
Sign up to save your podcasts
Or


🇩🇪 kommen – herkommen – mitkommen
🇹🇷 gelmek – buraya gelmek – birlikte gelmek
🇬🇧 to come – to come here – to come along
🧠 Almanca’da “gelmek” fiilinin üç farklı hali vardır — ve hepsi “gelmek” gibi görünür ama anlam farkı büyüktür!
Hazırsan başlayalım 👇
✅ 1️⃣ kommen → gelmek
Ich komme gleich.
→ Hemen geliyorum.
➡️ Genel bir “gelmek” fiilidir. Nereye geldiğin önemli değildir.
✅ 2️⃣ herkommen → buraya gelmek
Komm her!
→ Buraya gel!
➡️ “her” = konuşan kişiye doğru hareket.
Yani biri seni yanına çağırıyorsa herkommen kullanılır.
✅ 3️⃣ mitkommen → birlikte gelmek
Komm mit!
→ Benimle gel!
➡️ “mit” = birlikte, beraber anlamı verir.
Birini seninle gelmeye davet ediyorsan mitkommen doğru fiildir.
💬 Küçük farklar, büyük anlamlar yaratır!
Birisi “Komm her!” diyorsa seni yanına çağırıyordur.
Ama “Komm mit!” diyorsa — birlikte bir maceraya davet ediyordur 😏
🗣️ 🇩🇪 hierhin = 🇹🇷 buraya
👉 “Hierhin” yön bildiren bir kelimedir.
Yani bir yere doğru hareketi ifade eder.
“Hier” (burada) sabit bir konumu anlatırken,
“hierhin” ise o konuma doğru gitmeyi anlatır.
📍 Fark:
Ich bin hier. → Ben buradayım. (yer)
Ich komme hierhin. → Ben buraya geliyorum. (yön)
💡 “sich setzen” fiili hareket içerdiği için “hierhin” ile kullanılır:
➡️ Ich setze mich hierhin. → Buraya oturuyorum.
1️⃣ Bir randevuyu iptal etmek (terimsel):Anlamı: Birini ekmek, bir randevuyu iptal etmek.Çevirisi: Ekmek (argo) veya Randevuyu iptal etmek (resmi).Örnek: "Seni maalesef versetzen yapmak zorundayım." = Seni ekmem lazım.2️⃣ Yerini değiştirmek (örneğin sınıfta):Anlamı: Oturma yerini değiştirmek.Çevirisi: Başka yere oturtmak veya yerini değiştirmek.Örnek: "Öğretmen onu versetzen yapmak zorunda." = Öğretmen onun yerini değiştirmek zorunda.3️⃣ Mesleki veya idari olarak atamak (iş değişikliği):Anlamı: Yeni bir iş yerine atamak (genellikle memurlar veya askerler için).Çevirisi: Tayin etmek veya nakletmek.Örnek: "Ankara'ya versetzt edildi." = Ankara'ya tayin edildi.💡 Unutmayın: "Versetzen" asla tek bir anlama gelmez! Kontekst her şeydir.Başka kelimeler hakkında sorularınız varsa, yorumlarda sorun! 👇
🇹🇷 Oturmak ister misin?
🇬🇧 Would you like to sit down?
🧠 Bugün iki benzer fiili öğrenelim: sitzen ve sich setzen.
Birbirine çok benzer ama anlamları farklı 👇
✅ sitzen → oturmak (durum)
Yani birisi zaten oturuyorsa kullanılır.
Ich sitze auf dem Stuhl. → Sandalyede oturuyorum.
✅ sich setzen → oturmak (eylem)
Yani yeni oturuyorsan, hareket varsa kullanılır.
Ich setze mich auf den Stuhl. → Sandalyeye oturuyorum (şimdi oturuyorum).
💡 Kural:
➡️ „sitzen“ = oturmuş durumdasın.
➡️ „sich setzen“ = oturma hareketini yapıyorsun.
✨ Örnek sahnemizdeki cümle:
👴 Möchtest du dich setzen?
→ “Oturmak ister misin?”
Çünkü kadın henüz oturmamış, adam yerini teklif ediyor.
🇩🇪 1. Diese Ketten sind nichts.
Die wahre Gefangenschaft ist in deinem Herzen.
🇹🇷 Bu zincirler hiçbir şey.
Gerçek esaret kalbindedir.
🇬🇧 These chains are nothing.
The true imprisonment is in your heart.
🇩🇪 2. Befrei dich – von innen heraus.
🇹🇷 Kendini özgür bırak – içeriden başlayarak.
🇬🇧 Free yourself – from within.
🇩🇪 3. Siehst du das? Das war nie dein Gefängnis.
🇹🇷 Görüyor musun? Bu asla senin hapishanen değildi.
🇬🇧 Do you see that? This was never your prison.
🇩🇪 4. Die Erlösung ist in dir – ich habe sie nur sichtbar gemacht.
🇹🇷 Kurtuluş senin içinde – ben sadece görünür kıldım.
🇬🇧 Salvation is within you – I only made it visible.
🇩🇪 5. Ali und Asena fliehen aus dem Kerker.
🇹🇷 Ali ve Asena zindandan kaçıyor.
🇬🇧 Ali and Asena escape from the dungeon.
💬 Yorumlara yaz:
Bu sahnenin devamı nasıl olmalı?
En iyi fikri seçeceğim ve bir sonraki bölümde paylaşacağım.
🇹🇷 Paketleri taşıdım.
📘 Bu cümlede kullanılan fiil „tragen“ (taşımak) fiilidir.
Burada dikkat et:
✅ Perfekt zamanı (geçmiş zaman) kullanılmıştır.
✅ Yardımcı fiil: haben
✅ Partizip II (geçmiş zaman hali): getragen
➡️ Yapısı: haben + Partizip II
🔹 Ich habe die Pakete getragen.
🔹 Du hast die Pakete getragen.
🔹 Er/Sie hat die Pakete getragen.
🧠 „tragen“ fiili ayrıca:
👕 Kıyafet taşımak / giymek anlamında da kullanılır.
Ich trage eine Jacke. → Bir ceket giyiyorum.
Er trägt eine Brille. → O gözlük takıyor.
📦 Ama burada anlam taşımak:
👉 Ich habe die Pakete getragen. → Paketleri taşıdım.
💬 Şimdi sen söyle:
💭 Bugün sen ne getragen hast?
🇹🇷 Açıklama (Türkçe)
🔹 Bugünkü Almanca yapımız: „um … zu“
Bu yapı, amaç bildirmek için kullanılır ve Türkçede “…mek için” anlamına gelir.
👉 Yapı: um + fiil kökü + zu + fiilin mastar hali
Örnek:
Ich öffne die Tür, um dich zu retten.
→ Seni kurtarmak için kapıyı açıyorum.
Bu sahnede Ali, zincirleri kırıyor um Asena zu befreien — Asena’yı özgür bırakmak için.
🔻 Yorumlara yaz:
Bu sahnenin devamı nasıl olmalı?
En iyi yorumu seçeceğim ve bir sonraki sahnede yayınlayacağım.
🇬🇧 Explanation (English)
🔹 Today’s German grammar: „um … zu“
This structure is used to express purpose or intention, just like “in order to …” in English or “…mek için” in Turkish.
👉 Structure: um + verb stem + zu + infinitive
Example:
Ich öffne die Tür, um dich zu retten.
→ I open the door in order to save you.
In this scene, Ali breaks the chains um Asena zu befreien — in order to free Asena.
🔻 Comments:
Write in the comments:
How should this story continue?
I’ll choose the best idea and turn it into the next scene.
💬 🇹🇷 Beni duydun mu?
Bazı kelimeler Almanca’da aynı görünür, ama tamamen farklı anlam taşır! ⚡️
Bugün bunlardan birini öğreniyoruz 👇
📚 1️⃣ hören – hat gehört → duymak 👂
➡️ Ich habe dich gehört. → Seni duydum.
📚 2️⃣ gehören – hat gehört → ait olmak 🏠
➡️ Das hat mir gehört. → Bu bana aitti.
💡 İpucu:
„hören“ = kulağınla duymak
„gehören“ = bir şeye sahip olmak / ait olmak
🧠 Aynı yazılıyor ama anlam bambaşka!
💬 Şimdi sıra sende!
Yoruma yaz 👇
👉 „Ich habe dich gehört.“
ya da
👉 „Das gehört mir.“
📎 Kaydet, tekrar et & paylaş 🔁
💡 🇩🇪 Sie ___ gerade das Licht ___.
💬 Neden „hat ausgemacht“ değil? 🤔
Çünkü bu cümlede eylem tamamlanmamış —
yani kişi o anda ışığı kapatmakla meşgul! 💡
🇹🇷 „Işığı kapatıyordu“ deriz ya — işte aynısı Almanca’da da bu şekilde anlatılır.
Bu durumda Präteritum (machte) + gerade = o anda yapıyordu.
✅ Sie ? gerade das Licht ?.
➡️ O tam o sırada ışığı kapatıyordu.
❌ Sie hat das Licht ausgemacht.
➡️ O ışığı kapattı. (Eylem bitti.)
📚 Küçük fark, ama anlam çok değişiyor!
👉 „gerade“ varsa → süreç devam ediyor.
👉 „hat ... ausgemacht“ varsa → eylem tamamlanmış!
📚 Bugün öğrendiğin fiil: stehen – stand – hat gestanden
✨ Türkçesi: durmak / ayakta durmak
💡 Sende sıra:
Aşağıya yorum olarak bir cümle yaz:
👉 “Ich stehe…” ile başlayan bir örnek! 💬
From the publisher's feed

65 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners