Canca Sesli Kitap

Canca Sesli Kitap

By Canca ŞeylerArtsBooks
Download on the App Store

Canca Sesli Kitap episodes

  • Öykü | Serkan Türk - Yeri Sarsılan

    Öykü: Serkan Türk - Yeri Sarsılan

    Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya


    "Onu televizyonda gördüğümde şaşırdığımı söyleyemem. Her yerde karşımıza çıkabilecek tipte bir insandı. Kamyonun kasasına çıkmış kavun tartarken, komşu teyzenin odasını boyarken, mahalle arasında top sektirirken gördüğümde nasıl çakılı durduysam yerimde ekranda boy boy fotoğraflarını gördüğümde de öylece kaldım.

    Kaybolmuş.

    Böyle bir şeye ihtimal vermedim. Karabatak gibi zaman zaman ortalarda gözükmez sonra birden pat diye bakkalla tavla oynarken denk gelirdim ona. Parkta çocukların balonlarını şişirirken yahut ağaçları budarken."

    8 min
  • Öykü | Mehmet Ali Kaba - Need A Job Done?

    Öykü: Mehmet Ali Kaba - Need A Job Done? (İshak Edebiyat)

    Seslendiren: Bakış Kutlu Kurtuluş


    "Sahilden eve doğru yürürken gördüm tabelayı. “Need A Job Done?” Neon tabelanın altında kayar bir yazı daha vardı. “Halledemediğiniz bir..."

    16 min
  • Öykü | Anıl Çetinel Örselli - Foto... Foto...

    Öykü: Anıl Çetinel Örselli - Foto... Foto... (İshak Edebiyat)

    Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya


    "Tabelayı okumak için iyice yanaştım.

    Foto Günay.

    Gözümü kıstım, baktım olmuyor yakın gözlüğünü çıkardım iç cepten. Taktım. Numarası mı büyümüş nedir. Okumaya gayretlendim.

    Fo…to Gü…nay

    Elimdeki kâğıtta yazanla tabelayı karşılaştırdım. Doğru!

    Kendi el yazım bile yabancı geliyorsa artık bana... Yok, yok, o kadar kocamadım daha! Alelacele not aldıysam zaar. Damatların diz çöktüğü, gelinlerin de tebessüm ettiği o yalancık fotoğraflardan mütevellit camekanın önünde böylesi oyalanınca içeriden çırak fırladı hemen.

    “Yardımcı olalım dayı! Vesikalık mı?”


    9 min
  • Öykü | İrem Nas - Kızlar Kalpli Şeyleri Sever

    Öykü: İrem Nas - Kızlar Kalpli Şeyleri Sever (İshak Edebiyat)

    Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya


    Oysa kalp bir görme organı değil

    Âşıklar ve küçük kızlar için bir kurabiye biçimidir.


    “Ben bu adamla evlenmeye nasıl karar verdim biliyor musun Hakan’cığım,” diyor, Vedat Abi’nin Sevoş’u.

    Stiletto model protez tırnaklarını Cartier kolyesinin zincirinin üstünde gezdiriyor. “İkinci ay dönümümüzde senin bu Vedat Abin bana kurabiye yapmıştı. Hem de kalpli, inanabiliyor musun? İşte o zaman ben bu adamla evlenirim, dedim.”

    Sevoş, Vedat Abi’ye dudaklarını uzatmaya gerek duymadığı bir öpücük gönderiyor. Vedat Abi, Beymen gömleğinin cebine pat pat vurarak eyvallah ediyor ona. Bu öpücüğün eylemsizliğinin masama bırakılan faturasını gider gösterip vergiden düşebilir miyim, diye düşünüyorum. Dolgulu bir dudağı öpmenin neye benzediğini merak ediyorum. Sen kapıdan girene kadar tabii. Çünkü seni gördüğüm anda vergiden düşülecek bütün faturalar origami kuşlara dönüşüp ofisin içinde uçmaya başlıyor.

    11 min
  • Öykü | Cem Alan - Cansever'in Elli Tonu

    Öykü: Cem Alan - Cansever'in Elli Tonu (İshak Edebiyat)

    Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya

    “Lan okul kapalı Apço, yaz tatilindeyiz. Nasıl kazan dairesine girecekler?” dedim. Yalan olduğunu biliyordum ama gene de müthiş içim sıkılıyordu. Uygar Abi orta sondan sonra okula gitmemişti, lise çağındaydı ama çeşitli işlerde çalışan bir erken büyüyendi. Şimdi bir gazete bayisinde çalışıyor, her seferinde dayanamayıp porno dergilerin siyah poşetini yırtıp okuduğu için de patronundan düzenli olarak dayak yiyordu.

    “Tahsin abinin oğlu lan adam, kazan dairesinin anahtarı var evlerinde,” dedi. Tahsin abi okulun temizlik işçisiydi. Mantıklı konuşmuştu Seyit. Gerçek olabilirdi. Ağzına bir iki çekirdek daha attı. “Dün, öğlenleyin ikide Melis’i buraya getirip si...” derken iki elimle yakasına yapıştım.

    27 min
  • Öykü | A. Emre Navgasın - Zalim

    Öykü: A. Emre Navgasın - Zalim (İshak Edebiyat)

    Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya


    "İnsan ne zalim değil mi? Büyük kâğıdı bilerek ıslattım, bunun iki sebebi var. Birincisi canım öyle istedi, ikincisi bunca harf belki de yıllarca denize bu kadar yakın olup da hiç deniz nedir bilmeyecekti. Sence bu zalimlik olmaz mıydı?"

    8 min
  • Öykü | Gamze Güller - Kara

    Öykü: Gamze Güller - Kara (İshak Edebiyat)

    Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya


    "Anlatacağımız hikâye oldukça sıradan aslında. Bir adam var, bir de köpek. Olaylar onlarla ilgili. Köpeğin adı yok ama apartmandakiler ona Kara diyorlar. Çok da kara değil aslında. Bir iki kara lekesi var o kadar. Onun dışında sarımsı kahvemsi bir renk. Belki o karalıklar da kirdir. Yakından görmedik. Ya da çocuklar koymuştur bu ismi kim bilir. Çocukların tuhaflıklarına akıl sır ermez. Adamın adı başka ama ona da B. diyeceğiz. Öykülerdeki isimler hep eskide kalmış diye bozulanlar var. Öykü kahramanı Bulut, Berke, Buğracan olur mu? B. diyelim geçelim şimdilik. İdare etsinler. Ana babasına sormak lazım neden eski bir isim koymuşlar. Muhtemelen dedesinin adıdır. "

    17 min
  • Öykü | William Faulkner - Emily İçin Bir Gül

    Öykü: William Faulkner - Emily İçin Bir Gül

    Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya

    Türkçesi: Müjde Dural


    "Bekâr bayan Emily Grierson ölünce, tüm kasaba cenaze törenine katıldı, erkekler yıkılmış bir abideye gösterdikleri bir tür bağlılık ve saygıdan, kadınlarsa daha çok evin içini görme merakından cenazeye katıldılar. Son on yıl içinde hem aşçılık, hem bahçıvanlık yapan uşak dışında kimseyi görmemişlerdi.

