve hiç bitmeyen, çoğul ve beklenmedik potansiyellerle dolu oluş süreçleri üzerinden açığa çıkarlar. Bunun bir yansıması olarak da Simondon’un ‘teknoestetik’ olarak adlandırdığı tutum teknokratik yaklaşımla keskin bir tezat oluşturur ve öngörülebilir olan karşısında beklenmedik olanı ön plana çıkarır. Sanat ve estetik pratikler, teknik araçları işlevsel ve faydacı mantıklarının ötesinde yeniden düşünmek için ayrıcalıklı bir açı sunar ve düşünceyi teknolojinin yaratıcı güçleriyle aynı düzleme getirir. Teknik nesnelerin kolektif güçlere aktardığı belirlenimsizlik payı gelecekteki bireyleşmelerin tohumları olarak işlev görür. Mevcut çerçevelerin veya düzenleyici ilkelerin sınırlarının ötesine uzanarak, mevcut durumların belirsiz ama ilişkisel olarak yüklü sınırlarına doğru ilerler.

    Bu mercek aracılığıyla, dijital medyanın etkileşim, algoritmik üretim ve akışkanlık gibi özelliklerinin yalnızca sanatın yaratılmasını değil, aynı zamanda alımlanmasını ve yorumlanmasını da nasıl yeniden tanımladığını irdeleyeceğim. Nihayetinde bu yaklaşım bizi dijital sanatı teknolojik, kültürel ve sanatsal güçlerin süregelen etkileşimiyle şekillenen, sürekli gelişen bir potansiyel olarak yeniden düşünmeye sevk eder.

    1 hr 34 min
  • Felsefe Seminerleri - Dijital Teknolojiler, Eleştiri ve Toplum - Emre Şan

    Felsefe Seminerleri - Dijital Teknolojiler, Eleştiri ve Toplum

    “Dijital Teknolojiler ve Aklın Kamusal Kullanımı”

    Konuşmacı: Emre Şan

    Seminer Tarihi: 12 Aralık 2024

    Dijital teknolojilerin gerçekliği düzenleme, adlandırma, ölçme, hesaplama, kodlama işlemlerinin hızı karşısında insanın sembolik alışveriş akışı boy ölçüşemez. Gündelik yaşam biçimlerinin hızlanmasıyla kişiler arası toplumsal bağlantılar yerlerini teknik araçlar arasındaki iletişime bırakır. Diğer yandan, kamusal alan şirketleşmiş teknoloji kültürü içerisinde yeniden programlanmakta ve kullanıcıların ilgileri ve alışkanlıkları demografik, ekonomik, siyasal ve kültürel sınıflandırmalarla verileştirilerek potansiyel davranışlarımız üzerine öngörüler pazarlanmaktadır. Seminerimizde bu iki güncel durum karşısında aydınlanma düşüncesinden miras kalan aklın kamusallığı tartışmasını ve aklın kamusal kullanımının yapay zekanın gelişimi, akıllı makinelerin toplumsal kullanımı ve otomasyon teknolojileri içindeki risklerini ve fırsatlarını ele alacağız. Aklın kamusallığı davranışsal modellerin hesaplama yöntemiyle ya da dijital platformların dikkat ölçme kriterleriyle tanımlanamaz. Onun doğru kullanımı yetilerimizi vesayet altına alacak teknik sistemleri eleştirmeyi gerektirir. İletişimsel ve zeki makineleri kullanmak, sonlu belleklere sahip zihinleri, yapay kanatları sayesinde labirentten kurtulan İkarus gibi özgürleştirir. Ancak, Daidalos’un uyarılarına rağmen İkarus’un balmumundan yapılan kanatlarını unutması gibi, makinelerin sınırlarını unutursak biz de yetilerimizi kaybedebiliriz.

