
Sign up to save your podcasts
Or


Manchmal ist Lernen schwer.
(Bazen öğrenmek zordur.)
Manchmal fühlt man sich unsicher,
weil man Angst vor Fehlern hat.
(Bazen insan kendini güvensiz hisseder,
çünkü hata yapmaktan korkar.)
Aber Mut heißt nicht, perfekt zu sein.
(Sich trauen = cesaret etmek)
Mut heißt, trotzdem zu sprechen.
(Trotzdem = yine de)
Wenn du heute einen kleinen Schritt gemacht hast,
sei stolz auf dich.
(Stolz sein = gurur duymak)
Du bist nicht allein auf diesem Weg.
(Nicht allein sein = yalnız olmamak)
Wenn dir diese Videos Mut machen,
kannst du mich hier mit ⭐ unterstützen.
(Unterstützen = desteklemek)
Danke von Herzen 🤍
(von Herzen = yürekten)
aufhören = durmak / bırakmak
Almancada aufhören, bir eylemin sona ermesi veya bilerek yapılmaması anlamına gelir.
Es hört auf zu regnen.
→ Yağmur duruyor.
Es hat aufgehört zu regnen.
→ Yağmur durdu.
Er hört auf zu rauchen.
→ O, sigara içmeyi bırakıyor.
📌 Not:
aufhören + zu + Verb yapısıyla da kullanılır.
Örnekler:
„obwohl“ – Türkçe açıklama
obwohl = -mesine / -masına rağmen
Almancada obwohl, beklenen bir sonuca rağmen farklı bir şey olduğunda kullanılır.
📌 Önemli kural:
obwohl’den sonra gelen cümlede fiil sona gider.
Ich werde nass, obwohl ich einen Regenschirm habe.
→ Bir şemsiyem olmasına rağmen ıslanıyorum.
Er ist müde, obwohl er genug geschlafen hat.
→ Yeterince uyumuş olmasına rağmen yorgun.
Sie lacht, obwohl sie sich schämt.
→ Utanmasına rağmen gülüyor.
👉 Kısaca:
obwohl = beklenen → ama sonuç farklı
weil = çünkü / -dığı için
Almancada weil, bir sebep (neden) belirtmek için kullanılır.
Türkçede karşılığı genellikle „çünkü“ ya da **“-dığı için”**dir.
Örnek:
Ich werde nass, weil es regnet.
→ Yağmur yağdığı için ıslanıyorum.
📌 Gramer notu:
weil’den sonra gelen cümlede fiil sona gider.
Bu bir gül 🌹
Her parçası başka bir şey anlatır.
Almanca’da kelimeler de öyledir.
Bağlama göre anlam değişir.
👇 Bu tarz anlatımı seviyor musun?
Yorumlara yaz.
Yarın erken kalkacağız (früh aufstehen).Yarın iş var (arbeiten).O yüzden artık uyku zamanı (die Schlafenszeit).
🇩🇪 ausrutschen (fiil)
Türkçe açıklama:
Kaygan bir zeminde dengenin kaybolması sonucu istemeden düşecek gibi olmak veya düşmek.
Genellikle ıslak zemin, buz, sabunlu yer gibi durumlarda kullanılır.
Önemli not:
Perfekt zamanı “sein” ile kullanılır.
Çünkü bir hareket / durum değişikliği vardır.
Örnek:
Ich bin auf dem nassen Boden ausgerutscht.
(Islak zeminde kaydım.)
“rutschen” ile farkı:
rutschen: kontrollü veya nötr kaymak
ausrutschen: kontrolsüz, beklenmedik şekilde kaymak (genelde kaza)
🔑 „übergeben“ neden bire bir çevrilmez?
Almanca „übergeben“ tek bir fiildir,
ama Türkçede aynı fiille karşılanamaz.
Anlama göre:
vermek / teslim etmek
devretmek
kusmak
anlamlarına gelir.
Yani:
❌ Almanca → Türkçe kelime kelime çeviri yok
✅ Bağlama göre çeviri var
🔍 Almanca anlamı:
Bir şeyi bir başkasına resmî ya da bilinçli şekilde vermek.
🇹🇷 Türkçede doğal karşılık:
👉 Anahtarı teslim ediyorum.