    Bir zamanlar en seçkin caddemiz olan sokakta, yetmişlerin ağır, parlak tarzında, kubbeli dekorasyonlu, sivri çatılı, yuvarlak balkonları olan, vaktiyle beyaza boyatılmış, büyük bir evdi. Fakat çırçır makineleri ve garajlar, çevredeki en saygın kişilerin evlerini bile bozmuştu, sadece Bayan Emily'nin evi kalmıştı ki, o da göz zevkini bozan benzin pompaları ve pamuk kamyonlarına karşın, inatla ve koketçe yavaş yavaş çürümekteydi. Ve şimdi Bayan Emily de Jefferson muharebesinde ölen kimi rütbeli, kimi isimsiz Konfederasyon ve Birlik askerlerinin arasında, beton mezarlıkta yatan diğer saygın isimlerin temsilcilerinin yanma gidiyordu. Bayan Emily, sağlığında kasabalılar için adeta miras kalmış bir gelenek, görev, bir çeşit yükümlülüktü; 1894'te, zenci kadınların önlük giymeden sokakta dolaşamayacaklarını ilan eden belediye başkanı Albay Sartoris, kadının babası ölünce, onu vergiden muaf tuttuğu günden beri böyleydi. Bayan Emily böyle bir ianeyi kabul etmeyeceği için de, Albay, kadına babasının vaktiyle kasabaya kredi verdiğini ve kasabanın bu krediyi iş icabı bu şekilde ödeyecekleri yalanını uydurmuştu. Ancak Albay Sartoris gibilerin nesli ve düşüncesi böyle bir yalan uydurabilir ve ancak bir kadın bu yalana inanabilirdi."

    22 min
  • Öykü | Hakan Sarıpolat - Kelime Toplayıcısı

    Öykü: Hakan Sarıpolat - Kelime Toplayıcısı (İshak Edebiyat)

    Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya


    "

    İşimi soranlara, “Kelime toplayıcısıyım,” diyorum. Anlamaz gözlerle bakıyorlar yüzüme. Sanki yalan söylüyormuşum ya da delirmişim gibi… Aslına bakarsanız haksız sayılmazlar. Yazmak biraz da deli işi değil midir?

    Kendimi bildim bileli bu işi yapıyorum. Her sabah gün ışır ışımaz sokaklara atılıyor, yüzlerce kelime topluyorum. Sonra eve dönüp topladığım kelimeleri masanın üstüne döküyor ve onlarla oynamaya başlıyorum. Betimlemelerle süslediğim cümlelerin arasında boğuluyor, bazen de postmodern bir kurgunun içinde kayboluyorum. Üstkurmaca ekliyorum, olmadı altkurmaca diye bir şey uydurmaya çalışıyorum. Cümlelerin altını üstüne getirip bir de öyle bakıyorum. Sonra kahve koyup sigara yakıyor, kelimelerle yeniden oynamaya başlıyorum.

    Kahve bitiyor, sigaralar bitiyor ama öykü bir türlü bitmiyor. Aslında kelimelerin benimle oynadığını anlayınca başımdan aşağı kaynar sular dökülüyor. Oyunu yöneten kişiyken bir anda piyona dönüşmüş olmayı hazmedemiyorum. Nihayetinde anlamsız cümlelerle dolu sayfaları paramparça edip ağzımdan köpükler saçarak üstlerinde tepiniyorum."

    21 min
  • Öykü | Ayla Burçin Kahraman - Annemin Babası

    Öykü: Ayla Burçin Kahraman - Annemin Babası (İshak Edebiyat)

    Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya


    “On dakikaya kalkıyoruz,” dedi şoför, “geç,

    istediğin yere otur. Bomboş gidip geliyoruz kaç zamandır, herkes yaylada. Mazot
    parası denkleşmez oldu yeminle.”

    Bıraksam

    hiç susmadan anlatacak.  Elimde tuttuğum
    zarfı uzattım,

    “Buraya

    gitmek istiyorum,” diyerek kestim sözünü. Bozulsa da belli etmedi, zarfın
    üzerinde yazan adrese şöyle bir göz attı.

    “Minibüs

    oraya kadar çıkmaz aslanım. Senin
    gideceğin yer, ötede. Çok yukarıda,” dedi, “başka araba da yok, mecbur
    yürüyerek çıkacaksın,” diye ekledi.
        Bindim. Minibüs boş."

    17 min

About Canca Sesli Kitap

From the publisher's feed

Bu kanalda yerli ve yabancı yazarlara ait şiir, öykü ve romanları dinleyebilir, bazen de ilgimi çeken konular üzerine gerçekleştirdiğim sohbetlere konuk olabilirsiniz.

More shows like Canca Sesli Kitap

Ortamlarda Satılacak Bilgi by Podcast BPT

Ortamlarda Satılacak Bilgi

56 Listeners