
Sign up to save your podcasts
Or


💬 vorankommen ve vorwärtskommen Almanca’da birbirine çok yakın iki fiildir.
İkisi de “ilerlemek” anlamına gelir ama küçük bir fark var 👇
🌱 vorankommen — daha çok gelişmek, ilerleme kaydetmek, hedefe yaklaşmak anlamındadır.
🎯 Kariyer, okul, kişisel gelişim gibi alanlarda kullanılır.
Ich will im Leben vorankommen.
Hayatta ilerlemek istiyorum.
🚶♀️ vorwärtskommen — daha çok yoluna devam etmek, pes etmeden ilerlemek anlamındadır.
🕊 Zorluklardan sonra tekrar ayağa kalkmak veya hayatına devam etmek için söylenir.
Nach allem will ich einfach vorwärtskommen.
Her şeye rağmen sadece yoluma devam etmek istiyorum.
✨ Kısacası:
vorankommen = gelişim, başarı
vorwärtskommen = cesaret, devam etmek
🇩🇪 Ich bin ____.
🇹🇷 Uyuyakalmışım.
Bazen yorgunluk öyle sessiz gelir ki…
Bir an gözlerini kaparsın ve zaman durur. 💤
Planlar, mesajlar, düşünceler… hepsi kalır bir sonraki güne. ☁️
Ama belki de beden sadece “artık dinlen” demek istemiştir. 🌙
✨ Bugünün fiili: einschlafen – schlief ein – ist eingeschlafen
💬 Yorumlara yaz: “Ich bin eingeschlafen.”
Bakalım kimler gerçekten uykusuna yenik düşmüş 😴💤
🧅 1️⃣ schälen → soymak
Bir şeyin kabuk kısmını çıkarmak anlamında kullanılır.
Genellikle sebze, meyve veya yumurta için. 🍏🥚
📘 Beispiel:
🇩🇪 Ich schäle die Zwiebel.
🇹🇷 Soğanı soyuyorum.
🇬🇧 I am peeling the onion.
Bu fiil refleksiv (yani kendine yönelik), “utanmak, mahcup olmak” anlamına gelir.
Genellikle duygusal veya sosyal bir durumdur. ❤️🔥
📘 Beispiel:
🇩🇪 Ich schäme mich, weil ich geweint habe.
🇹🇷 Ağladığım için utanıyorum.
🇬🇧 I am ashamed because I cried.
🧅 schälen = soyuyorsan (soğan, elma, yumurta...)
😳 schämen = utanıyorsan (duygusal olarak)
😳 2️⃣ sich schämen → utanmak💡 Farkı kolay hatırlamak için:
🇩🇪 Wer auch immer ich heute bin – das bin ich.
🇹🇷 “Bugün kim olursam olayım, o da ben.”
📘 Gramer açıklaması:
Bu cümledeki yapı “wer auch immer” Almanca’da “kim olursa olsun” anlamına gelir.
wer → “kim”
auch immer → “her ne olursa olsun” vurgusu verir.
Yani: “Kim olursam olayım” veya “kim olursa olsun” gibi.
Cümlenin ikinci kısmı “das bin ich”, yani “o benim” demek.
Birlikte anlamı:
💬 “Bugün kim olursam olayım, yine benim — kendimin başka bir hâliyim.”
🕯️
Bazen insan kendini kaybettiğini sanır…
Oysa sadece başka bir hâlini buluyordur.
Kah kitap sayfalarında, kah sessiz bir sabahın içinde.
Kim olursan ol bugün — yine sensin. 🍃
Belki daha olgun, belki daha sessiz… ama yine sen.
Zamanla her şey değişir…Yüzlerdeki ifade, kalpteki ağırlık, kelimelerin anlamı bile.Ama bazı şeyler var ki,zaman geçtikçe eksilmez, olgunlaşır.💭 Mit der Zeit… bazı şeyleri sadece zaman öğretir = zamanla.....
🥛 SCHÜTTEN mi, SCHÜTTELN mi?
Küçük fark, büyük anlam! 😅
👉 schütteln = sallamak / çalkalamak
🗣️ Ich schüttle zuerst die Flasche.
(Önce şişeyi çalkalıyorum.)
👉 schütten = dökmek / boşaltmak
🗣️ Dann schütte ich die Milch in den Topf.
(Sonra sütü tencereye döküyorum.)
💡 Karıştırırsan dikkat et —
biri sadece biraz köpürür,
diğeri tüm mutfağı batırır! 😂
☕ 🇩🇪 verschütten (Verb)
Kahveni döktün mü? 😅 O zaman bu kelime tam sana göre!
“verschütten”, bir şeyi kazara dökmek anlamına geliyor.
💬 Örnek:
👉 Ich habe Kaffee auf mein Buch verschüttet.
➡️ Kahveyi kitabımın üstüne döktüm.
Hayatta da bazen kahveyi değil, enerjimizi döküyoruz...
ama önemli olan ne biliyor musun?
Temizleyip gülümsemek ve devam etmek. ☕💛
🇩🇪 erhöhen (Verb)
➡️ etwas größer, höher oder stärker machen
🇹🇷 arttırmak, yükseltmek, çoğaltmak
💬 Beispiele:
👉 Ich habe die Preise erhöht.
➡️ Fiyatları arttırdım.
👉 Sie will die Lautstärke erhöhen.
➡️ Sesi yükseltmek istiyor.
Bu cümle Almanca’da en doğal olan ifadedir ve “Saçımı kestiriyorum.” anlamına gelir.
Buradaki „mir“ kelimesi zaten “kendim için” anlamındadır.
Yani birisi senin saçını kesiyor ama bu işlem senin için yapılıyor.
Bu yüzden “meine” demene gerek yok — çünkü “mir” zaten “benim saçım” anlamını içerir.
Eğer şöyle dersen:
👉 Ich lasse mir meine Haare schneiden.
Bu da gramer olarak doğru ama farklı bir vurgu taşır.
Sanki “ben kendi saçımı kestiriyorum, seninkini değil” demek gibi olur.
Yani özel bir vurgu yapmak istediğinde kullanılır, günlük konuşmada pek tercih edilmez.
✨ Kısacası:
„Ich lasse mir die Haare schneiden.“ demek yeterli —
zaten herkes senin kendi saçını kestirdiğini anlar.
🇹🇷 “Bankaya para yatırmak istiyorum.” 🇬🇧 I want to deposit money at the bank.Birçok kişi „an der Bank“ ya da „auf der Bank“ diyor ama bu yanlış! 😅💡 Çünkü “bei” bir yerde bulunmayı veya bir kurumla bağlantıyı ifade eder.👉 Ich arbeite bei der Bank. (Bankada çalışıyorum.)👉 Ich möchte Geld bei der Bank einzahlen. (Bankaya para yatırmak istiyorum.)❌ Ich möchte Geld auf der Bank einzahlen. (Yanlış – bankın üstüne para koymak gibi olur 😄)Küçük bir kelime farkı ama anlamda büyük bir fark yaratıyor!
From the publisher's feed

65 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners