
Sign up to save your podcasts
Or


Hayatımda harika bir dönemde değilim ama yine de gülümsemeye çalışıyorum. Ya da en azından tişörtüm benim yerime gülümsüyor.
Bugün Böyle Şeyler İşte’de, son yıllarda sürekli yaptığım, bağlandığım bir şeyi konuşuyoruz: Neden her sene üzerinde gülen surat bulunan kıyafetler alıyorum?
Yirmili yaşlarımın en başlarında hatta biraz daha öncesinde alışveriş yapma sıklığım şu ana göre daha fazlaydı. Kıyafet tercihlerimde en sevdiğim şey hep "niş ve tekil" parçalar almak. Yine o parçalardan birini aldım ve bu da bir bölüm yapmama yol açtı.
Bu bölümde neler var?
- Alışveriş alışkanlıklarım.
- Gülen suratlı kıyafetlerim ve etkisi.
- Toplumsal mutsuzluğumuz.
Yaşadığımız coğrafyada gülümsemek bazen unutulan bir eylem haline gelse de; hayat, her şeye rağmen bir tebessümü hak ediyor.
İçerikleri kaçırmamak için abone olmayı/takip etmeyi ve bildirimleri açmayı unutmayın.
Instagram: https://www.instagram.com/boyleseyleristeee/
00:00 Alışveriş alışkanlıklarım
02:59 Gülen suratlı kıyafetler alıyorum
04:20 Neden gülen suratlı kıyafet alıyorum
06:43 Ayna nöronlar
08:17 Maalesef mutsuzuz
09:38 Hayat yaşamaya ve gülmeye değer
11:00 Böyle şeyler işte
Reklam, işbirliği, sponsorluk yok.
Siz hiç sinemaya tek başınıza gittiniz mi? Ya da bir kafede yanınızda kimse yokken telefonunuza sarılmadan sadece oturdunuz mu?
Bugün Böyle Şeyler İşte’de, modern dünyanın bize "yalnızlık" diye pazarladığı ama aslında en doğal halimiz olan o meşhur konuyu konuşuyoruz: Tek başına bir şeyler yapmak.
Bu durumu "Self-date" gibi süslü isimlerle bir "proje" haline getirmeye çalışmak, aslında tek olmanın normal olmadığını kanıtlamaya çalışmak gibi hissettiriyor. Halbuki insanın temel gerçeği budur; etrafınız ne kadar kalabalık olursa olsun, günün sonunda o kapıyı kapattığınızda sadece siz ve kafanızın içindekiler kalır.
Bu bölümde neler var?
- "Self-date" terimi- Yalnız kalma korkusu yüzünden yaptığımız o yanlış tercihler ve girdiğimiz yanlış gruplar...
- 18 yaşından beri tek başına konsere gitmeyi neden "muazzam bir etkinlik" olarak görüyorum.
- Düşünce Havuzum
Sırf yalnız kalmamak için memnun olmadığınız yerlerde olmayı bırakıp, kendi özgür hür iradenizle tek başına bir şeyler yapabilmenin yarattığı o özgüveni tatmaya davetlisiniz.
https://www.instagram.com/boyleseyleristeee/
00:00 Günün sonunda kendinle baş başasın
00:44 Self Date terimi ve tek başınalığın normal olması
02:29 İnsan tek başına bir şeyler yapmalı
03:38 Ben uzun zamandır tek başıma bir şeyler yaparım
05:59 Tek başına kalmaktan korkmamalı
07:49 Sosyal sağlık
08:51 Düşünce havuzum
10:32 Böyle şeyler işte
Reklam, İşbirliği, Sponsorluk yok.
Bu haftaki bölümde, modern zamanın en yaygın ama bir o kadar da yorucu "hastalığı" hakkında konuşuyorum: Sürekli bir şeyler yapma zorunluluğu.
Günün her anını bir yapılacaklar listesiyle (to-do list) doldurmanın, internetin hızıyla yarışmaya çalışmanın ve her popüler içerikten geri kalma korkusunun bizi nasıl bir sarmala sürüklediğini paylaşıyorum. 2000 doğumlu bir birey olarak kendi deneyimlerimden yola çıkıyor; to-do list detoksundan, hiçbir "task"ın olmadığı o kıymetli "rahatlama zamanlarına" (relaxing times) kadar bulduğum çözüm yollarını anlatıyorum.
Bu bölümde neler var?
- To-do list'lerin yarattığı baskı.
- Her filmi izlemek, her akımı takip etmek zorunda mıyız?
- Sosyal medyayı bir "görev" olmaktan çıkarıp zihnimizi nasıl özgürleştiririz?
- Her şeyin en iyisini değil, her şeyi görmek neden önemli?
Bazen sadece durmak, geride kalmayı kabullenmek ve o meşhur "kalayım yani" diyebilme özgürlüğünü keşfetmek için bu bölüme davetlisiniz.
İyi izlemeler ve dinlemeler! 🎙️✨
https://www.instagram.com/boyleseyleristeee/
00:00 Sürekli bir şeyler yapmalıyım hastalığına yakalandım
01:31 Aman geride kalmayayım
03:02 Her şeyi yakalamak zorunda değilim
06:31 Herkesin yaptığı her şeyi yapmak zorunda değilim
07:54 Her zaman her şeyin en iyisi olmaz
10:34 Bugünüme notlar
11:12 Böyle şeyler işte
Reklam, işbirliği, sponsorluk yok.
Birinden hoşlandınız, buluştunuz, göz göze geldiniz... Peki o an sadece o "an"ı mı yaşıyorsunuz, yoksa kafanızda bir terimler sözlüğüyle mi oturuyorsunuz?
Bu hafta, modern ilişkilerin içine düştüğü o terminoloji çukurunu, yani benim deyimimle "Terim Çılgınlığı"nı konuştum.
Eskiden "anlaşamadık" ya da "ısınamadım" deyip geçtiğimiz her şeye artık klinik bir teşhis koyma peşindeyiz. Ghosting, Love Bombing, Gaslighting, Breadcrumbing... Birine karşı dürüst olmak bu kadar mı zorlaştı da bu terimlerin arkasına sığınıp birbirimizi "vaka" gibi görmeye başladık?
Bu bölümde şunlara değindim:
- İlişki mi yaşıyoruz yoksa satranç maçı mı oynuyoruz?
- Sağlıklı sevgiler...- Kusursuz insan arayışı.
Ve bölümün sonunda; 2023’te kaybettiğim ama 2024’te yeniden kazandığım o "sağlıklı sevgi" umudum...
Yaşa gitsin ya şu ilişkiyi. Terimlere takılmadan, kasmadan, açıkça...
İyi seyirler/dinlemeler.
Instagram: https://www.instagram.com/boyleseyleristeee/
00:00 acaba lovebombing mi? ghosting mi? gaslighting mi?00:45 ilişkilerde terim çılgınlığı
03:08 insan ilişkisi basit bir şey
04:00 satranç oynamıyoruz, yaşa gitsin ilişkiyi
05:30 insanın kusurları vardır
09:21 böyle şeyler işte - umarım herkes sağlıklı sevgiler yaşar
Reklam, işbirliği, sponsorluk yok.
Bu hafta her şeyin ne kadar hızlı akıp geçtiğini, nefes aldığımız o anın değerini ve göğsümüze kazımamız gereken o iki kelimeyi konuştum: Tutto Passa.
Geçtiğimiz hafta hayatımın en uç noktalarını aynı anda yaşadım. Bir yanda podcast’imle ilgili beni çok heyecanlandıran, yakında detaylarını paylaşacağım güzel bir gelişme; diğer yanda yüksek lisans tezimin stresi ve maalesef üniversitemizden çok değerli Doktor İbrahim Ethem Hindistan hocamızın vefat haberi...
Eskişehir Odunpazarı Modern Sanat Müzesi'nde (OMM) karşıma çıkan o İtalyan amcanın fotoğrafı ve göğsündeki o dövme, tüm bu karmaşanın ortasında suratıma bir tokat gibi çarptı.
"Tutto Passa" yani "Her Şey Geçer."
Peki, gerçekten her şey geçer mi?
Bu bölümde;
Yaşadığımız o anın neden tek gerçeklik olduğunu,
Hayatın akışında kendimizi ve çevremizi daha az üzmemiz gerektiğini,
Ve her şeyin geçiciliği hakkında konuştum.
Doyasıya yaşayacağımız, hayattan keyif alacağımız anlara...
Instagram: https://www.instagram.com/boyleseyleristeee/
Tiktok: https://www.tiktok.com/@boyleseyleriste
X: https://x.com/boyleseyleriste
Reklam, işbirliği, sponsorluk yok.
00:00 gözlerinizi kapatabilir misiniz lütfen
02:45 sadece şu an yaşıyoruz
03:30 bu hafta yaşadıklarım
06:20 hayat kimseyi beklemiyor
07:30 böyle şeyler işte
Çok sevdiğiniz bir insan sizi sevmedi mi? Her şeye sahipken yine de yalnız mı hissediyorsunuz? Belki de tek ihtiyacınız olan şey Andy Warhol’un hayata bakış açısıdır: 'Ne olmuş yani?'
Bu bölümde, sanat tarihinin en sıra dışı isimlerinden Andy Warhol’un 1968’de vurulup ölümden dönmesine rağmen hayata nasıl kayıtsız kaldığını ve bu 'vurdumduymazlığın' bir başarı formülüne nasıl dönüştüğünü konuşuyoruz.
