
Sign up to save your podcasts
Or


Bu bölümde “psikopat” kavramını klişelerin ötesinde ele alıyoruz: Soğukkanlılık, korkusuzluk, odaklanma ve ikna gücü gibi bazı özellikler doğru bağlamda avantaj olabilir mi? Kevin Dutton’ın yaklaşımından yola çıkarak baskı altında performansı, penaltı örneğiyle zihnin nasıl “hata” yaptığını ve beynin “biz-onlar / savaş-kaç / doğru-yanlış” gibi süper kategorilerle kararlarımızı nasıl etkilediğini konuşuyoruz.
Hepimiz “10.000 saat çalış, usta ol” cümlesini duyduk. Ama Anders Ericsson’ın çalışmalarına göre mesele saatleri doldurmak değil; öğrenmeyi tetikleyen bir pratik inşa etmek. Bu bölümde uzmanları ayıran kritik farkı ele alıyoruz: zihinsel temsiller (uzmanların karmaşık şablonları) ve bu şablonları büyüten amaçlı pratik: net hedef, yoğun odak, anında geri bildirim ve konfor alanının hemen dışı. Ayrıca Steve Faloon’un 200 seans sonunda 7’den 82 rakama çıkmasını sağlayan yöntemiyle “gelişimin mekanizmasını” somutlaştırıyoruz.
🌐 Daha fazlası: tarikmahi.com | ✉️ İletişim/öneri: [email protected]
Bu bölümde “akış” (flow) dediğimiz o özel zihinsel durumu konuşuyoruz: Zamanın kaybolduğu, odağın keskinleştiği ve yaptığın şeyin kendi başına tatmin verdiği anlar… Mutluluğu sadece “iyi hissetmek” değil, tam anlamıyla bir işe karışıp kendini unutmak üzerinden ele alıyoruz.
Bu bölümde neler var?
💬 Soru: Sen en çok ne yaparken zamanı unutuyorsun? Bölümden sonra yorumlarda paylaş!
Bugün “ben böyleyim”de modern ilişkilerin en can yakan deneyimlerinden birini konuşuyoruz: ghosting. Bir anda yok olma… Mesajlara cevap yok, aramalara dönüş yok, açıklama yok.
Bu bölümde:
Bölüm sana iyi gelirse, ghosting yaşamış bir arkadaşına gönderebilirsin. Düşüncelerini ve kendi hikâyeni Instagram’dan benböyleyimpodcast hesabına yazabilirsin.
Bu bölümde modern ilişkileri içten içe yıpratan dört toksik iletişim kalıbını masaya yatırıyoruz: Eleştiri, Aşağılama, Savunmacılık ve Duvar örme. Bu kalıplar neden tartışmayı çözmek yerine büyütüyor? İlişkinin güven ve saygı zeminini nasıl aşındırıyor?
Daha da önemlisi: Her birinin panzehirini konuşuyoruz. “Ben diliyle nazik başlangıç”, “takdir ve saygı kültürü”, “sorumluluk alma” ve “bilinçli mola” gibi uygulanabilir adımlarla, “peki ben ne yapabilirim?” sorusuna net cevaplar bulacaksın.
İlişkilerinde sürekli bir endişe hali yaşıyor musun? “Ya giderse?”, “Ya beni gerçekten sevmiyorsa?” düşünceleri zihnini hiç rahat bırakmıyor mu? Partnerinin mesajına geç cevap vermesi bile içinden “Kesin bir şey oldu” senaryolarını mı tetikliyor?
Bu bölüm tam olarak senin için.
Bu bölümde:
Ve en önemlisi: Kaybetme korkusunun seni yönetmesine izin vermemek için, hemen hayatına uygulayabileceğin 5 bilimsel adımı paylaşıyorum:
Tetikleyicilerini ve ilişki kalıplarını fark etme Otomatik, felaketleştirici düşüncelere meydan okuma Öz değerini partnerinin onayından bağımsız, içeriden besleme İlişkide kendini kaybetmeden, sağlıklı sınırlar koyup ifade edebilme Yoğun kaygı anlarında, duygularını regüle edebilmek için somut öz-düzenleme becerileri geliştirme
Bu bölüm;
Unutma: Bu bir karakter bozukluğu değil, senin kusurun hiç değil ve kaderin olmak zorunda da değil. Kalıplar öğrenilmişse, yeniden öğrenmek de mümkün.
Bölümü dinlerken kendine şu soruyu sorabilirsin: “Bu 5 adımdan hangisine şu an en çok ihtiyacım var?”
Eğer bölüm sende bir şeylere dokunduysa:
Instagram’da da: @benboyleyimpodcast Yeni bölümlerde iç dünyamızı birlikte keşfetmeye devam edeceğiz.
Bağlanma Korkusunu Yenmek – Kaçıngan Bağlanmadan Çıkmak için 5 Bilimsel Adım 💔➡️💚
İlişkilerde her şey “bir anda fazla” mı geliyor? Biri sana duygusal olarak yaklaştığında, içinden geri çekilmek, uzaklaşmak, hatta “kaçmak” mı geliyor? Bir yanın yakınlık isterken, diğer yanın hep frene mi basıyor?
Bu bölüm tam senin için. 🎧
Yoksa “bağlanma korkusu olan ama asla kabul etmeyen bir ex” mi geldi aklına? O zaman bu bölüm tam kafasına atmalık. 😏🎯
“Bağlanma Stilleri” serisinin 3/4. bölümünde, kaçıngan bağlanma stilini ve bağlanma korkusunu konuşuyoruz. Bu bölümde:
🔹 Kaçıngan bağlanmanın kökenine iniyoruz
🔹 “Bağımsızlık zırhı”nın seni nasıl hem koruyup hem yalnızlaştırdığını fark ediyoruz
🔹 Ve en önemlisi: Bağlanma korkusundan çıkmak için 5 bilimsel, uygulanabilir adımı detaylıca ele alıyoruz:
1️⃣ Farkındalık geliştirme ve tetikleyicileri tanıma
2️⃣ İçsel güvenlik alanı oluşturma
3️⃣ İhtiyaç ve sınırları sağlıklı şekilde ifade etme
4️⃣ Yakınlığa adım adım maruz kalma (kademeli yaklaşım)
5️⃣ Güvenli bağlanma örneklerini modelleme ve destek arama
Bu bölüm, “bende bir sorun var” duygusunu yumuşatıp, “Bu, sistemimin zamanında geliştirdiği bir korunma stratejisiymiş” diyebilmen için tasarlandı. Yani hazır ilişki taktikleri değil, gerçekten işe yarayan bir içsel harita ve araç kutusu bulacaksın.
Eğer bu konu sende bir yerlere dokunuyorsa, bölümü dinledikten sonra hissettiklerini yorumlara yaz, yalnız olmadığını hatırla ve başkalarına da ışık ol. 💬✨
Hepimiz ilişkilerimizde farklı bağlanma stilleriyle hareket ediyoruz. Özellikle güvensiz bağlanma stilleri (kaygılı–ambivalan & kaçıngan) ilişkilerde sık sık kısır döngülere yol açabiliyor:
🔄 Biri daha çok yakınlık ararken, diğeri sürekli geri çekiliyor…
💔 Sonuç? Kaybetme korkusu, çatışmalar, hayal kırıklıkları.
Peki, bu döngüden nasıl çıkabiliriz?
👉 Partnerimize alan tanırken güveni nasıl koruruz?
👉 Kaygı ve kaybetme korkusuyla nasıl başa çıkarız?
👉 Sağlıklı sınırlar koyarken sevgiyi nasıl gösterebiliriz?
Bu bölümde, tam da bu sorulara yanıt arıyoruz.
✨ Amacımız: Daha güvenli bağlanma, daha dengeli ilişkiler ve daha çok huzur.
Birine bağlanıyorsun ama sonra… bir şey oluyor.
🫠 Ya o geri çekiliyor,
👻 Ya da bir bakmışsın "ghostlandin"...
Belki de ghostlayan sensin?
Issız Adam tripleri, kaybolan mesajlar, görüp dönmeyenler, yazıp sonra pişman olanlar…
💬 “Ben neden hep aynı tip insanlara çekiliyorum?”
💬 “Neden biri yaklaşınca kaçmak istiyorum?”
💬 “Neden biri biraz uzaklaşsa içim panik oluyor?”
💬 “Yoksa ben… bağlanamıyor muyum?”
İlişkiler bazen aşk filmi gibi değil de tam bir psikolojik gerilim gibi ilerliyor, değil mi?
İşte bu mini seride tam da bunu konuşuyoruz:
🧠 Bağlanma stilleri ne?
📦 Çocukken bize neler oldu da büyüyünce ilişkilere böyle girdik çıktık?
⚖️ Güvenli bağlananlar kim, sürekli kaçanlar kim, peşinden koşanlar kim?
🎯 Ve en önemlisi: Bu döngüleri nasıl kırarız?
Hem güleceğiz, hem düşüneceğiz. Kendimizi biraz daha tanıyacağız. Ve belki bir sonraki ilişkimizde, aynı sahneyi tekrar yaşamayacağız.
🎧 Hazırsan, aç bölümü. Bağlanıyoruz ama bu sefer kendimize doğru.
Bir ilişki içinde ne kadar “ben” kalabiliyoruz? Sevgi mi bu, yoksa onsuz yapamam hissi mi? Bu bölümde duygusal bağımlılığın çocukluktan nasıl kök saldığını, hangi davranışlarımızla kendimizi kaybettiğimizive bu döngüden nasıl çıkabileceğimizi konuştum.
✔️ Terk edilme korkusu ✔️ Kendini ihmal etme ✔️ Başkasının duygularına göre şekilalma ✔️ Aşırı uyum sağlama ✔️ Bağ kurmaya dair çocukluk şemaları
Kendini bir ilişkide “fazla veren”, “fazla düşünen”, “fazla hisseden” tarafta buluyorsan bu bölüm tam sanagöre.
From the publisher's feed
Duygularımızın, düşüncelerimizin ve davranışlarımızın ardında yatan dinamikleri keşfetmeye davetlisiniz.