"SAİT FAİK ABASIYANIK - HAVADA BULUT" HAKKINDATürk Edebiyatı'nda öykücülük alanında ilk akla gelen isimlerden biri Sait Faik... Taklit edilemez, kendine has bir hâli var daima. Öykülerini öyle sade bir dille yazar ki, samimi bir dostun anlatımı, ruha dokunan bir şiir havası verir. Öyle büyük trajik, olaylı öyküleri pek yok. Olsa da her anlattığını gündelik olaylarmış gibi; her karakteri yanı başımızdan geçip giden bir tanıdıkmış gibi anlatır.Sıralı okunduğunda bir romana dönüşen öykülerinden oluşan Havada Bulut kitabı, yazarın ölümünden az zaman önce yayımlanır. Aynı kitapta birkaç farklı öyküde karşımıza çıkan Yorgiya gibi diğer karakterler de hem kendilerine özgü hem de hepimiz gibidirler. Olaydan çok durum öyküleri içeren Havada Bulut; aşk, sevda, yoksulluk, ay aşığı altında beliren umutlar ve büyük hülyalar anlatır.1938 yılından itibaren Burgazada'da bu evde yaşayan Sait Faik'in evi, şu anda kendi vasiyeti üzerine, Darüşşafaka Cemiyeti'nin sorumluluğunda. Onun anısını da himaye etmek üzere müze olarak kullanılan ev; eşyaları, kitapları, el yazısı ile mektupları, fotoğrafları ve dahi çatı katının denizi gören küçük penceresinin önündeki koltuğu ile muhafaza ediliyor. Hem adanın havası hem insanları ile Havada Bulut'un içindekiler de dahil olmak üzere, birçok öyküye esin kaynağı olmuş olmalı.İyi ki geçmiş bu dünyadan, iyi ki yazmış... Aksi halde, "İstanbul'da tifüs, memlekette zelzele, dışarıda harp; ben sana aşığım" gibi bir cümle, edebiyatımızda hep eksik kalırdı.🔺🔺🔺 Havada Bulut içerisindeki öyküleri, sırasıyla dinlemek gerekmektedir. İşte, dinlenilmesi gereken sırayı aşağıda paylaşıyorum, keyifli dinlemeler:Ay Işığı, Havada Bulut, Büyük Hulyalar Kuralım, Karidesçinin Evi, Yorgiya'nın Mahallesi, Kurabiye, Korkunç Bir Pastane, Eleni ile Katina, Falcı Matmazel Todori, Birinci Mektup, İkinci Mektup, Sonu, 1 Nisan'da Erik Ağacı İle Konuştum, Mehmet Bey'e göre.