
Sign up to save your podcasts
Or


🇩🇪 raus
Anlamı:
raus = dışarı, dışarıya
Bir yerin içinden dışına çıkmayı ifade eder.
raus bir zarftır (Adverb).
Tek başına veya fiillerle birlikte kullanılır.
Günlük konuşma dilinde çok yaygındır.
Resmî dilde genelde „heraus“ kullanılır.
Genellikle fiilden sonra gelir:
Ich gehe raus.
(Dışarı çıkıyorum.)
Komm raus!
(Dışarı gel!)
Er ist kurz rausgegangen.
(Kısa süreliğine dışarı çıktı.)
raus = heraus (kısa ve konuşma dili)
Resmî cümlelerde:
Ich gehe heraus.
❌ Ich gehe raus gehen.
✅ Ich gehe raus.
📌 Gramer bilgisi🧩 Cümlede kullanımı📝 Önemli not⚠️ Sık yapılan hata
🇩🇪 seid alle
seid → sein fiilinin 2. çoğul şahıs (ihr) çekimi
alle → hepiniz, herkes anlamında kullanılır
👉 “seid alle” = hepinizsiniz / hepiniz … durumundasınız
Genelde soru veya hitap cümlelerinde olur:
Wo seid ihr alle?
(Hepiniz neredesiniz?)
Seid ihr alle da?
(Hepiniz burada mısınız?)
❌ seit alle
✅ seid alle
➡️ seid = sein (olmak)
➡️ seit = -den beri (zaman)
📌 Cümlede kullanımı⚠️ Dikkat (çok yapılan hata)
🇩🇪 aussehen (fiil)
Anlamı:
aussehen = görünmek, dışarıdan nasıl göründüğünü anlatmak
Bir kişi, nesne veya durumun görünüşünü ifade eder.
aussehen ayrılabilen bir fiildir (trennbares Verb).
Şimdiki zamanda fiil ayrılır:
sieht … aus
Perfekt zamanda ayrılmaz:
hat ausgesehen
Fiilin ana kısmı cümlenin başında çekimlenir.
„aus“ her zaman cümlenin sonunda yer alır.
So sieht ein türkischer Frühstückstisch aus.
(Bir Türk kahvaltı sofrası böyle görünür.)
Du siehst müde aus.
(Yorgun görünüyorsun.)
Die Wohnung hat schön ausgesehen.
(Ev güzel görünüyordu.)
❌ So sieht aus ein Tisch.
✅ So sieht ein Tisch aus.
📌 Gramer bilgisi📍 Cümlede kullanımı✏️ Örnek cümleler⚠️ Sık yapılan hata
🇩🇪 entscheiden – unterscheiden🇹🇷 Türkçe Almanca Gramer Açıklaması🔹 sich entscheiden
➡️ Bir karar vermek, bir şeyi seçmek
Reflexiv fiil (kendine döner)
Akkusativ ile kullanılır: sich entscheiden
Çoğu zaman zwischen ile gelir
Örnek:
👉 Ich entscheide mich für die Banane.
(Banana’yı seçiyorum.)
👉 Ich kann mich nicht entscheiden.
(Karar veremiyorum.)
➡️ Ayırt etmek, farkını görmek
Reflexiv DEĞİL
Nesne alır (Akkusativ)
İki şeyin farkına odaklanır
Örnek:
👉 Ich kann die Gläser nicht unterscheiden.
(Bardakları ayırt edemiyorum.)
👉 Ich unterscheide rot und blau.
(Kırmızı ile maviyi ayırt ediyorum.)
entscheiden = seçmek / karar vermek
unterscheiden = ayırt etmek / farkını görmek
🔹 unterscheiden🧠 Kısa fark
Bakıyorum. (nachschauen)
Yeni bir şey yok.
Ama içimde bir bekleyiş (das Warten) var.
Sessizlik (Stille) büyük,düşünceler (Gedanken) daha büyük.
Gece uzuyor (wird länger),zaman ağırlaşıyor (wird schwer).
Tanıdık geliyor mu?
👇 Yorumlara yaz.
Herkes uyuyor. (Alle schlafen.)
Ben saat 3’te hâlâ ayaktayım. (hâlâ ayaktayım = immer noch wach)
Sadece ben miyim?
👇 “Ben” yaz, bakalım kaç kişiyiz.
Pazar sabahı saat 5…
Herkes uyurken (schlafen),
birileri çoktan ayakta (wach).
Sessizlik (Stille) var ama huzur (Ruhe) yok.
Gözler açık (offen), kahve hayali (Kaffeetraum) büyük.
Tanıdık mı?
Eğer evetse ➜ yalnız değilsin (nicht allein) ☕😄
laufen (akmak – bu bağlamda)
➡️ Su, gaz veya elektrik kesilmeden akmak / çalışmak anlamına gelir.
Beispiel:
🟦 Der Wasserhahn läuft.
(Musluk akıyor.)
📌 Merken:
„laufen“ = gehen / akmak (insanlar için yürümek, su için akmak)
abwaschen (bulaşık yıkamak / yıkayıp temizlemek)
➡️ Tabak, bardak gibi eşyaları su ve deterjanla temizlemek.
Beispiel:
🟦 Ich wasche ab.
(Bulaşık yıkıyorum.)
📌 Merken:
ab = ayrılabilir (ayrılabilen ön ek)
abtrocknen (kurulamak)
➡️ Bir şeyin üzerindeki suyu havluyla kurutmak.
Beispiel (A1):
🟦 Ich trockne mein Gesicht ab.
(Yüzümü kuruluyorum.)
📌 Merken:
ab = ayrılabilir (ayrılabilen ön ek)
Präsens: ich trockne … ab
From the publisher's feed

65 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners