Canca Sesli Kitap

Canca Sesli Kitap

By Canca ŞeylerArtsBooks
Download on the App Store

Canca Sesli Kitap episodes

  • Öykü | Seher Tanıdık - Fabrika Ayarı
    Öykü: Seher Tanıdık - Fabrika Ayarı (İshak Edebiyat, 2021)
    Seslendiren: Bakış Kutlu Kurtuluş
                                                                                                    “Gitmek sadece bir eylemdir, unutmaksa koca bir devrim.”
                                                                                                                                                                           Nazım Hikmet
    "Telefonun başında beklermiş gibi ilk çalmada açtı Miraç. “Selam Miraç. N’aber?” dedi Akın. “Bomba gibiyim. Sen nasılsın?”
    “İyiyim ben de. Şu… Geçen bahsettiğin psikolog vardı ya, onun telefonunu isteyecektim.”
    15 min
  • Öykü | Yusuf Can Gökkaya - Akua
    Yazan & Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya
    "Hiçbir şey olmamış gibi dedi Paul. Dünyanın onlara dokunduğu yer, burası değildi. Cebinden telefonunu çıkarıp, gökyüzüne kavuşana kadar dinleyeceği şarkıyı açtı. Anlamadığı bir dil, kavuşamadığı bir umut, gözlerini ayıramadığı yeni bir sokak… Uzaklardan gelip, yakın edemeden, yaklaşamadan, yeniden uzaklara doğru yürümeye başladı Paul, bir gülümseme ve tüm eski pişmanlıklarla birlikte…"
    Müzik:
    Kevin MacLeod adlı sanatçıya ait Despair and Triumph, Creative Commons Atıf 4.0 kapsamında lisanslanmıştır. https://creativecommons.org/licenses/by/4.0/
    Kaynak: http://incompetech.com/music/royalty-free/index.html?isrc=USUAN1400012
    Sanatçı: http://incompetech.com/
    11 min
  • Öykü | Turgay Yıldırım - Kocaman Bir Hiç
    Yazar: Turgay Yıldırım (İshak Edebiyat, 2021)
    Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya
    “Elli, oturabilirsin,” dediği anda Orhan havaya zıplayıp, “Oleeeyy!” diye bir çığlık kopardı. Sınıfta bir anlık sessizlik oldu. Nursel Hanım şaşkın şaşkın ne olduğunu sorunca Orhan toparlanıp “Hayatımda aldığım ilk geçer not, öğretmenim,” diye cevap verirken sesi yüksek çıkmıştı."
    İçeriklerden memnunsanız paylaşıp, destek vermeyi unutmayın. Güzel bakın kendinize...
    10 min
  • Öykü | Nathaniel Hawthorne - Ölülerin Eşleri
    Sesli Öykü:
    Nathaniel Hawthorne - Ölülerin Eşleri
    Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya ( @cancaseyler)
    "BÖYLESI bir zaman aşımından sonra pek de ilişkili olduğu düşünülemeyen basit ve ailevi olayları içeren anlatılacak öykü, bir yüzyıl öncesinde Körfez eyaletinin büyük bir limanında bir nebze de olsa ilgi uyandırmıştı. Bir sonbahar gününün yağmurlu bir alacakaranlığıydı; küçük bir evin ikinci katındaki oturma odası, ev sakinlerinin orta sınıfa özgü koşullarına uygun sade mobilyalarla döşenmiş; ancak deniz aşırı ülkelerden gelen küçük antikalar ve Hint üretimine özgü birkaç zarif eşyayla da dekore edilmişti..."
    Müzik:
    Kevin MacLeod adlı sanatçıya ait Ambiment - The Ambient, Creative Commons Atıf 4.0 kapsamında lisanslanmıştır. https://creativecommons.org/licenses/by/4.0/
    Kaynak: http://incompetech.com/music/royalty-free/index.html?isrc=USUAN1100630
    Sanatçı: http://incompetech.com/
    #seslikitap #sesliöykü #nathanielhawthorne #audiobook
    18 min
  • Şiir | Gülten Akın - İlkyaz
    Gülten Akın - İlkyaz
    Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya
    "Ah, kimselerin vakti yok
    Durup ince şeyleri anlamaya
    Kalın fırçalarını kullanarak geçiyorlar
    Evler çocuklar mezarlar çizerek dünyaya
    Yitenler olduğu görülüyor bir türküyü açtılar mı
    Bakıp kapatıyorlar
    Geceye giriyor türküler ve ince şeyler
    “Memelerinde biraz irin, biraz balık ve biraz gözyaşı
    Bir dev oluyorsun deniz deniz deniz
    Sisin dere ağızlarından sokulup akşamları
    Fındıklarımızı basıyor
    Neyleriz kararan tomurcukları
    Çocuklarımıza yalvarıyoruz: Aç durun biraz
    Tecimenlere yalvarıyoruz:
    Bir ´Hotel´ bir gizli evlenme az çiziniz
    Bir banka az çiziniz bir yalvarma
    Bizden size ve sizden dışardakilere
    Karılarımızı yolluyoruz tırnaklarını kesmeye ve demeye
    -Evet efendim-
    Çocuklarımızı yolluyoruz dilenmeye
    Bizler gidiyoruz yatağımız tanrıya emanet
    Yazların motorlu çingeneleri
    Ah, kimselerin vakti yok
    Durup ince şeyleri anlamaya
    Baba evleri, ilk kez girilen ırmağa dönüş
    Toprağa tutku, kendinden dolayı
    Kulaklarımızı tıkıyoruz: Para para para
    Kulaklarımızı açıyoruz: Kavga kavga kavga
    Sorar belki biri: Kavga ama neden kavga
    Komşumuza sonsuz balta, karımıza yumruklar içinde
    -Bilmiyoruz neden kavga.
    Sonra kasabamızın cezaevinde
    Silgimizi göz önüne yerleştiriyoruz
    Günlerimizi iterek genişletiyoruz
    Yer açıyoruz karılarımızı düşünmeye
    Bizsiz geçen menevşeyi düşünmeye
    Durup ince şeyleri anlamaya
    Kimselerin vakti olmasa da
    Okulların kadın öğretmencikleri
    Tatil günlerini çoğaltsalar da
    Kutsal nemiz varsa onun adına
    Gözlerimiz için bağlar dokusalar da
    Birikimler ve çizgiler gitgide gitgide
    Açmaya ilk yaz çiçekleri
    Bir gün birileri de öte gecelerden
    Islık çalarlar yanıt veririz”
    4 min
  • Şiir | Murathan Mungan - Bilardo Topları
    Murathan Mungan - Bilardo Topları
    Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya (@cancaseyler)
    Müzik: Yansımalar - Hasbihal
    "Ayrıldığımız gündü.
    Mutfaktaydık, buzdolabının yanında, kapısı açıktı, her şey bambaşka
    gözüküyordu yüzüne vuran o soğuk ışıkta
    "Biliyor musun " dedin. "Sen neye benziyorsun biliyor musun?"
    Epeydir aradığın bir şeyi bulmuş olmanın hem sevinç hem keder veren
    gizli bir an için bulandırmıştı yüzündeki tedirginliği, kırgınlığı.
    Sis ışığa çıkmıştı. Sonra yavaşça çevirip başını yüzüme baktın kuyuya düşmeye
    benzeyen derin bir korkuyla.
    "Neye?" dedim, yan yanayken yaşadığımız ayrılığın adını sorar
    gibi, "Neye?"
    "Bilardo toplarına."
    "Neden?" dedim.
    "Yazgını hep başkalarının ıstakalarının insafına bırakıyorsun da
    ondan..."
    Bir uçurum gibi derinleşen sessizlik o an başlamıştı bile bizi
    derinden uzaklaştırmaya.
    Beni terk etmeden önce yaptığın son konuşma oldu bu.
    Sonra iki arkadaşım geldi, birinin omzunda ağladım, hangisiydi
    şimdi hatırlamıyorum. Sonra birlikte başka bir kente gittik, anlarsın ayrılığın
    ilk
    günlerinde o eve katlanamazdım, sonra ben başka aşklara, sonra başka
    evlerin
    duvarlarına başka takvimler astım
    Şimdi ne zaman birinden ayrılsam ıstakaların sesi patlıyor
    kulaklarımda
    ardından bilardo topları
    dağılıyor dört bir yana
    Seni hatırlıyorum o soğuk ışıkta bir daha
    bir daha
    bir daha...
    3 min
  • Şiir | Tuğba Martin - Mesela
    "Tuğba Martin - Mesela"
    Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya
    Müzik: Yansımalar - Hasbihal 
    "MESELA"
    Ben sana daha ne diyeyim?
    Ne söyleyeyim, eyleyeyim ki dönesin? Gelesin, baş köşeme kurulasın yine.
    Ben seni hoş karşılayayım mesela.
    Sen de hoş göresin beni;
    Aptallığımı, yüreğime kastımı, intiharımı...
    Ne söylesem diyorum,
    Tutup kolundan getirsem seni.
    Bak, arkandan ağlıyor tabağındaki.
    Üstelik ne gemi geliyor,
    ne uçak annemin dediği gibi.
    Hem istemem ki ben,
    Sen gel yeter!
    Koşarak gel, yürüyerek;
    Ben sürünmekteyim zira.
    Ardından yetişemem ki.
    Sen gel!
    Olmadı evcilik oynayalım.
    Çocuk olalım tekrardan,
    Balonlar uçuralım göğün koynuna.
    Sil baştan tanışalım mesela.
    Adını bu kez, kızdığımda bile unutmayayım.
    İlahi, şımarıklık olmaz ki aşkta.
    Tamam, vazgeçtim.
    Bi gelsene n’olur!
    Kendim için değil,
    Duvarlarımın badanası dökülmüş.
    Rengine karar veremedim.
    Sen zevklisindir.
    Gül kurusu mu olsun?
    Vişne çürüğü mü?
    Maviler, pembeler, yeşiller yok artık. Renklerim bile kurudu,
    Çürük çarık içinde.
    Gittiğinde gökkuşağımı kaybettim ben.
    Saksıdaki çiçeğin açmazmış.
    Sen gidince mevsimi şaşırmış penceredeki hanımeli,
    O da küstü belli ki.
    Çünkü sen bizim güneşimizdin.
    Şimdi sanır ki:
    Bahar bize çooook uzakmış.
    Sanılanlar gerçeği aratmazmış.
    Ve gidişin,
    Dönüşünden daha gerçekmiş oysa.
    Ben sana masal gelmişim,
    Sen bana şiir olmuşsun da;
    Ruhun bile duymamış.
    Sağır sultan duymuş oysa.
    Ama, ama en azından dön bir bak!
    Bana bak!
    Pişmanlığıma,
    Gözümden düşürdüğüm yağmurlarıma, Islanıyor insanlar,
    Bereketi kalmıyor böyle yüreğimin,
    Sen öyle gönlü kırık,
    Ben böyle boynu bükük,
    Hem yeşermez kır çiçekleri,
    Oynayamaz bir daha çocuklar.
    Salıncak kuramaz onlara babalar
    Havamız ayaz olunca.
    Ben avazlara vurunca şehri.
    İnletir miyim ki?
    Yapma!
    Korkar böyle insanlar.
    Tamam, tamam!
    Bu sefer gerçekten vazgeçtim.
    Ben sana daha ne diyeyim sevgilim?
    İlahi, şımarıklık olmaz ki aşkta;
    Olmaz ki...
    Olmaz.
    #şiir #seslişiir
    4 min
  • Şiir | Ahmet Erhan - Gülşiir
    Ahmet Erhan - Gülşiir
    Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya (@cancaseyler)
    Mahir Kulaksız'a sevgilerle; bir ömür hatırla...
    "...
    Bir gün anlarsın beni neden suskunum
    Dünya içimde konuşurken böyle
    Bedenimi aşıyor yorgunluğum
    Karşında oturduğum masalardan dökülüp saçılıyor
    Bu öyle bir çığlık ki, susuşlar kalıyor geride
    Ondan öte her söz bir saçmalığı büyütüyor.
    Adını çoktan unuttun yüzün aklımda
    Ve bu şiiri neden sana adadığımı bilmiyorum
    Ama her güzellik nasılsa kendi adını bulur
    Bunun için ben Gül dedim sana..
    Yine de bir çiçeğe bunca yağmur yağarsa
    Kökleri toprağı saramaz olur
    Üstüne titrediğim her şeyi yitirmeyi öğrendim çoktan
    Söylenecek bir tek sözüm kalmazsa
    Çizerim yüzünü kuşların kanatlarına
    Her çırpınışta gökyüzüne dağılır
    Yüzün, hücrelerine varana dek uçuşur.
    Kağıtların aklığına aşkın tortusu çöküyor
    Parklar, sokaklar, söylenmiş ya da söylenmemiş sözler
    Yazdıkça biraz daha unutuyorum seni
    Ve her yerde düş tacirleri, şiirseviciler
    Bir şeyleri yorumlayıp duruyorlar aptalca
    Büyüteçlerle inceliyorlar şu yitik ömrümüzü
    Ben aşkın son hasatçısı, son peygamber
    Gülünç, soyu tükenmiş bir varlığı oynuyorum boyuna.
    Sana artık bir sığınak olsun bu şiir
    Noterlere ver onaylasınlar - her hakkı saklıdır
    Düşün, kalemimi sen tuttun yazarken
    Yeni okula başlayan bir çocuğa yardım eder gibi
    Öyle acemilikler yaptım ki ben
    Hiç kalır bu şiir onların yanında ve
    Nasıl ayaktayım diye şaşıyorum bazen.
    Görüp göreceği son şey bu şiirdir dünyanın
    Çığlığımdan arta kalan bunlar olacak
    Aklımın son kırıntılarını da burada harcıyorum
    Bundan böyle ibreler hep eskiye vuracak
    Yakınmıyorum, yerinmiyorum hiçbir şeyle
    Kalırsa odalarda unutulmuş birkaç şiir
    Bir yeniyetmen in altını çizeceği dizeler benden
    Senin adın nasılsa bir gün hepsini tamamlayacak..."
    15 min
  • Öykü | Roald Dahl - Şemsiyeli Adam ( Sesli Öykü)
    Roald Dahl - Şemsiyeli Adam (İshak Edebiyat, 2021)
    Seslendiren: Bakış Kutlu Kurtuluş
    "Size dün akşam annemle başımızdan geçen tuhaf bir şeyi anlatacağım. Ben on iki yaşında bir kızım. Annem otuz dört yaşında ama ben şimdiden neredeyse onun kadar uzunum..."
    #seslioykü #seslikitap
    14 min

About Canca Sesli Kitap

From the publisher's feed

Bu kanalda yerli ve yabancı yazarlara ait şiir, öykü ve romanları dinleyebilir, bazen de ilgimi çeken konular üzerine gerçekleştirdiğim sohbetlere konuk olabilirsiniz.

More shows like Canca Sesli Kitap

Ortamlarda Satılacak Bilgi by Podcast BPT

Ortamlarda Satılacak Bilgi

56 Listeners