    1 hr 15 min
  • Felsefe Seminerleri - Dijital Teknolojiler, Eleştiri ve Toplum - Ebru Yetişkin

    Felsefe Seminerleri - Dijital Teknolojiler, Eleştiri ve Toplum

    “Cehalet Epistemolojisi ve Kayıtsızlaşmanın Ardında”

    Konuşmacı: Ebru Yetişkin

    Moderatör: Emre Şan

    Seminer Tarihi: 14 Kasım 2024

    Çağdaş cehalet epistemologları, cehaletin ve kayıtsızlığın artık sadece bilgisizlik ve bir bilgi eksikliği sorunu olarak tanımlanamayacağını, toplumsal olarak inşa edildiğini ve öğrenildiğini ikna edici bir şekilde ortaya koydular. Böylelikle cahilliğin ve kayıtsızlığın benimsenmesi ve değer sayılmasının ardında felsefi, siyasi ve ekonomi-psikolojik bir kültürel üretim hattı ortaya çıktı. Bu kültürel hattın içinde kakofoni, bitkinlik tasarımı, aptallık, ırkçılık, sistematik yok sayma ve yıkıcılık gibi nekropolitik unsurlar da yer almakta. Dijital teknolojilere eleştirel bir perspektif sunan bu seminerde, cehalet epistemolojisi üzerine yapılan son çalışmalardan yararlanarak, günümüz toplumsallığına dair çok disiplinli bir okuma yapılacak. Günümüzde tekno-feodalizmin yarattığı yaşam ve ölüm süreçleri içinde cehaleti ve kayıtsızlığı benimsemekte acaba nasıl bir güç bulmaktayız?

    1 hr 27 min
  • Felsefe Seminerleri - Dijital Teknolojiler, Eleştiri ve Toplum - H. Akın Ünver

    Felsefe Seminerleri - Dijital Teknolojiler, Eleştiri ve Toplum

    “Platon’un Mağarasına Dönüş: Yapay Zeka, Büyük Veri ve Siyasal Sistemlerin Geleceği”

    Konuşmacı: H. Akın Ünver

    Moderatör: Emre Şan

    Seminer Tarihi: 3 Şubat 2025

    Bu konuşma, yapay zeka (YZ) ve büyük verinin siyasal sistemler üzerindeki etkilerini, Platon’un Mağara Alegorisi ışığında değerlendirecek ve bu teknolojilerin siyasi sistemleri tamamen ortadan kaldırıp kaldırmayacağı veya köklü bir dönüşüm geçirip geçirmeyeceği sorusuna odaklanacaktır. Platon’un Mağara Alegorisi, insanların gerçekliği yalnızca gölgeler aracılığıyla algıladığı bir dünyayı betimler. Günümüzde YZ ve büyük veri, siyasal gerçeklikleri yeniden tanımlarken, bireylerin siyasi hayata katılımını ve bu katılımın anlamını radikal biçimde değiştirme potansiyeline sahiptir. Bu bağlamda, Thomas Hobbes’un Leviathan kavramı, merkezi otoritenin toplumsal düzeni sağlama rolü ve YZ’nın bu modern Leviathan’ın yeni yüzü olarak nasıl işlev gördüğünü anlamak için ele alınacaktır. YZ, siyasal sistemlerin merkezi kontrolünü pekiştirirken, bu sistemlerin varlığını sürdürebilmesi için gerekli olan toplumsal sözleşmeyi nasıl dönüştürüyor? Yoksa, bu yeni Leviathan, siyasal sistemlerin işlevselliğini aşındırarak onları gereksiz mi kılıyor? Bu sorular, Michel Foucault’nun biyopolitika ve gözetim kavramları çerçevesinde daha da derinleştirilecektir. Foucault, gücün disiplinci mekanizmalarla bireyler üzerinde nasıl işlediğini ve yaşamların yönetildiğini incelerken, YZ ve büyük veri tarafından oluşturulan yeni gözetim rejimlerinin siyasal sistemleri nasıl etkilediğini tartışacağız. Bu teknolojilerin, vatandaşların davranışlarını ve kararlarını denetleme kapasiteleri, siyasal sistemlerin varlığını sorgulamaya açıyor. Bu bağlamda, siyasal sistemler YZ sayesinde daha etkili hale mi geliyor, yoksa bu denetim mekanizmaları onların gerekliliğini ortadan mı kaldırıyor? Son olarak, Hannah Arendt’in kamusal alan ve eylem anlayışı, YZ ve büyük verinin siyasal katılım üzerindeki etkilerini değerlendirmek için kritik bir çerçeve sunacaktır. Arendt’in, eylemin siyasi yaşamın temeli olduğu vurgusuyla, YZ’nın kamusal alanı ve bireylerin siyasi eylemlerini nasıl dönüştürdüğünü sorgulayacağız. YZ, bireylerin kamusal alandaki etkinliğini zayıflatarak siyasal sistemleri anlamsız hale mi getiriyor, yoksa bu teknolojilerle siyasi katılım yeni bir boyut mu kazanıyor? Bu konuşma, Platon’un Mağara Alegorisi’nden yola çıkarak, Hobbes, Foucault ve Arendt’in felsefi perspektifleriyle siyasal sistemlerin YZ ve büyük veri karşısında nasıl bir evrim geçireceğini sorgulayacak; siyasal sistemlerin gerçekten gereksiz hale gelip gelmediğini veya köklü bir dönüşümle yeniden şekilleneceğini irdeleyecektir.

    1 hr 35 min
  • Felsefe Seminerleri - Dijital Teknolojiler, Eleştiri ve Toplum - Dicle Yurdakul

    Felsefe Seminerleri - Dijital Teknolojiler, Eleştiri ve Toplum

    “Sibernetik Benlikler: İnsan-Makine Entegrasyonu Çağında Kimliğin Nörobilimi”

    Konuşmacı: Dicle Yurdakul

    Moderatör: Emre Şan

    Seminer Tarihi: 13 Mart 2025

    Bu seminerde, teknolojinin bedenlerimize, zihinlerimize ve ortamlarımıza giderek daha fazla entegre olmasıyla birlikte, kimliğimizin ve benlik algımızın nasıl yeniden şekillendiği üzerinde durulacaktır. Beyin-makine arayüzleri, protezler, giyilebilir cihazlar ve sanal dünyalar gibi teknolojiler ilerledikçe, insan ile makine ve sanal ile gerçek arasındaki sınırlar bulanıklaşır ve “sibernetik” kimlikler ortaya çıkar. Seminer dahilinde bu dönüşümü yönlendiren nörobilimsel mekanizmalar ele alınarak, bu teknolojilerin beyin fonksiyonlarını, bilişsel süreçleri, benlik algısını ve hem fiziksel hem de sanal alemlerdeki kimlik inşasını nasıl etkilediği incelenecektir. İnsan-makine simbiyozunun ve sanal deneyimlerin giderek yaygınlaştığı bir dünyada benlik kavramını çevreleyen etik ve felsefi sorular irdelenerek, fiziksel ve sanal dünyalar arasında var olan kimliklerle insan olmanın ne anlama geleceği tartışılacaktır.

    1 hr 36 min
  • Seminerleri - Dijital Teknolojiler, Eleştiri ve Toplum - Suncem Koçer

    Felsefe Seminerleri - Dijital Teknolojiler, Eleştiri ve Toplum

    “Yanlış Bilgi Karşısında (Şüpheci) Atalet ve Yılmazlık”

    Konuşmacı: Suncem Koçer

    Moderatör: Emre Şan

    Seminer Tarihi: 17 Nisan 2025

    Bu seminerde yanlış bilgi bağlamında yılmazlık (“resilience”) kavramını ele alacağız. Neden “resilience” için ilk akla gelen “dayanıklılık” sözcüğü yerine “yılmazlık” diyoruz sorusuna yanıt vererek başlayacağız. Bireylerin çevreleriyle olan etkileşimini merkeze alarak, karşısında yılmazlık geliştirmemiz gereken zorluğu “hakikat sonrası” başlığı altında inceleyeceğiz. Boylamsal olarak tekrarlanan küresel medya araştırmaları bireylerin doğru olmayan haberler ve yanlış bilgilerle ilgili farkındalıklarını ortaya koyuyor. Pek çok haber kullanıcısı tükettikleri mecralarda yanlış bilgilere maruz kaldıklarını şikâyet ederek not ediyorlar. O halde neden hem doğru olmayan haberlerden yakınıyor hem de kendi haber tüketim alışkanlığını değiştirmeye yanaşmıyorlar? Öyle ki kullanıcılar parçası oldukları kutuplu siyasal iklimin ve ayrışmış haber tüketiminin çoğu zaman gayet farkındalar. Buna rağmen kayıtsızlık hali haberle kurulan gündelik ve doğrudan ilişkiyi belirlemekte. Şüpheci atalet kavramıyla açıklayacağımız bu duruma içkin ümit duygusunu konuşmak yanlış bilgiye yılmazlık penceresinden bakmak için bizi cesaretlendirecek. Cesaretimizi topladıktan sonra sistemsel bir mesele olarak yanlış bilgi karşısında yılmazlığı literatür ışığında konuşacağız, noktayı kendi medya eko-sistemimizin yılmazlığı ve marazlarını tartışarak koyacağız.

    1 hr 14 min
  • HEY! Beyoğlu - “Büyüdüğüm Yerden: Cihangir, Çocukluk, Mimarlık” - Han Tümertekin

    HEY! Beyoğlu: Yapılar, Mimarlar, Hikâyeler

    “Büyüdüğüm Yerden: Cihangir, Çocukluk, Mimarlık”

    Moderatör: Cem Sorguç 

    Konuşmacı: Han Tümertekin

     

    Mimar Cem Sorguç’un hazırlayıp, sunduğu HEY! Beyoğlu: Yapılar, Mimarlar, Hikâyeler başlıklı podcast dizisi, ikinci sezondaki son bölümünde mimar Han Tümertekin’i ağırlıyor. Beyoğlu’nun geçmişi yüzyıllar öncesine uzanan semtlerinden Cihangir’de doğan ve bu semtte çocukluğunu geçiren Han Tümertekin, Cihangir’in 1960’lar ve sonrasında geçirdiği dönüşümlerden çocukluk anılarına, mahalle sakinlerinin günlük yaşantısından semtteki ilkokul yıllarına, Cihangir ve Beyoğlu’nun farklı yıllar arasındaki renklerini ve seslerini kişisel deneyimleri üzerinden anlatıyor. Beyoğlu’ndaki kişisel tarihinin yanı sıra bölgedeki birçok mimari eserin yeniden yapılandırılması sürecinde başarılı işlere imza atan Han Tümertekin bir mimar olarak bölgedeki deneyimlerini ve çalışmalarını da farklı perspektifler ve anlatılar üzerinden dile getiriyor.  

    1 hr 14 min
  • CAZ 34: Asena Akan - Barış Arslan

    CAZ 34

    Moderatör: Erdem Özkan

    Konuklar: Asena Akan - Barış Arslan


    34. Akbank Caz Festivali kapsamında Erdem Özkan’ın hazırlayıp, sunduğu Caz 34 isimli podcast programının beşinci bölümü şimdi Spotify ve Apple Podcast'te. Akbank Caz Festivali'nin 34. yılına özel hazırlanan podcast serisi Caz34'ün bu bölümünde Erdem Özkan’ın konukları doğaçlama unsurunu, farklı ritmik kalıplarla kendi müziğine uyarlayan gitarist Barış Arslan ve müzisyen, besteci ve söz yazarı Asena Akan.

    Caz34'ün beşinci bolümünde Barış Arslan; kendi bestelerinden oluşan ve uzun süredir üzerinde çalıştığı "Zenith" albümünün müzikal yolculuğunun perde arkasını aralarken, caz gitaristlerinin diğer müzik türlerinden nasıl beslendiklerini anlatıyor.

