Bu mübarek günler ve geceler, her şeye ve herkese kendi rengini, kendi tadını ve kendi şivesini katar; kucakladığı her şeyi yumuşatır, hülyalaştırır ve tasavvurlarımızı aşan derinliklere ulaştırır.
Yıllarca çag dısı bir tedavi yöntemi olarak degerlendirilen, ama bilimsel çalısmalar sonucu birçok hastalıgın tedavisinde faydalı oldugu ortaya çıkan sülük tedavisini tıp yeniden kesfetmeye baslamıstır
Akıl, iyiyi kötüden ayırmamıza yardımcı olur, ilâhî emirlere uymamızda bize yol gösterir, Allah’ın sanat eserleri olan varlıkları okumamızı ve nimetleri üzerinde düsünmemizi saglar. Ayrıca mükemmel isleyen bir akıl olmadan, müspet bir felsefe ortaya koymak da mümkün degildir.
Keşke hep Sana gelsem kanat açıp uçarak, Bütün bütün ağyarla hemdemi unutarak; Kendini anlatıp uyutsan beni dizinde, Yüzüm dâmeninde gözyaşımı kurutarak!..
Asya Gribi (1957) ve Hong Kong Gribi (1968) salgınları yaklaşık 1,5 milyon insanın ölümüne, ekonomik olarak 32 milyar dolar kayba yol açmıştır. Mart 2009’da domuz gribi ortaya çıkmış, son olarak Aralık 2019’da 2019-nCoV pandemisi başlamış ve hâlâ devam etmektedir
“Kara Ölüm” diye adlandırılan veba salgını, Hicret’in 18. yılında Hz. Ömer’in (radıyallâhu anh) halifeliği döneminde, Amvâs şehrinde ortaya çıkmış; Suriye, Irak ve Güney Anadolu’ya yayılmıştır. Bu veba salgınında yaklaşık 25.000 insan vefat etmiştir. Amvâs şehri bugün Kudüs’ün 33 km kuzeybatısında yer almaktadır.
Bir yara daha sarıldı ve iyileşmesi bekleniyor” diye düşündüm. Bu kadar küçük ve önemsiz sayılabilecek bir yarayı bile bu şekilde saran Kadir-i Mutlak, elbette bütün yaraları hiç ummadığımız şekilde sarmaya kadirdir. Yeter ki sabredelim.
“Bir Küsûf Daha Sona Ererken” diye başlıyor o, fer bekleyen yüreklere su serpme adına. Dahası, orta sayfasına otağını kurmuş sürpriz bir misafiri var, Çağlayan’ın; içi boşaltılarak yozlaştırılmak…
istenen dini değerler adına peygamberâne duruşu seslendiriyor, “Dar Bir Açıdan Ahlâk”. Yitirilen değerlerimizin insanlık çapında yeniden vücud bulabilmesi adına merkezi bir yerde duran ahlâk-ı âliyenin, Kalbin Zümrüt Tepeleri gibi bir tatlı su kaynağına dönüşeceğinin muştusu var, gönüllere dokunan şebnemlerinde.