
Sign up to save your podcasts
Or


Şehrazat, kardeşi Dinarzat ve Şehriyar'a "Tüccar ve İfrit" masalını anlatmaya devam eder...
Saraya varan Şehrazat Şehriyar'a, kardeşiyle vedalaşamadığını, onunla vedalaşmak için kız kardeşini saraya davet etmek istediğini söylemiş. Şehrazat buna izin vermiş ve Şehrazat'ın kardeşi Dinarzat saraya gelmiş. Kardeşler yatak odasına geçmişler, Şehriyar da peşlerinden. Dinarzat, Şehrazat'tan her zaman olduğu gibi bir masal anlatmasını istemiş. Bunun üzerine Şehrazat başlamış "Tüccar ile Cin" masalını anlatmaya...
Tüm eşlerini evlendiğinin gecesi öldüren Şehriyar, vezirinden kendisine yeni bir eş bulmasını istemiştir. Ancak ülkede evlilik çağında bir tek vezirin kızı Şehrazat kalmıştır. Vezir kızını Şehriyar ile evlendirmeyi hiç istemez, fakat kızı Şehrazat babasına kendisini Şehriyar ile evlendirmesi için ısrar eder. Sonunda babasını buna ikna eder. Kızını Şehriyar'a götürmeden önce vezir kızlarına Eşek ile Öküz masalını anlatmaya başlar...
Semerkant Han'ı Şahzaman, hükümdar ağabeyi Şehriyar'ın daveti üzerine onu ziyaret etmek için askerleriyle birlikte yola çıkar. Yolculuğun henüz başında unuttuğu bir şeyi almak için saraya döndüğünde karısının kendisini aldattığını öğrenir ve onu öldürür. Üzüntü içinde ağabeyinin yanına varır. Ertesi gün, Şehriyar kardeşi Şahzaman'ın şerefine bir av partisi düzenler, ancak Şahzaman sarayda kalmaya karar verir. Odasında dinlenirken penceresinden ağabeyinin karısının başka birisiyle ilişkinine şahit olur. Olanları ağabeyine anlatır. Bunun üzerine kardeşler bu yaşananlar sadece onların başına mı geliyor yoksa böyle başka hikayeler de yaşanıyor mu diye dünyayı dolaşmaya karar verirler. Bu kayıt, Binbir Gece Masalları'nın birinci ilk bölümü.
Bir varmış bir yokmuş... Evvel zaman içinde, küçücük bir kulübede çok yoksul bir aile yaşarmış. Karı-koca ve çocukları o kadar yoksullarmış ki karınlarını bile zor doyururlarmış. Bir gün yoksul adam dağa gidip odun kesmek istemiş. Kestiği odunları satıp biraz para kazanacakmış, ama bir baltası yokmuş. Zengin komşusuna gidip baltasını ödünç istemiş. Baltayı alıp dağa gitmiş ve biraz odun kesmiş. Kestiği odunları şehre götürürken bir değirmenin yanından geçiyormuş. Tam o sırada, baltanın demir başı yuvarlanıp değirmenin suyuna düşmüş...
Zamanın varlıklı padişahlarından birisi, halkının durumunu daha iyi anlamak için kılık değiştirip halkın arasına karışmış. Kentte dolaşırken dere kenarında balık tutmaya çalışan yaşlı bir adama denk gelmiş. Padişah ve yaşlı adam konuşmaya başlamışlar. Padişahın halkın durumundan bir haber olduğunu söyleyen yaşlı adam biraz sonra kendini sarayın hazinesinde bulmuş...
Omzuna astığı testilerle köy köy dolaşarak su satan sucunun bir tane sağlam, güzel mi güzel bir çanağı bir de çatlak ve eski bir çanağı varmış. Bizim pınar ile köyler arasında gidip gelirken pıt pıt su damlatırmış ve haline üzülürmüş. Bir gün çatlak çanak haline üzülürken sucu onu duymuş. Ertesi gün sucu çatlak çanağı değneğine asıp ona olayları hiç görmediği bir açıdan göstermeye karar vermiş.
Üç arkadaş, Hızır'ı bulup O'ndan muratlarını dilemek için yola koyulmuşlar. Hızır'ı bulduklarında, birisi zengin olmak, diğeri alim olmak, öteki ise aile kurmak istediğini söylemiş. Hızır, onların dileklerini kabul etmiş ama her birine bir şart koymuş. Bu üç arkadaş, muratlarına erebilecekler mi? Dinleyin.
Günün birinde, zengin ama paylaşmayı bilmeyen bir köye bir gezgin uğrar. Gezgin köy halkından biraz yiyecek ve yatacak yer ister, ancak kimse ona bir şey vermez. Bunun üzerine gezgin, köy halkından bir kazan ödünç alıp onlara meydanda "Taş Çorbası" yapmaya başlar. Köylüler meraklanır, taş çorbası da ne ola ki? Taşın çorbası mı olur?
Marangoz ve eşi, şehre gelip giderlerken yol kenarındaki bir ağacın altında oturan Üç Derviş görürler. Akşam yemeği sırasında dervişlerden birbirlerine bahsederler ve onları yemeğe davet etmeye karar verirler. Bilmedikleri şey ise dervişlerden yalnızca birisinin yemeğe gelebileceğidir. Hangisini seçeceklerdir ve yemeğe gelecek derviş onlara ne getirecektir..?
From the publisher's feed