    Yeni çıkan "Contempo - AŞIK" albümü ile festival dinleyicileriyle bir araya gelecek olan başarılı müzisyen Asena Akan, İstanbul ile olan kişisel bağının kendisini ve müzik yolculuğunu zaman içerisinde nasıl etkilediğini paylaşıyor.

    Şehrin Caz Halinde görüşmek üzere.

    54 min
  • CAZ 34: Tophane Noise Band - Rânâ Uludağ

    CAZ 34

    Moderatör: Erdem Özkan

    Konuklar: Tophane Noise Band - Rânâ Uludağ


    Akbank Caz Festivali’nin 34. yılına özel hazırlanan podcast serisi Caz34’ün bu bölümünde Erdem Özkan’ın konukları ellerine geçirdikleri her nesneyle ses üreten, müzik yapan, Tophane Noise Band üyelerinden Serkan Aka ve davulcu, yapımcı Rânâ Uludağ. Caz34’ün dördüncü bölümünde Serkan Aka, Tophane Noise Band’in nasıl ortaya çıktığını, geçmiş projelerini ve festival kapsamındaki performanslarının detayları paylaşırken, bir yandan da kullandıkları birbirinden ilginç “enstrümanları” nasıl oluşturduğunu bizzat kendi elleriyle yaptığı deneysel flütleri kullanarak örnekliyor. Palmiyeler grubu ile olan başarılı müzik kariyerinin yanı sıra bir plak şirketi yöneticisi olarak da çalışmalarına devam eden Rânâ Uludağ ise yapımcı ve müzisyen kimliklerinin beraberinde getirdiği sorumlulukları paylaşıyor. Festival konserinde davulcu ve besteci Berke Can Özcan’la yeniden bir araya gelecek olmanın heyecanından bahseden Uludağ, usta bir davulcu gözüyle Tophane Noise Band enstrümanlarını kullanmanın nasıl bir his olduğunu dile getiriyor.

    Geleneksel ve modern perküsyonlara dair birbirinden farklı ayrıntıları içeren Caz34’ün bu bölümünü kaçırmayın!

    51 min
  • CAZ 34: Asena Akan - Barış Arslan

    CAZ 34

    Moderatör: Erdem Özkan

    Konuklar: Asena Akan - Barış Arslan


    Akbank Caz Festivali’nin 34. yılına özel hazırlanan podcast serisi Caz34’ün bu bölümünde Erdem Özkan’ın konukları müzisyen, besteci ve şarkıcı Asena Akan ve doğaçlama unsurunu, farklı ritmik kalıplarla kendi müziğine uyarlayan gitarist Barış Arslan.


    Caz34’ün beşinci bölümünde yeni çıkan “Contempo - AŞIK” albümü ile festival dinleyicileriyle bir araya gelecek olan başarılı müzisyen Asena Akan, İstanbul ile olan kişisel bağının kendisini ve müzik yolculuğunu zaman içerisinde nasıl etkilediğini paylaşıyor.


    Barış Arslan ise; kendi bestelerinden oluşan ve uzun süredir üzerine çalıştığı “Zenith” albümünün müzikal yolculuğunun perde arkasını aralarken, caz gitaristlerinin diğer müzik türlerinden nasıl beslendiklerini anlatıyor.



    1 hr 1 min

About Akbank Sanat

From the publisher's feed

Akbank Sanat 2022’de 29. yılını kutluyor. Türkiye’de çağdaş sanatın gelişimini destekleyen ve sanatın farklı disiplinlerinde uluslararası projelere yer veren Akbank Sanat, özellikle genç sanatçılara kendilerini geliştirebilmeleri için çeşitli imkanlar sunmaktadır.

More shows like Akbank Sanat

Ahşaptan Betona, Mecidiyeden Jetona by Apaçık Radyo

Ahşaptan Betona, Mecidiyeden Jetona

8 Listeners

Nasıl Olunur by Storytel

Nasıl Olunur

74 Listeners