(ya da: Anahtarı veriyorum.)
❗ Neden sadece “vermek” değil?
übergeben çoğu zaman:
sorumluluk
resmiyet
el değiştirme
anlamı taşır.
📌 Bu bağlamda sonuç:
übergeben = teslim etmek / devretmek
🔍 Almanca anlamı:
Bir işi ya da sorumluluğu başkasına devretmek.
🇹🇷 Türkçede doğal karşılık:
👉 Patron şirketi oğluna devrediyor.
📌 Bu bağlamda sonuç:
übergeben = devretmek
🔍 Almanca anlamı:
Mide rahatsızlığı nedeniyle kusmak.
🇹🇷 Türkçede doğal karşılık:
👉 Mideme kötü geldi. Kusmam gerekiyor.
❗ Neden “teslim etmek” olmaz?
Bu anlam:
tamamen bedensel
tamamen ayrı bir fiil alanı
📌 Bu bağlamda sonuç:
übergeben = kusmak
Almanca’da aynı fiil olan übergeben,
bir nesne veya sorumluluk söz konusuysa → teslim etmek / devretmek
sağlık ve mideyle ilgiliyse → kusmak
anlamına gelir.
1️⃣ Ich übergebe den Schlüssel.2️⃣ Der Chef übergibt die Firma an seinen Sohn.3️⃣ Mir ist schlecht. Ich muss mich übergeben.🧠 GENEL KURAL (en kritik nokta)
🔑 „verarbeiten“ neden bire bir çevrilmez?
Almanca „verarbeiten“ çok anlamlı bir fiildir.
Türkçede ise her bağlam için aynı fiil kullanılmaz.
Yani:
❌ Almanca → Türkçe kelime kelime çeviri yok
✅ Anlama göre çeviri var
🔍 Almanca anlamı:
Sebzeyi mutfakta hazırlamak, kesmek, işlemden geçirmek.
🇹🇷 Türkçede doğal karşılık:
👉 Sebzeleri doğruyorum.
(ya da: Sebzeleri hazırlıyorum.)
❗ Neden “işlemek” değil?
Sebzeleri işliyorum ifadesi Türkçede fabrika, sanayi, endüstriyel üretim çağrışımı yapar.
Ev mutfağında doğal bir kullanım değildir.
📌 Bu bağlamda sonuç:
Mutfakta kullanılan verarbeiten, Türkçede doğramak ya da hazırlamak anlamına gelir.
🔍 Almanca anlamı:
Bilgisayar verileri hesaplıyor, analiz ediyor, dönüştürüyor.
🇹🇷 Türkçede doğru karşılık:
👉 Bilgisayar verileri işliyor. ✅
✔️ Burada “işlemek” tamamen doğrudur, çünkü bu kullanım:
teknik, dijital ve sistemsel bir işlem anlatır.
📌 Bu bağlamda sonuç:
Teknik ve dijital alanlarda verarbeiten, Türkçede işlemek fiiliyle karşılanır.
🔍 Almanca anlamı:
Yaşanan bir durumu zihinsel ve duygusal olarak sindirmek.
🇹🇷 Türkçede doğal karşılık:
👉 Bunu önce sindirmem gerekiyor.
ya da
👉 Bunu kafamda oturtmam lazım.
❗ Neden “işlemek” olmaz?
Türkçede işlemek fiili duygusal bir süreci ifade etmez.
Bu anlam Türkçede “sindirmek” ile anlatılır.
📌 Bu bağlamda sonuç:
Duygusal anlamda kullanılan verarbeiten, Türkçede sindirmek demektir.
Almanca’da aynı fiil olan verarbeiten,
Türkçede bağlama göre farklı fiillerle ifade edilir:
Mutfakta → doğramak / hazırlamak
Teknikte → işlemek
Duygusal durumda → sindirmek
1️⃣ Ich verarbeite das Gemüse.2️⃣ Der Computer verarbeitet die Daten.3️⃣ Ich muss das erst verarbeiten.🧠 GENEL KURAL (en önemli nokta)
Bu hafta kazananlar belli oldu 🏆
Bir sonraki listede sen de olmak ister misin?
XP topla, sıralamaya gir.
From the publisher's feed

65 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners