
Sign up to save your podcasts
Or


Felsefe Seminerleri – Dijital Teknolojiler, Eleştiri ve Toplum II
“Dünyanın İmajından İmajın Dünyasına: Sinematik İmajlar ve Dünyakurma”
Saat: 15:00 – 16.30
Konuşmacı: Hasan Cem Çal
Moderatör: Emre Şan
İmajların, fakat özellikle de sinematik imajların tarihi, esasında bir tersinmenin tarihidir: Dünyanın imajından imajın dünyasına. Bundan kasıt, sinematik imajların, başlangıçta bir dünyaya, reel bir dünyaya referans verirken, onun içinde bulunurken, ona dahil olurken, dijitalleşmeyle birlikte, giderek tersi bir durum içinde kalmasıdır. Sinematik imajlar eskiden analojiklik ve iki boyutluluk özelliklerini haiz olmak vasfıyla fiziksel, somut bir dünyaya işaret ediyordu, bugün ise dijital olmak ve üç boyutluluk vasfıyla sanal, soyut bir dünyaya işaret ediyor.
Bu seminerde, bu tersinmeyi odağa alarak sinemanın dünyayla kurmuş olduğu ilişkinin nasıl ve hangi koşullarda dönüştüğünü ve bu dönüşümün içerimlerini ele alacağız. Bu minvalde, sinemanın çağdaş tanımını temel alarak, diğer bir deyişle sinemayı hareketli görüntü olarak tanımlamak suretiyle, sinematik imajları; video oyunlarını, genişletilmiş sinema deneyimlerini, gerçeklik teknolojilerini (VR, AR, MR ve XR) ve dahasını kapsayan bir özgül medya olarak konumlayacak ve bu bağlamda sinemanın dünya kavramı ve olgusuyla kurduğu ilişkideki radikal değişimin izini süreceğiz. Bunu yaparken, dünyakurma [world-building] kavramını odağa alacak ve bu kavramın sinematik imajlar üstünden yeni bir tanımını sunacağız. Diğer bir deyişle, sinemanın bir dünyakurma aracı olarak nasıl iş gördüğünü, böylesi bir araç hâlindeyken edindiği işlevleri ve ne tür “dünyasallaşma” süreçlerinden geçtiğini söz konusu edeceğiz.
Felsefe Seminerleri - Dijital Teknolojiler, Eleştiri ve Toplum II
“Hegel ve Büyük Dil Modelleri”
Saat: 15:00 – 16.30
Konuşmacı: Umut Eldem
Moderatör: Emre Şan
Büyük Dil Modelleri (LLM) geçtiğimiz bir kaç yılda giderek artan bir kullanım alanı ve hacmine erişmiştir. Birbiriyle rekabet içindeki çeşitli modeller her yeni sürümle birlikte daha yetkin hale gelmekte ve daha fazla kullanıcıya erişmektedir. Iopex’e göre dünya çapında 201 milyon işletme (toplam işletmelerin yaklaşık %67’si) LLM’lere dayanan üretici yapay zekaları etkin bir biçimde kullanmaktadır. Bu modellerin hayatımıza girmesiyle birlikte yeni normlar ve pratikler ortaya çıkmaya başlamış, bunlar da yeni ilişkilenme biçimleri ve yeni kurumsal yapılanmaların oluşmasına vesile olmuştur. Bu yeniliklerin hukuk, ahlak, ekonomi, siyaset ve daha pek çok alanda köklü değişikliklere yol açacağı aşikardır.
Bu değişimlerin sonucunda bizi nasıl bir toplumsallık beklemektedir? İnsan olma deneyimi LLM ile etkileşim aracılığıyla nasıl bir dönüşüme uğramaktadır? LLM’ler hem ilerlemesi ve gelişmesine katkıda bulunduğumuz hem de olumlu/olumsuz pek çok etkisine maruz kaldığımız bir teknolojik atılım ve büyük bir hızla da gelişmeye devam ediyorlar. Genel olarak yapay zeka modelleri, belirli bir gelişmişlik seviyesine eriştiği zaman bizi “tanıyabilirler” mi? Veya biz onları nasıl birer fail hatta birer özne olarak tanıyabilir miyiz? LLM’lerin belirli personalara sahip oldukları, ve bize tam da ihtiyacımız olan hizmeti tercih ettiğimiz üslupla veya yöntemle sunduğunu göz önünde bulundurunca, bu soruları hızlıca geçiştirmek kolay görünmüyor.
Bu konuşmada Hegel’in Tinin Fenomenolojisi ve Hukuk Öğretisinin Ana Hatları metinlerinden yararlanarak ortaya çıkmakta olan yeni normların ve kurumların insanın öznellik deneyimini ve ilişkilenme biçimlerini nasıl etkilediğine ilişkin bir tartışma yürütülecektir. Hegel insan öznelliğinin toplumsal ilişkilenme biçimleri ile olan derin bağlantısına dikkat çeken başat filozoflardan birisidir. Özellikle de “tanınma” (recognition) kavramı, felsefenin yanı sıra sosyoloji, psikoloji, antropoloji gibi pek çok alandan araştırmacının başvurduğu ve geliştirdiği bir mefhum olmuştur. Bu mefhuma göre insanın kendini tanıması ancak başkaları ile olan etkileşimi aracılığıyla mümkündür. Bu durumda yeni etkileşim biçimleri kendimizi de başka biçimlerde deneyimleme olanağını gündeme getirebilir.
Sürdürülebilir Tasarım Sohbetleri - İz Bırakmadan
“Atıktan Üretmek”
Konuşmacılar: Studio Blai - Tolga Kalcıoğlu
Moderatör: Nur Gayretli
Dünya genelinde yürütülen Precious Plastic isimli akımın bir parçası olan ve topladıkları plastik atıkları kaplama malzemesine çeviren ekip Studio Blai’den üretimleri hakkında bilgi edinilecek.
Studio Blai, 2021 yılı sonunda, plastik atıklara yepyeni bir hayat kazandırmak ve sürdürülebilir tasarımlar üretmek amacıyla üç mimar tarafından kuruldu. Geri dönüştürdüğümüz plastiklerden ürettiğimiz panelleri, dekor, mobilya ve mimari projelerde kullanarak çevre dostu çözümler sunuyoruz.Amacımız, şehrin plastik atıklarını tasarım dünyasında uzun ömürlü ve estetik ürünlere dönüştürmek. Markalar, mobilya üreticileri, mimarlar ve tasarımcılarla iş birliği yaparak daha sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeyi hedefliyoruz.
Sürdürülebilir Tasarım Sohbetleri - İz Bırakmadan
“Sürdürülebilir Gıda Tasarımları”
Konuşmacılar: Lale Çırakoğlu Acar - KÖK Project
Moderatör: Nur Gayretli
Günümüzde çevresel etkileri en aza indirgemek ve kaynakları daha verimli kullanmak adına gıda tasarımları büyük bir önem kazanıyor. Bu söyleşide; sürdürülebilir gıdaların geleceği, çevre dostu ambalajlar ve etkinliklerde sürdürülebilirlik gibi önemli konuları ele alacağız.
Konuşmamızda, gıda tasarımlarında nasıl daha sürdürülebilir adımlar atılabileceğini, bu alanda gelişmelerin nasıl şekillendiğini ve ambalaj seçimlerinin çevresel etkilerini tartışacağız.
Lale Çırakoğlu Acar, aşçılık eğitimi almış bir endüstri ürünleri tasarımcısı olan Lale Çırakoğlu Acar, ürün ve gıda tasarımı alanında uzmanlaşmış bir tasarımcıdır. Serbest olarak çeşitli üretimler ve denemeler gerçekleştiren Lale, gıdanın kendisi, ona eşlik eden ürünler ve gıdanın algılanış ve deneyimlenme biçimleri üzerine çalışmaktadır. Aynı zamanda Türkiye’nin ilk gıda kuluçka merkezinde yaratıcı süreçleri planlama ve koordinasyon görevlerini üstlenmektedir. Bu kapsamda Maide ve diğer girişimlerin yaratıcı projelerini hayata geçirmek için yenilikçi stratejiler geliştirmektedir. Tasarım ve gastronomi alanlarındaki derin bilgi birikimiyle, gıda ve tasarım arasındaki etkileşimleri araştıran, dönüştüren ve yeni deneyimler yaratan bir vizyona sahiptir.
Sürdürülebilir Tasarım Sohbetleri - İz Bırakmadan
“Toprak ile Mekanlara Dokunmak”
Konuşmacı: Mono Earth
Moderatör: Nur Gayretli
Üretilirken hiçbir atık açığa çıkarmamasının yanı sıra, kullanımı sona erdiğinde de doğaya yüzde yüz geri dönüşebilen sıkıştırılmış toprak teknolojisini kullanan Mono Earth’ün hikayesi ve bu alanda farklı ölçekteki çalışmaları konuşulacak.
Mono Earth, doğal olanın güzelliğini sanatın öznesi haline getirmek isteyen toprak sanatçıları ve tasarımcılarıdır. Çalışmalarımız ağırlıklı olarak Sıkıştırılmış Toprak üzerine yoğunlaşsa da, farklı toprak inşa teknikleri de kullanıyor, ham toprağın farklı ölçek ve bağlamlardaki olanaklarını araştırıyoruz. Tasarım ve sanat aracılığıyla toprağın bir malzeme olarak rolünü yeniden düşünmek ve bu malzemeye dair yerel ve uluslararası ölçekte yeni algılar yaratmaya başlıca amaçlarımızdan. Ayrıca, atölyeler aracılığı ile malzemenin potansiyeli ve güzelliğine duyduğumuz heyecanı insanlar ile paylaşıyoruz.
Sürdürülebilir Tasarım Sohbetleri - İz Bırakmadan
“Bir Diyalog Aracı Olarak: Onarmak”
Konuşmacı: Onaranlar Kulübü
Moderatör: Nur Gayretli
Onaranlar Kulübü’nün daha sürdürülebilir bir dünya için yürüttüğü çalışmaları tanıyacak ve bireysel veya kolektif olarak alternatif eylem şekillerini keşfedeceğiz.
Onaranlar Kulübü, şehirlerde topluluk katılımını artırmayı, sürdürülebilir tasarımı teşvik etmeyi ve kamusal alanlarda yaratıcı projelerle dönüşüm sağlamayı amaçlayan bir sosyal girişimdir. İleri dönüşüm, kolektif üretim ve sosyal etki odaklı çalışmalarla şehirlerin daha yaşanabilir, kapsayıcı ve estetik bir hale gelmesine katkıda bulunur. Atölyeler, yerleştirmeler ve yaratıcı projeler aracılığıyla bireyleri aktif bir şekilde sürece dahil ederek, toplumda farkındalık ve kolektif bir onarma kültürü oluşturmayı hedefler.
Sürdürülebilir Tasarım Sohbetleri - İz Bırakmadan
“Tasarımda İleri Dönüşüm”
Konuşmacı: Alt Üst
Moderatör: Nur Gayretli
Atık veya üretim fazlası kumaşlardan tasarımlar üreterek önemli bir ileri dönüşüm projesi yaratan ekip Alt Üst ile moda sektöründeki varlıkları ve sürdürülebilirlik yaklaşımları konuşulacak.
Alt Üst, 2019 yılında Selen Konuk Paksoy, Selin Karcı, ve Şahin Paksoy tarafından kurulan bir moda markasıdır. Marka, sürdürülebilirlik ve ileri dönüşüm üzerine odaklanır. Kullanılmayan, atık haline gelmiş kumaşları ve diğer malzemeleri değerlendirerek ve kullanıcılarına yeni ve zamansız kıyafet ve aksesuarlar sunar.
2022 ve 2023 yıllarında iki defile gerçekleştirmiştir. Bunun yanında birçok marka, sanatçı ve kuruluş ile iş birliğinde olarak koleksiyonlar çıkarmıştır. Kuruluşundan bu yana ileri dönüşüm ve sürdürülebilirlik alanındaki farkındalığı arttırabilmek adına çeşitli konuşma, belgesel ve röportajlarda yer almış atölyeler ve sergiler düzenlemiştir. 2024 yılının Temmuz ayından itibaren, marka Selen Konuk Paksoy ve Şahin Paksoy tarafından birlikte yürütülmeye devam etmektedir. Alt Üst, sürdürülebilir moda anlayışını ve ileri dönüşüm projelerini geliştirerek çalışmalarını sürdürmektedir.
Sürdürülebilir Tasarım Sohbetleri - İz Bırakmadan
“Mimaride Dönüşüm”
Konuşmacı: SO? Mimarlık ve Fikriyat
Moderatör: Nur Gayretli
İstanbul merkezli mimarlık ofisi SO? Mimarlık ve Fikriyat ile, gerçekleştirdikleri dönüşüm projeleri üzerinden ofisin mekansal dönüşüm üzerine yaklaşımı ve pratikte dönüşüm projelerinin gidişatı hakkında bilgi sahibi olunacak.
Sevince ve Oral, 2007 yılında İstanbul'da SO?’yu kurduklarında, şehir inşaat patlaması ile uluslararası sahnede hızla popülerlik kazanıyordu. SO? 2009 yılında ilk araştırma projesini aldığında, İstanbul, kentsel tasarımın en önemli etkinliklerinden biri olan Urban Age’in ev sahibi olarak seçildi. Birkaç yıl sonra, 2013’te, MoMA PS1 tarafından düzenlenen Genç Mimarlar Programı ilk kez İstanbul’da gerçekleşti ve SO? yarışmanın kazananı oldu. 2015 yılında, İstanbul’daki kamusal yaşamı tasvir eden enstalasyonları, İstanbul'daki isyanlar, çatışmalar ve hızlı gelişimle işaretlenen çalkantılı bir döneme denk gelerek MAXXI Müzesi’nin kalıcı koleksiyonuna alındı. Marmara'daki büyük depremin 20. yılıydı ve depremler sonrası konut projeleri Danimarka, Birleşik Krallık, Fransa ve İtalya'da sergilendi. 2019'da ilk büyük ölçekli kamusal projelerinin açılışından birkaç ay sonra, şehir 20 yıl boyunca aynı parti tarafından yönetildikten sonra yönetim değişikliği yaşadı. 2021’de, yeni yerel yönetimin isteği üzerine, eski belediye başkanlarının konut kullanımı için inşa edilmiş özel bir yüzme havuzunu kamusal bir etkinlik salonuna dönüştürdüler. 2023'te, bir ekonomik kriz ve depremlerin ardından, havuz projesinden esinlenerek mevcut binaların yeniden kullanımı üzerine bir teori yazdılar ve bunu Venedik Mimarlık Bienali’nde sergilediler.
Sürdürülebilir Tasarım Sohbetleri - İz Bırakmadan
“Kentsel Bellekte İz Bırakmadan”
Konuk: Fırat Şenol
Moderatör: Nur Gayretli
Sanat tarihçisi Fırat Şenol ile kentsel bellek üzerinden İstanbul’un kentsel üretim döngüsü içinden, kentsel belleğin kesintiye uğradığı -sürdürülemediği- ve dolayısıyla “iz bırakamadığı” yapılar üzerinden eleştirel bir konuşma yürütülecek.
Fırat Şenol, sanat tarihçisidir. Çeşitli kurumlarda atölyeler, sergilerde ve müzelerde turlar düzenleyerek özellikle İstanbul kent belleği üzerine çalışmalar yapmaya devam etmektedir.
Sürdürülebilir Tasarım Sohbetleri - İz Bırakmadan
“Tasarımda Sürdürülebilirlik”
Konuk: Veli Şafak Uysal
Moderatör: Nur Gayretli
İz Bırakmadan söyleşi serisinin bu ilk oturumunda; temaya atıfta bulunarak sürdürülebilirlik kavramının tasarım dünyasındaki yankıları deşifre edilecek. Çağımızın çevresel, ekonomik, demografik değişimlerine cevap vermeyen azılı yapı stoğuna karşılık “yeniden işlevlendirme”nin dünü, bugünü ve daha iyi bir gelecek projeksiyonu için yarını tartışmaya açılacak.
Veli Şafak Uysal, ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü'nde lisans, Bilkent Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü'nde yüksek lisans ve doktora çalışmalarını tamamlamış; doktora tezi ile Türk Sosyal Bilimciler Derneği tarafından verilen Genç Sosyal Bilimciler ödülüne layık görülmüştür. Akademik çalışmalarının yanı sıra, uzun yıllar çağdaş gösteri sanatları alanında koreograf/yönetmen, dansçı ve proje koordinatörü olarak faaliyet göstermiştir. Halen temel tasarım ve mimari/iç mimari tasarım odaklı tasarım stüdyoları yürütmekte; renk, sinema-mimarlık ilişkisi, mekânsal anlatılar ve iç mekân kuramları üzerine dersler vermekte; beden-mekân ilişkisi, mimarlıkta zamansallık, hesaplamalı tasarım, tarihsel bilgi ve tecrübenin çerçevelenmesinde mimarlığın rolü gibi başlıklar etrafında kuramsal çalışma ve yayınlarını sürdürmektedir.
From the publisher's feed

8 Listeners

74 Listeners