Kendi hayatımdan örneklerle; okul yıllarındaki aşırı kaygı halinden, bugün geliştirmeye çalıştığım 'Dengeli Vurdumduymazlık' bakış açısına geçiş sürecimi paylaşıyorum. Her şeyin aslında göründüğü kadar önemli olmadığını hatırlama vakti.
Bölümde Neler Var?
- Andy Warhol ve "Ne Olmuş Yani?" bakış açısı
- 1968 Stüdyo saldırısı ve Warhol’un tepkisi
- Dengeli vurdumduymaz olmak
- Hayatın bazı şeyleri ciddiye almak için çok kısa olması durumu
Instagram: https://www.instagram.com/boyleseyleristeee/
Tiktok: https://www.tiktok.com/@boyleseyleriste
X: https://x.com/boyleseyleriste
00:00 Giriş - Ne olmuş yani
00:15 Andy Warhol'un hayata bakışı
02:09 Dengeli vurdumduymazlık
06:47 Hayat bazı şeyleri ciddiye almak için çok kısa
07:18 Böyle şeyler işte
Reklam, işbirliği, sponsorluk yok.
Sosyal medya, insanların dijital olarak sosyalleşebilecekleri alanlar olmaktan ziyade günümüzde insanlar üzerinde sosyal baskı yaratan alanlar oldular. Sosyal medya da gezinen insanlar özellikle geri kalmışlık hissi yaşıyorlar, bence bunu hissetmeyen yoktur. "Hepinizden iyi hayat yaşıyorum" algısı oluşturan bir sürü insanla doldu sosyal medya. Bunların birçoğunun kandırmaca olduğunu düşünüyorum.Bunların size kötü hissettirmesine izin vermeyin!! Başkalarının ne yaptığı o kadar da önemli değil. Bu bölümde bunları ve daha fazlasını konuştuk.
https://www.instagram.com/boyleseyleristeee/
00:00 Sosyal medya baskısı
03:41 Sosyal medyanın bizi kötü etkilemesine izin vermeyelim!
07:02 Kendimizi kumbara gibi düşünelim
Reklam yok.
İnsani değerlerden uzaklaştığımızı hatta unuttuğumuzu düşünüyorum. İnsani değerler üzerine hepimizin derin derin düşünmeye ihtiyacı var bence. İnsanı insan yapan, toplumu toplum yapan, yaşamı yaşam yapan bu değerler çok önemliler. Eski Yunan'da Aristoteles ve Platon değerler üzerine düşünmüşler bizim de düşünmemiz ve eski Yunanlılarla bir yerde buluşmamız gerekiyor. Değerlerimizi düşünmeli, anlamalı ve farkında olarak yaşamalıyız.
Bu bölümde değerler üzerine düşündüm ve konuştum. Hadi sizde bana eşlik edin. Sizin düşüncelerinizi de merak ediyorum. Bana instagram, tiktok, facebook ve x'den ulaşabilirsiniz: Böyle Şeyler İşte 👈🏻
Reklam, işbirliği, sponsorluk yok.
00:00 İnsani değerleri düşünmek
00:27 Eski Yunanlılarla bir yerde buluşmalıyız
01:11 Bilgelik
03:28 Cesaret
06:04 Ölçülülük
07:36 Adalet
09:53 Değerlerin farkında yaşamak
10:41 Böyle şeyler işte
Geleceğe dair umudu olan insanların dilek dileyip dilemeyeceğini canım sevgilim Pelin ile Efes Antik Kentinde konuştuk. İkimizde kendi kafamızın içindekileri konuşarak düşüncelerimizi anlatmaya çalıştık.
00:00 Geleceğe dair umut ve dilek dilemek
01:16 Pelin ve kafasının içindekiler
02:40 Dilek dilemek umutluyum anlamına gelmez
03:34 Yüzyıllardır süren umut ve dilek
05:13 Pelin ve umut etmek
06:04 Böyle şeyler işte
Reklam yok.
Geçmişten günümüze bu dünyaya ayak basmış neredeyse herkes yaşamını mutlu olmak için yaşadı ve yaşamakta. Okuduğu okulu, Yaptığı işi, Tercih ettiği insanları hayatındaki neredeyse her şeyi mutlu olma gayesiyle yapmakta insan. Bu kadar çaba harcanan, herkesin gözdesi olan bu “mutluluk” duygusu nedir? Bu bölümde size mutluluğun ne olduğundan, mutluluğun dilinden, mutluyken vücudumuzda ne olduğunda, mutluluğun ölçülebilirliğinden ve mutluluk rutinimden bahsettim.
00:00 Mutluluk Nedir?
03:24 Mutluluğun Dili
05:03 Mutluyken Vücudumuzda Ne Oluyor?
05:43 Mutluluk Ölçülebiliyor Mu?
06:53 Mutluluk Rutinim
09:55 Böyle Şeyler İşte
Reklam, işbirliği, sponsorluk yok.
From the publisher's feed